Yılmaz Yıldız'ın haberi
Tüy dökücü/çıkarıcı ürünleriyle bilinen B'iota Laboratuvarları'nın satış grafiği, Türk insanının öz bakım tercihini ortaya koyuyor. Karadenizliler ve batı illerinde saç ürünleri, doğu ve güneydoğuda ise tüy dökücü kremler tercih ediliyor
Dermo-kozmetik, cilt bakımı ürünleri, tüy dökücü/çıkarıcı kremler ve temizlik ürünlerinin hızlı gelişimi ile son yıllarda kozmetikten ayrı bir sektör olarak ön plana çıkmaya başladı. Bu alanda Türkiye'nin ilk yerli şirketlerinden B'iota Laboratuvarları'nın satış grafiği, Türk insanının öz bakım tercihini ortaya koydu.
Bioder, Bioxcin, Bioblas, Biomeen ve Deracine markalarını üreten B'iota Laboratuvarları'nın Genel Müdürü Cihat Dündar, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde tüy dökücülerin, batıya ve kuzeye doğru gidildikçe de saç dökülmesini önleyici ürünlerin daha çok tercih edildiğini söyledi. Dündar, “Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki erkekler saç bakım ürünlerini kullanmıyor. O bölgenin kadınları, kıl-tüy dökücü Bioder ürünlerini daha çok kullanıyor. Batı bölgelerindeki kadınlar ile Karadeniz bölgesindeki kadınlar, bu tür ürünleri daha az tercih ediyor. Mesela Karadeniz'de en çok saç dökülmesini önleyen ürünler daha çok kullanılıyor. İç Anadolu ve batı illerinde de saçla ilgili ürünler daha çok satılıyor” dedi.
Bu farklılığı, iklimsel değişikliklere bağlayan Dündar, özellikle güneşin insan fizyolojisini çok etkilediğini belirtti. Biota'nın satışları içerisinde saç ürünlerinin oranının yüzde 60, tüy dökücü ürünlerin ise yüzde 40 olduğunu anlatan Dündar, Türkiye'de 2.5 milyar dolarlık dermokozmetik pazarında yüzde 5'ler seviyesinde bir paya sahip olduklarını bu oranı, 2009'un sonuna kadar yüzde 10'a çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
300 MİLYAR DOLARLIK PAZAR
Dünyadaki pazar büyüklüğünün 250-300 milyar dolar arasında tahmin edildiğine dikkat çeken Dündar, bu yıl Türkiye'de 100 milyon dolar, yurtdışında ise 50 milyon dolar ciroya hedeflediklerini söyledi.
Bizi küresel kriz değil, kuraklık durdurur
Siyasi ve ekonomik krizlerden etkilenmeyen bir sektörde oldukları için çok şanslı olduklarını belirten Dündar, krizlerde satışların azalmadığını, tam tersine arttığını söyledi. Kozmetik ve bakım ürünlerini psikolojik ürünler olarak nitelendiren Dündar, “2. Dünya Savaşı'nda kadınların kozmetik ürünleri daha fazla tükettikleri gözlemlenmiş. Kriz dönemlerini insanların kendini rahatlatmak adına dış görünüşüne daha fazla yatırım yaptıkları dönemler olarak görüyoruz. Bizi krizler değil, bir gün tıkasa tıkasa küresel ısınma tıkar. Çünkü, bitkiler olmadığı zaman biz de olmayız” dedi.
Yeni Şafak