Ahmet HAKAN'ın yazısından alıntı...
Garp cephesinde iki yeni şey var
BİR - Artık "Şemdinli’de 15 şehit" dendiğinde... Hep bir ağızdan "Vatan sağ olsun" demiyoruz...
Lügat paralamıyoruz... Edebiyat yapmıyoruz... Ağıt yakmıyoruz... Eskiden aklımızın ucundan bile geçmeyen / geçmeyecek soruları soruyoruz... "Böyle karakol mu olur?" diyoruz... "Bu karakolun yeri neden değişmedi?" diyoruz... "Gündüz gözüne nasıl böyle bir baskın yapılabilir?" diyoruz... Hatta daha da ileri gidip "Genelkurmay hesap versin" bile diyoruz...
İKİ - Böyle dediğimiz için "hain" muamelesine tabi tutulmuyoruz... "Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak isteyen dahili düşman" denilmiyor bize... "Gafil" bile denilmiyor... İşte bakın: Genelkurmay Başkanlığı, her uygar kurumun yapması gerekeni yapıp, kamuoyunu açık biçimde bilgilendiriyor... Her soru yanıtını buluyor... Kurumun başındaki "ikinci adam"a, "İhmal var mı?" diye soruluyor, o da "Araştırıyoruz" diye yanıt veriyor... "Bu soru sorulamaz" demiyor...
Hürriyet