Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Bu kömürlerin MHP önünde işi ne? Video * Abdulhey-Memati yumruk yumruğa Video * Melih Gökçek: ''Kim şerefsiz belli olacak'' * TSK'da 5'i irticai faaliyetten 24 kişiye ihraç * PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol * Tüm zamanın en ilginç kırmızı kartı Video * Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı * İş için şınav çekilecek! * Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı * Ahmet Şafak - Yüreğinle Gel DİNLE

Ana Sayfaya Dön

 

Hastanelerin para hırsı Sezaryen'i patlattı

6 Ekim 2008 Pazartesi : 18:24

2007 verilerine göre, 81 ilin 40’ında sezaryenle doğum oranı Türkiye ortalamasının üstünde. Sağlık Bakanlığı önlem almaya hazırlanıyor.

2007 verilerine göre, 81 ilin 40’ında sezaryenle doğum oranı Türkiye ortalamasının üstünde. Sağlık Bakanlığı yüzde 42,5 olan oranı yüzde 25’lere indirmek için önlem almaya hazırlanıyor, dernekler ise tepkili.

Sağlık Bakanlığı, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koydu. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendimek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i geçmemesi gerekiyor. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması gibi önlemlere dernekler, çatışma yaratacaı ve kadın doğum uzmanları üzerindeki baskının artacağı gerekçesiyle tepki gösteriyor.

Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Genel Müdürlüğü Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Daire Başkanı Dr. Rukiye Gül, geçen yıl hastanelere kayıtlı 1 milyon 126 bin canlı doğum yapıldığını, bu rakamın yüzde 42,5’inin sezaryen, yüzde 57,5’inin normal doğum olduğunu söyledi.

Normal doğumun doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryenin ise gerektiğinde kullanılması gereken bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Gül, normal doğumdan hemen sonra bebek ile doğrudan tensel ve duygusal iletişim mümkünken, sezaryende bu ilişkinin ertelendiğini belirtti. Gül, annenin normal doğumdan sonra daha kısa sürede iyileştiği için günlük yaşama geçişinin çok hızlı olduğunu, sezaryenden sonra bu sürecin daha fazla zaman aldığını; normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riskinin sezaryene göre daha düşük ve ekonomik açıdan daha uygun olduğunu bildirdi.

Sezaryenin 1960’larda doğum kanalının dar ya da plesantanın yerleşim yerinin uygun olmaması gibi nedenlerle uygulandığını anlatan Rukiye Gül, şunları kaydetti:
“Annenin doğum sürecinde çektiği ağrılı döneme ilişkin korku ve endişe sezaryen isteğini artırmaktadır. Bu nedenle özellikle gebelik dönemi izlemlerinde kadının bu endişelerini gidermeye yönelik danışmanlık yapılmalı, gerekirse profesyonel yardım alınmalıdır. Ağrısız doğum olarak bilinen epidural anestezi ile yapılan doğumları artırmak amacıyla uygulamanın yaygınlaştırılmasına yönelik programlar düzenlenmelidir.”

HEDEF, ORANI YÜZDE 25’LERE İNDİRMEK
Gül, tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranlarının İngiltere’de 1990’da yüzde 11,2, 2005’te yüzde 14,1 ve 2002’de yüzde 21,6, Fransa’da 1990’da yüzde 13,9, 1995’te yüzde 14,9 ve 2003’te yüzde 18,7, Almanya’da 1990’da yüzde 15,7, 1995’te yüzde 17,2, 2003’te yüzde 24,8, ABD’de 2002’de yüzde 21, 2003’te yüzde 27,6 ve 2006’da yüzde 31 olarak belirlendiğini bildirdi.

Avrupa ülkelerinde olduğu gibi son 10 yıl içinde Türkiye’deki doğumlarda da sezaryen oranlarının ciddi artış gösterdiğini dile getiren Gül, şöyle devam etti:
“Her 5 yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) verilerine göre, 1998 yılında tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranı yüzde 14, 2003’te yüzde 21,4 iken Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastane doğumları arasındaki sezaryen oranı 2005’te yüzde 40,7, 2006’da 40,3 ve 2007’de yüzde 42,5’tir. Yıllara göre sağlık kuruluşunda doğum oranları ise 1993’te yüzde 59,6,
1998’de yüzde 72,5 ve 2003’te yüzde 78’dir. Yine 1993’te yapılan doğumların yüzde 75,9’u, 1998’deki doğumların yüzde 80,6’sı ve 2003’teki doğumların yüzde 83’ü sağlık personeli yardımıyla gerçekleştirilmiştir.”

Gül, devlet hastanelerinde yapılan doğumların yüzde 36,4’ünün, özel hastanedekilerin yüzde 59’unun ve üniversite hastanelerindekilerin yüzde 56’sının sezaryenle yapıldığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün, tüm doğumlar içinde sezaryen oranı yüzde 5-15 olarak belirlediğini dile getiren Rukiye Gül, “Sağlık Bakanlığı olarak şu an yüzde 42,5 olan sezaryen oranını yüzde 25’lere indirmek istiyoruz. 2007 verilerine göre, 81 ilin 40’ında sezaryenle doğum oranlarının Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu tespit ettik” dedi.

DOĞUM VE SEZARYEN PROGRAMI
Gül, her yıl sezaryen oranlarında artış görülmesinin tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığınca geçen yıl “Doğum ve Sezaryen Programı” başlattıklarını söyledi. “Her gebeye normal doğum şansı” sloganıyla hareket ettiklerini belirten Gül, Sağlık Bakanlığı Eğitim Araştırma Hastaneleri ve çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyeleriyle uzman dernek yöneticilerinin temsilcilerinin aralarında bulunduğu bir Bilimsel Kurul oluşturarak “Doğum Eylemi Yönetim Rehberi” hazırladıklarını ve 81 ilde uygulanması için genelge yayımlandıklarını bildirdi.

SAĞLIKTA PERFORMANS VE KALİTE YÖNERGESİ
Sağlık Bakanlığı, yapılan tespitler üzerine harekete geçerek 1 Eylülde yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koydu. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i geçmemesi gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, Türkiye’deki sezaryenle doğum oranlarının yüksek olduğunu, bu oranları sorguladıklarını bildirdi. Güler, Bakanlık olarak sezaryen oranlarını Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği oranlara çekmek istediklerini belirterek, “Sezaryen oranlarını, performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz. Koyduğumuz kriterlere göre, tüm hastanelerde sezaryen oranı yüzde 15’i, eğitim hastanelerinde ise yüzde 20’yi geçmemeli” diye konuştu.

Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması gerektiğini ifade eden Güler, “Sezaryenle doğum oranları belli bir düzeyin üstündeyse o hastanedeki işleyişin sezaryen anlamında iyi olmadığını düşünüyoruz. Kurumsal kalite çalışmalarında sezaryen oranı yüksek olduğu zaman bireysel performansı da olumsuz etkileyebilir. Ek ödemeye, döner sermayeye de olumsuz yansıyabilir” dedi.

PERİNATOLOJİ DERNEĞİ: KISITLAMA ÇATIŞMA YARATIR
Hastanelerdeki sezaryen oranlarına kısıtlama getirilmesini tepki gösteren uzmanlık dernekleri temsilcileri de sezaryen yapılıp yapılmamasına hekimin karar verebileceğini, bunun sorgulanmasının etik olmadığı görüşünü savundular.

Türk Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Turgay Şener, çok sayıda normal doğum yaptırdıklarını ve bu tür önlemlerle sezaryen oranlarının düşürülemeyeceğini belirterek, “Zorla kısıtlamalar hekim ve hasta çatışmasını kaçınılmaz kılacaktır. Hasta en ufak bir sorunda acaba normal doğumdan mı oldu diye soracak, hekim ise üzerindeki baskıdan dolayı normal doğuma yönelmemesi gereken durumlarda bile normal doğuma yönelecektir. Baskı arttıkça sorunları da beraberinde getirecektir” dedi.

JİNEKOLOJİ DERNEĞİ:ÜZERİMİZDEKİ BASKI ARTAR
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş da performans sisteminin hastanedeki kadın doğum uzmanları ile diğer hekimleri de karşı karşıya getireceğini savunarak, “Bir hastaneye sizin hastanenizde sezaryen doğum oranı atıyorum yüzde şu kadar ise ben sizin performans puanlarınızı düşüreceğim. Bu demektir ki hastanedeki bütün uzmanların alacağı parayı düşürüyor. Yani kadın doğum uzmanları üzerinde diğer uzmanlar tarafından baskı artacaktır” diye konuştu.

Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Acar Koç ise “Bakanlık normal doğumu teşvik etmek istiyorsa bunun reklamlarını yapmalı. Biz hekim olarak vazifemizi yaparız” dedi.

 NTVMSNBC

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (1) adet  yorum eklenmiştir.

Nihat Ulukuş 06-10-2008, 16:45:43
En iyi doğum şekli normal doğumdur,bunu kimse inkar edemez.Fakat bazı hastaneler ve doktorlar daha çok para almak için; sezeryanla doğum yaptırıyorlar.Bu katliamdır.
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı
Türkiye'deki bazı firmaların ürettiği yumurtaların sarısında, göz ve kalp-damar sağlığı açısından bü
Epilepsi'de neler yaşanıyor
Epilepsi hastalarında depresyon, anksiyete bozuklukları, psikoz, çocuklarda dikkat eksikliği, hipera
Aşırı temizlik ileriki yaşlarda alerji sebebi 
Bilimadamları temizlik konusunda titiz davranan ailelerin büyüttüğü çocuklarda, ileriki yaşlarda ale
İdrar yolu iltihabını önleyen en etkili yiyecek
Kızılcık meyvesinin içerdiği yüksek asit idrar yollarında bakteri gelişimini engelliyor. Tedavi edil
Dünya peşinde ama Türkiye farkında değil 
Göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Yalçın Karakoca’nın yaptığı rezektör balon adlı buluş Türkiye ha
Yeşil çay şişmanlıktan koruyor
Avustralyalı bilim adamları düzenli olarak yeşil çay içmenin obezite riskini azalttığını saptadı. Qu
Fast-food Alzheimer riskini artırabilir
Fast-food tarzı beslenme alışkanlığının Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceği bildi
Depresyon kalbe de zarar veriyor
Sağlıksız beslenme, sigara, hareketsizlik ve obezite kadar depresyonun da kalbe zarar verdiği ve kal
Ayva'yı yemek için 12 neden
Ayva'yı yemek için 12 neden. Bu meyve bronşite, öksürüğe ve vereme çok faydalı...
Aşırı deodorant kullanımı öldürdü
Britanya'da adli tıp, 12 yaşındaki bir erkek çocuğun dar alanda çok fazla sprey deodorant kullandıkt
Amerikalılar erken bunamaya başladı!
65 yaş üzerindekilerde görülen bir hastalık olan Alzheimer'li hastaların Amerika'daki sayısı 5.2 mil
Ünlü profesörün 'yumurta' özrü!
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, "Türkiye’de kişi başına yılda 9 kilogram civarında yumurta tük
Kızılcık meyvesi, idrar yolu enfeksiyonlarına çare
Kızılcık meyvesinin içerdiği yüksek asit idrar yolu boyunca bakteri gelişimini engellemeye yardım ed
Sigarayı bıraktıran ilaçlar da tehlikeli
Sigarayı bırakmak isterken canınızdan olmayın. BBC'de yer alan habere göre, İngilitere'de 2 yıl önce
Normal uyku süresi ne kadar?
Günlük aktiviteleri devam ettirebilmek ve verimli olabilmek için günde en az 6-8 saat uyumak gerekti

n

Alzheimer'dan korunmak için beş yöntem

n

Ekmeksiz yapamayanlara müjde

n

Üniversitelerin yaptığı kanunsuz mu?

n

Sigara yasağı, tiryakileri bu ürünlere itiyor

n

C vitaminini abartmayın günde bir portakal yeter

n

Sigarayı gülerek bırakın

n

Yapay Tatlandırıcıyı dikkatli kullanın

n

Beyninizi verimli çalıştırmanın yolları

n

İşte gribin bir numaralı düşmanı...

n

Sigaraya ne kadar bağımlısınız?

n

İşitme engelliler için yeni bir umut

n

Böbrek taşı artık gençlerde de görülüyor

n

Kişiliğiniz kan grubunuzda gizli

n

Ekonomik kriz ruh sağlığını da tehdit ediyor

n

Depresyondan çıkmak için bunları yapın

n

Vitaminler güneş kremlerinden daha etkin

n

Vitamin istiyorsanız kividen vazgeçmeyin

n

Dünyada 20 milyon insan unutuyor

n

Damacana suyundaki ölüm riski nelerdir?

n

Ceviz yemek için ''9 önemli sebep'' nedir?

n

Hareketsizlik karaciğerde yağlanmayı artırıyor

n

Sekiz soruda belleğinizi test edebilirsiniz?

n

Sigara dumanı kalp ritmini bozuyor

n

Zayıflatan 5 süper yiyecek

n

Bu gıdaları yerken iki kere düşünün !

n

Kansere karşı acı çekirdek

n

Bu gıdaların yan etkilerini biliyor musunuz?

n

Bir katilin anatomisi: Tüberküloz

n

SORU: Anne ben nereden geldim?

n

Sıcaklar düştü, kuş giribi kabusuna dikkat

n

Brokoli kanser riskini azaltıyor

n

2 ayda bir ücretsiz dergi: PSİKOHAYAT

n

Stres gününüzü zehir mi ediyor?

n

Sigara ve alkol içenlere büyük uyarı !

n

Hastaneler dikkat! Bakterinin direnci arttı

n

Biberona geçmeden önce bir daha düşünün! 

n

MÜSİAD'da Ağız ve Diş Sağlığı Paneli

n

Sabah kahvaltısı stresi önlüyor

n

Hafızanın sinsi düşmanı hipertansiyondur

n

Cilt kanserine karşı aşı geliştirdi

n

Kanı temizleyen şöhretsiz bitki: Kapari

n

Beynimiz yeterli yakıt ve oksijen alıyor mu

n

Kalp hastaları için gece yarısı risk noktası

n

Şeker hastalarına doğadan gelen deva

n

İşte panik atağın kardeş hastalığı

n

Akciğer kanserine en çok sebep olan ne?

n

Obez çocuklarda damar sorunu yaşanıyor

n

Yumurtalık nakli yoluyla anne oldu

n

Katarakt yeni doğanda da görülüyor

n

Haftada iki kez balık diyabet hastalarına şifa

n

Grip deyip geçme! Bu yazıyı iyi oku!

n

Kalp için mucize ilaç

n

Yiyerek zayıflamak için 20 yöntem

n

Beyininizi verimli çalıştırmak için tüyolar!

n

Meğer lifli gıdaların ne çok yararı varmış!

n

Sigara değil 'bıraktıran ilaç' öldürdü

n

Ağacın kendi de meyvesi de şifa kaynağı

n

Beyin ve omurilikteki hücreler onarılabilecek

n

Meyve ve sebzelerin sağlığımıza faydaları

n

Sağlık için 5 altın kural

VİDEO HABERLER