Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Melih Gökçek: ''Kim şerefsiz belli olacak'' * TSK'da 5'i irticai faaliyetten 24 kişiye ihraç * PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol * Tüm zamanın en ilginç kırmızı kartı Video * Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı * İş için şınav çekilecek! * Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı * Ahmet Şafak - Yüreğinle Gel DİNLE * Yazıcıoğlu: ''Doğan gazeteleriyle saldırdı'' * Fikri Sağlar'dan Org. Büyükanıt'a tazminat

Ana Sayfaya Dön

 

'5 yıldızlı orduevlerini yapmaya paranız var'

8 Ekim 2008 Çarşamba : 07:21

Bu halk otuz yıldır sizin bir dediğinizi iki etmedi, çocuğunun rızkından kesti. Paranız yoksa, o beş yıldızlı orduevlerini, tatil yerlerini nasıl yapıyorsunuz?

Gülay Göktürk'ün yazısı

Hesap veren ordu

Aktütün Karakolu Faciası bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor.

Toplumun bu savaşın yönetilişini, ordunun işini doğru dürüst yapıp yapmadığını sorgulamaya ve komutanları hesap vermeye zorlayacağı bir dönemin başlangıcındayız. Aslında, bu süreç bundan iki yıl önce, yine böyle bir baskın sonrasında bir şehit yakınının yüksek sesli isyanıyla başlamıştı.

"Hayır, vatan sağolsun demeyeceğim. Devlet benim çocuğuma giydireceği bir çelik yelek alamadı mı?" diye isyan etmişti o anne. Ardından geçen yılki Dağlıca Baskını geldi. Bu baskında, belki de ilk defa, komuta kademesinin hataları mercek altına alınmış, ama bu sorgulama daha çok Taraf Gazetesi'nin yayınıyla sınırlı kaldığı için bastırılmış, yasaklarla, sansürlerle üstü örtülmeye çalışılmıştı.

Bu defa farklı oldu. Bu defa "hesap verin" talebi, neredeyse bütün yayın organlarından ve toplumun her kesiminden koro halinde yükseldi. Bu defa kimse "terörün son çırpınışları" tarzı açıklamalar duymak istemedi.

Ölen öldükten, kalan kaldıktan sonra girişilen misilleme harekatlarında gösterilen "başarıyla" da tatmin olmadı. Bugün "Solcu" "sağcı", "laikçi" "dindar" her türden basının her köşesinden aynı sorular soruluyor: 350 kişinin gündüz gözüyle sınırdan girişini nasıl oldu da tespit edemediniz?

Hani orasını artık BBG Evi gibi gözetliyordunuz? Mayıs başındaki Aktütün Baskını'nı neden sansürlediniz? Dağlıca Baskını'nın sorumlu komutanlarını cezalandırmak yerine neden plaketle ödüllendirdiniz? Neden o karakolu taşıyacaktınız da 44 kişi şehit oluncaya kadar beklediniz?

Eğer taşımıyorsanız, neden oraya kale gibi bir karakol yapmadınız? Bu halk otuz yıldır sizin bir dediğinizi iki etmedi, çocuğunun rızkından kesti, alet edevat, silah-mühimmat bakımından her istediğinizi verdi. Şimdi kalkıp, bir bina yapmaya paramız yoktu, demeye sıkılmıyor musunuz? Eğer paranız yoksa, bütün o beş yıldızlı orduevlerini, tatil yerlerini nasıl yapıyorsunuz?

Bu sorular aslında çok önceden sorulması gereken sorulardı. On yıllardır teröre karşı savaşan ve on binlerce şehit veren bu toplumun, bu savaşın iyi yönetilip yönetilmediğini sorgulaması kadar doğal bir şey olamazdı. Asıl garip olan on yıllarca hiçbir soru sormadan, "vatan sağolsun" kaderciliğiyle şehit cenazesi kaldırmaktı.

Deprem evlerimizi yıktığı zaman mühendislerin mimarların işlerini iyi yapıp yapmadıklarını tartışıyor, hatta kimilerini mahkemelerde yargılıyoruz. Hastamız ameliyat masasında kaldığında cerrahın ustalığını sorguluyoruz. Bu savaş 30 yıldır bir türlü bitirilemiyorsa, çocuklarımız otuz yıldır sapır sapır ölüyorsa komutanlarımızın savaş yönetme ustalığını da sorgulayacağız elbette.

"Bu ölümler kaçınılmaz mıydı, yoksa önlenebilir miydi? Hata neredeydi; istihbarat mı, planlamada mı, taktikte mi?" diye sorup doyurucu açıklamalar bekleyeceğiz. Sadece tek tek operasyonlarla ilgili değil, genel olarak bu savaş, daha az zayiatla yönetilemez mi diye de soracağız.

Hatta savaş sayesinde güçlenen ve savaştan beslenen birilerinin varolduğundan ve bu birilerinin savaşın hiç bitmemesi için provokasyonlar yaptığından şüpheleniyorsak, bunu da sorgulayacağız. Komutanlarımızdan içlerindeki hainleri bulup çıkarmalarını ve bize teşhir etmelerini de isteyeceğiz. Ama biliyoruz ki, bütün bu sorular komutanlarımıza çok ağır geliyor.

Onlar, "kendi işleri" ile ilgili sigaya çekilmeye, hesap vermeye alışık değiller. Onlar, siyasetçileri kendi işleri ile ilgili olarak istedikleri zaman sigaya çekebileceklerini, ultimatom verebileceklerini, tehdit edebileceklerini, hatta darbeyle devirebileceklerini sanıyor ama kendi işleriyle ilgili hesap vermek zorunda olduklarını akıllarının ucundan bile geçirmiyor, böyle sorular karşısında hakarete uğramış gibi davranıyorlar.

Nitekim Genelkurmay Başkanı Başbuğ son konuşmalarından birinde, Dağlıca Baskını'nın sorulması üzerine "Bu araştırmayı yapmak benim görevim, bu konuda kimseye bilgi vermem" diyebiliyor. Oysa artık anlamaları gerekiyor ki, demokratik rejimlerde ordunun siyasete karışmaması, kendi işine bakması yetmez. Kendi işi konusunda da hesap veren, hesap sorulabilen, denetlenebilen bir ordu olması gerekir. Türkiye yavaş yavaş bu noktaya geliyor. Komutanlarımızın da bu gerçeği bir an önce içlerine sindirmesinde yarar var.

Bugün

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (6) adet  yorum eklenmiştir.

ALİ PÜRER 08-10-2008, 09:15:43
TÜRK TARİHİNDE hiç bir komutan "Kimseye bilgi vermem" dememiştir. Komutan ve yetkili ÖNCE TÜRK MİLLETİNE bilgi ve hesap vermek sorumluluğunun bilincinde olmadığı müddetce üstünede hesap vermek ihtiyacını duymaz. BUNUN ADI ANARŞİDİR. Kimseye hesap vermek gereğini duymayan zihniyete olan "ben yaptım oldu" diyen dünyada tek ırk var. onlarda kendilerini dünyanın hakimi gören YAHUDİLERDİR. Allah'a çok şükür biz MÜSLÜMAN TÜRK'ÜZ. ÖNCE ALLAH'IMIZA SONRA VİCDANIMIZA SONRA MİLLETİMİZE HESAP VERİRİZ. Kim olursa olsun, hangi makamda olursa olsun HER TÜRK bunun böyle olduğu şuurundadır. Aksini düşüneni Türk MİLLETİ asla affetmez. Çadırlar yerine KÂŞANELERDE yaşamayı yeğleyen zihniyete de söylenecek tek söz …… !. Zamanı gelmedi. Hele bir sandık gelsin.
 
MESUT YAVUZ 08-10-2008, 10:28:58
sessiz coğunluğun tercümanı olmuşsunuz elinize sağlık
 
adil boğazlıyanlıoğlu 08-10-2008, 11:44:04
gülay hanım önce sizi tebrik ederim bu cesurca yazınızdan dolayı,bu memleketin paraları lüx ve boşa harcanırken en ihtiyaç olunduğu zaman paramız yok demek tek kelimeyle ihanettir.bir ast.sb arkadaşım 1989-1990 yılları arasında ankara etemesguttan,üst komutanının sırf balık yemek için jet uçağını bandırmaya gönderttiğini söylemişti o zaman da bir uçağın kalkması 800-1000 ytl o zamanın parasıyla masraf ediyor diyordu develasyonlardan çok önce olan şeyler hesabını siz yapın ödenek yok diyenler...
 
Mehmet 08-10-2008, 12:07:37
Saygıdeğer Gülay Hanımefendi Halkın duygu ve düşüncelerini cesaretle yansıttığı için sonsuz teşekkürler. Ülkemiz demokratik bir hukuk devleti ise,Dağlıca ve Aktütün başta olmak üzere 30 yıldır yapılan ihmallerin hesabı verilmelidir.TSK daki üst düzeydeki subayların çocukları şehit düşmüyorki evlat acısını bilsinler.Bir evlat nasıl yetişiyor.Gözümüz gibi kolluyoruz.Yemiyoruz yediyoruz,Çalışıyoruz ne zorluklarla eğitimini tamamlıyoruz.Sonra askere gönder.Doğuya versinler şehit olsun.Yazık.
 
Hüseyin 08-10-2008, 23:09:57
hesap vermek ağır geliyorise hesap vermek mecburiyetinde kendini görmeyen bir zihniyetin bir an bile böyle önemli bir görevde durmaması lazım gelir ESAS FLAŞ BİR SORU YÜZBAŞI RÜTBESİNDEKİ SUBAYLAR EĞİTİM AMAÇLI NEDEN YURT DIŞINA ÇIKARLAR
TÜRKİYEDE ASKERİ EĞİTİMMİ YOK
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol
28 yıl önce örgütün silahlı çatışmayı bırakması için gizli bir protokol imzalandığı ortaya çıktı. Üç
Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı
Gazeteci yazar Mustafa Özcan, 11 yıldır yazdığı Yeni Asya gazetesinden 'Allah ısmarladık' diyerek ay
Kıvanç: Ajan gazeteciler ve yeni bir gazete
İstihbarat örgütlerine çalışan gazeteciler konusuna giren Taha Kıvanç, ekonomik kriz döneminde yeni
'33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo'
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olay yeni yeni derinlemesine incelendiğinde komplo daha iyi
Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi ilişkisi
Ekrem Dumanlı, Ergenekon sanığı Tekin'in 'Aynı safta bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin avukatları.
Sizce bu fotoğraftaki ünlü yazar kim?
Ertuğrul Özkök, yazısında bir fotoğraf yayınlayarak Baykal'a destek çıktı. Çarşaflı kadının kucağınd
Aytaç Durak'ın kimyasının bozulduğu an!...
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifa etmesine neden olan soruyu Başb
Tuncay Güney'in sıra dışı tasvirine dikkat
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim? Nerede doğdu? Nasıl büyüdü? Nereler
MİT'e çalışan iki gezeteci deşifre oldu
Taha Kıvanç, Türk basınındaki 23 MİT ajanından söz etti. Ali Atıf Bir ise MİT'e çalışan iki gazeteyi
Vakit, Aydın Doğan'ı kendi silahı ile vurdu
Vakit ile Aydın Doğan arasındaki gerilim sürüyor. Vakit Gazetesi, Aydın Doğan'ı bu kez kendi silahıy
Taraf yazarlarından Taraf'ı kapatma planı
Taraf gazetesi kapandı, kapanacak... Kriz fena vuruyor Taraf'ı. Ama Taraf yazarlarına göre Taraf'ın
TRT'nin Stadyum'u bombayı patlattı Video
Galatasaray'ın eski golcüsü Hakan Şükür'ü transfer ederek dikkatleri üstüne çeken Stadyum yine bomba
Koru, ''Ergenekon'un 1 numarası''nı yazdı
Fehmi Koru, ''1 numara' beklendiği gibi bir asker değil de söylendiği gibi bir işadamı çıkarsa' diye
'Hizbullah'ı Paşa kurdurttu, Küçük yönetti'
Hizbullah'ı Teoman Paşa kurdurttu, Veli Küçük yönetti. Ergenekon'u çökerten 'Titanik batmaz' düşünce
Z. Livaneli'yi öfkelendiren çarşaf açılımı!..
‘Son tahlilde bu halka güvenilemeyeceğini’ söyleyen kıymetli romancı-şantör Zülfü Livaneli’yi öfkele

n

Perinçek'in uyguladığı ters köşe numarası

n

''Bağ - Kur'luya iş kazası yardımı'' var mı?

n

Korkma sayın General TSK yıpranmaz

n

'Yaşar Nuri Öztürk'ten yakışmayacak söz'

n

28 Şubat'ta 50 milyarı buharlaştıran zevat

n

Başbakan'ın en önemli seçim vaadi nedir?

n

Atatürk, orduyu siyasetten ayırmak istedi

n

Ergenekon kim? Güney mi? Eruygur mu?

n

Hürriyet yazarındaki kafaya bak!

n

Ergenekonculardan bomba taktik

n

'Baykal kötü bir Başbakan Yardımcısı'ydı'

n

İşten çıkarsam işsizlik ödeneği alır mıyım

n

MİT'e çalışan gazeteciler kim?

n

Akaryakıt dağıtım şirketlerine ceza yağdı

n

Başbakan, 'Size 2 ay süre, işi bitirin' dedi

n

Şuurlu öğretmenlerden ayrımcılığa tepki

n

Murat Belge: 'Yeni Ergenekonlar çıkar'

n

Bumin'den sonra Görmüş Hürriyet'e çattı

n

Doğan'ın Alman ittifakının ardındaki sır ne

n

'MİT'te iç hesaplama henüz bitmedi'

n

''PKK'ya davetiye' özel kalemi işinden etti

n

Zahid Akman, niye manşet olmadı?

n

Başbakan ile Baykal'ın terazideki gerçeği

n

MİT, Mehmet Eymür'ü niçin sattı?

n

Ergenekon davasının önemini anladık mı?

n

CHP değişecek mi yoksa amaç farklı mı?

n

'CHP'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı' kimdi?

n

68 kuşağı aslında içi boş bir masal... Video

n

Şeytan nasıl oldu da 3 ayda hidayete erdi?

n

Türkiye, paylaşılmaz bir bölgesel güç mü?

n

Türkiye'nin Irak için 'ezber bozucu' B planı

n

Acı haber! İstanbul’un ilk camiine ne oldu?

n

Malum grup bu haberi niye görmemiştir !?

n

Avrupa'nın 'Türkiye hevesi' nereden çıktı?

n

Bayramoğlu: 'Baykal'ı unutalım gitsin'

n

Hayal kurma! Erdoğan'a alternatif değilsin

n

Yerel çözümler yerine evrensel yaklaşım!

n

Doğan’ın son eylemi Karakaya'yı şaşırttı

n

Efkan Ala'ya iftira... Yakışıyor mu size?

n

Ailecek bayram namazına gidilebilir mi?

n

Acaba o ana yakasına rozet taktırır mıydı?

n

Akyol, utanç veren Türk gazetesini yazdı

n

Türkiye'nin yarını daima hep ileri olmuştur

n

Sen şimdi gel de komplo teorileri üretme!

n

Serdar Turgut'u yerin dibine sokan utanç

n

7 ayda 200 PKK'lı terörist örgütten kaçtı

n

Gülgûn Feyman'ın şapkasını kaldırmışlar!

n

İmralı'ya yeni paket mi var?

n

Kriz tacirlerinin Türkiye'deki sinsi oyunları

n

Seçimler öncesi AK Parti'ye büyük tuzak!

n

2009'da Türkiye'ye ne kadar para lazım?

n

'Eğin, Türkiye'de gazeteciliğin yüz karası'

n

Cemal'in sözü Erdoğan'la Başbuğ Paşa'ya

n

Yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

n

Sorsalar çok tecrübeli gazeteciler! Ya etik!

n

Medya çarşafa dolanınca saflarda değişti

n

Dolar vurguncuları Türkiye'yi böyle soydu

n

İşveren, işçisini ücretsiz izne gönderemez

n

Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış!

n

İslam dünyası interneti neden keşfetmeli?

VİDEO HABERLER