İzzet Taşkıran’ın haberi
Prof. Kaynak “ABD sonrası Irak’ta Kürtlerin sığınabileceği tek güç Türkiye’dir”
MİT Eski Müsteşarı Prof. Dr. Mahir Kaynak, 17 askerimizin şehit olmasıyla sonuçlanan Aktütün Karakolu’na yapılan saldırı sonrası olayın iç yüzünü Moral FM’e değerlendirdi.
“Sırrı Er’le Basında Bugün” programında bu olaydan sonra terörle mücadele konusunda üç ihtimalin ortaya çıktığını söyleyen Star Gazetesi’nin Tecrübeli Yazarı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Birinci ihtimal PKK denen terörist örgüt o kadar güçlü ki ABD ile Türkiye gibi iki güçlü ülkenin ittifakına, alınan her türlü önlem ve istihbarata rağmen sınırlarımıza kadar girerek saldırı düzenliyor. Burada ikinci bir ihtimal de ABD’nin ikiyüzlü politika sergiliyor olmasıdır. Amerikalılar, bizimle ittifak yapmalarına rağmen PKK’yı destekliyor olabilirler. Üçüncü bir ihtimalse çok daha önemli. Ben bu bölgede PKK gibi küçük aktörlerin bir şey yapabileceğini hiç zannetmiyorum. Çünkü bu tip güçler, yaptıklarıyla asla devlet kuramazlar. Irak’taki Barzani ve Talabani gibi küçük aktörlere yönelik düşünmek yerine büyük devletler açısından bakarsak buradaki yeni bir yapılanmada bu devletlerin egemen olduğunu düşünebiliriz. Çünkü önümüzdeki süreçte kurulacak devletler de dâhil olmak üzere ancak dünyaya hâkim olan güçlerin çekişmesi veya işbirliğiyle oluşabilir yeni devletçikler oluşabilir.”
Programda “PKK’nın çabaları sonucu oluşabilecek bir devleti tasavvur edebilir misiniz? Bu ülkenin toprağı nerede olacak acaba?” şeklinde sorarak “terör örgütünün amacı Türkiye’yi parçalayıp yeni bir devlet kurmaktır” diyenlere sert çıkan Prof. Kaynak bölgedeki mevcut konjonktür hakkında şunları söyledi:
“Güneydoğu’da egemen olan güçler zaten PKK ile temelden kavgalılar. Barzani zaten bu gruba K. Irak’ta toprak vermez. Bazıları “Büyük güçler seyrediyor, PKK diye bir aktör onları parmağında oynatıyor” diyor. Aslında PKK bir taşeron ve göstermelik örgüttür. Bunu kullanan güçler var. Zaman zaman eylemler yapıp suçu bu örgüte atıyorlar. “Bütün Avrupa teröre karşıdır” diyoruz ama PKK’nın büroları ve medyasıyla etkin bir şekilde faaliyet gösteriyor. Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerine birtakım politikaları var ve bunun için PKK terör örgütünü kullanıyorlar.”
Star Yazarı Prof. Kaynak konuşmasının devamında Aktütün Karakolu’na yapılan saldırının PKK’nın diğer eylemlerinden farklı olduğunu vurgulayarak “Bu kanlı eylemi dünya genelinde küçük sayılan bir terör örgütünün gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bunlar bir aklın ve organizasyonun işidir.” diye konuştu.
Kaynak, “Burada önemli olan 350 kişinin bir araya gelerek zor bir harekâtı iyi eğitilmiş bir Türk ordusu karşısında yapabilmiş olmasıdır” diyerek bu noktada yapılan güvenlik zaafından da söz etti.
ABD’li güçlerin çekilmesinden sonra K. Irak’taki Kürtlerin gelecekteki durumundan da bahseden Kaynak, ilginç bir tespitte bulunarak “Çatışıyor gibi görünmemize rağmen gelecekte bu bölgedeki Kürtlerin sığınabilecekleri tek gücün Türkiye olduğunu vurguladı ve sözlerini şöyle noktaladı:
“ABD işgalinden sonra bir milyon Arap öldü. Bu bölgedeki Kürtlerin burnu bile kanamadı. Oradaki Araplar, Kürtleri hain ilan etti. ABD gittikten sonra burada güvenle oturabilecekler mi? Gelecekte Kürtlere karşı İran ve Suriye’nin tavrı merak konusu. Türkiye’ye sığınmazlarsa burada çok ciddi bir Kürt katliamını görebiliriz. Çünkü ileride Türkiye onlar için bir teminat olacaktır.”
ABD BİZİMLE OLAN İTTİFAKA RAĞMEN PKK’YI DESTEKLİYOR OLABİLİR
—Türkiye, Aktütün Karakolu’na yapılan saldırı sonucu ölen şehitlerimize ağlıyor. Burada herkesin aklına şu soru geliyor. Bir yıldır devam eden sınır ötesi harekât sırasında F–16 uçaklarımız acaba sadece dağı taşı mı bombaladı?
Evvela olaya baktığımızda neler görüyoruz? Bir defa ona kafa yormak lazım. Birinci ihtimal PKK denen terörist örgüt o kadar güçlü ki ABD ile Türkiye gibi iki güçlü ülkenin ittifakına, alınan her türlü önlem ve istihbarata rağmen sınırlarımıza kadar girerek saldırı düzenliyor. Burada ikinci bir ihtimal de ABD’nin ikiyüzlü politika sergiliyor olmasıdır. Amerikalılar, bizimle ittifak yapmalarına rağmen PKK’yı destekliyor olabilirler. Üçüncü bir ihtimalse çok daha önemli. Bu söylediğim ihtimallerin hiçbirisi doğru değilse. Ben bölgede küçük aktörlerin bir şey yapabileceğini hiç zannetmiyorum. Çünkü bu tip güçler, yaptıklarıyla asla devlet kuramazlar. Irak’taki Barzani ve Talabani gibi küçük aktörlere yönelik düşünmek yerine büyük devletler açısından bakarsak buradaki yeni bir yapılanmada bu devletlerin egemen olduğunu düşünebiliriz. Çünkü önümüzdeki süreçte kurulacak devletler de dâhil olmak üzere ancak dünyaya hâkim olan güçlerin çekişmesi veya işbirliğiyle oluşabilir yeni devletçikler oluşabilir. O halde “burada taraflar kim?” sorusunun cevabını bulmak lazım diye düşünüyorum.
PKK, TÜRKİYE’Yİ BÖLÜP DEVLET KURACAK İDDİALARI ÇOK YANLIŞ
—Başbakan Erdoğan, şehit törenlerinde yaptığı açıklamada terörün güvenlik boyutuyla birlikte psikolojik boyutlarının da olduğunu söyleyerek bunlarla mücadele etmek için yıpratmak yerine onarıcı birtakım çalışmalar içerisine girmemiz gerektiğini vurguladı. Bunun yanı sıra Hasan Issız Paşa da ABD bölgede teröre karşı işbirliği noktasında bir sıkıntının olmadığını söyledi. Sizse ABD’nin bizi kandırdığından söz ediyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?
Ben bunları birtakım ihtimaller olarak sıraladım. İlk önce bir şeye karar vermek lazım. “ABD bize yardım ediyor. Bizde elimizden gelen her türlü mücadeleyi yapıyoruz fakat PKK bunları aşabiliyor” deyin. Değil mi efendim? Halka söylenen şeyler onları belli bir istikamette tutmak için yapılıyor ve bu yöntem doğrudur. İşin aslını öğrenmek isterseniz anında siyaset devreye girer.
PKK’nın çabaları sonucu oluşabilecek bir devleti tasavvur edebilir misiniz? Bu ülkenin toprağı nerede olacak acaba? Güneydoğu’da egemen olan güçler zaten PKK ile temelden kavgalılar. Barzani zaten K. Irak’ta toprak vermez. Bunun ekonomisi ve askeri gücü ne olacaktır? PKK şimdi az sayıda militanıyla birtakım eylemlere imza atabiliyor. Fakat devlet olunca hava ve kara kuvvetleriyle güçlü bir ordu kurabilecek midir? Bizde oturmuş PKK devlet kurmak istiyor diyoruz.
Ayrıca buradaki büyük güçlerin bir devlete izin vereceği bir durum ortada zaten yok. Bazıları “Büyük güçler seyrediyor, PKK diye bir aktör onları parmağında oynatıyor” diyor. Aslında PKK bir taşeron ve göstermelik örgüttür. Bunu kullanan güçler var. Zaman zaman eylemler yapıp suçu bu örgüte atıyorlar. Bütün Avrupa teröre karşı diyoruz ama PKK’nın büroları ve medyasıyla etkin bir şekilde faaliyet gösteriyor. Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerine birtakım politikaları var ve bunun için PKK terör örgütünü kullanıyorlar.
AKTÜTÜN SALDIRISI BİR AKLIN VE ORGANİZASYON İŞİ
—PKK’ın son eyleminden sonra Aktütün Karakolu’nun başka bir yere taşınması gündeme geldi. Sizce burada bir güvenlik zaafı mı söz konusu?
Aktütün Karakoluna yapılan baskın PKK’ya atfedilen diğer eylemlerinden biraz farklı. Eskiden birkaç kişinin yapacağı işle uzaktan kumandalı bombaları patlatıyorlardı. Burada 150 kişi olduğu söylenen bir grup söz konusu. Bunu yapmak kolay değil. Bu grubun saldırı için uzun süreli eğitime ve planlamaya tabi tutulması gerekir. Demek ki bunların eğitildiği bir yer var ve bu yer bir türlü tespit edilemiyor. Bu kanlı eylemi dünya genelinde küçük sayılan bir terör örgütünün gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bunlar bir aklın ve organizasyonun işidir. Bu karakolun yerini değiştirmek çok ta önemli değildir. Başka bir yere taşırsanız oraya da saldırabilirler. Burada önemli olan 350 kişinin bir araya gelerek zor bir harekâtı iyi eğitilmiş bir Türk ordusu karşısında yapabilmiş olmasıdır.
ABD SONRASI IRAK’TA KÜRTLERİN SIĞINABİLECEĞİ TEK GÜÇ TÜRKİYE’DİR
—Bu durum sizinde az önce bahsettiğiniz gibi sözde PKK’nın istediği eylemi, istediği şekilde gerçekleştirebilecek güce sahip olduğu anlamına da geliyor değil mi?
Evet, dışardan bakarsanız durum bu. Bana göre aslında böyle bir güç yok. PKK, isim olarak kullanılıyor. Bölgede egemenlik mücadelesi yapan güçler eylemleri gerçekleştirip topu PKK’ya atıyorlar. Diyelim ki orada bir Kürt devleti kuruldu, onların Araplarla ilişkisi ne olacak?
ABD işgalinden sonra bir milyon Arap öldü. Bu bölgedeki Kürtlerin burnu bile kanamadı. Oradaki Araplar, Kürtleri hain ilan etti. ABD gittikten sonra burada güvenle oturabilecekler mi? Gelecekte Kürtlere karşı İran ve Suriye’nin tavrı ne olacak merak konusu. Çatışıyor gibi görünmemizi rağmen Irak’taki Kürtlerin bölgede sığınabilecekleri tek güç Türkiye’dir. Yoksa burada çok ciddi bir Kürt katliamını görebiliriz. Türkiye onlar için bir teminattır. Onlarında bunu böyle değerlendirmesi gerekiyor.
Www.Moralhaber.Net