İzzet Taşkıran’ın Haberi
“Aktütün saldırısı 2009 yılındaki Yerel Seçimleri etkilemek için yapıldı”
Zaman Gazetesi Yazarı Mümtaz’er Türköne, 17 askerimizin şehit olmasıyla sonuçlanan Aktütün Karakolu’na yönelik menfur saldırının 2009 yılı Mart ayında yapılacak Mahalli seçimleri etkilemek için yapıldığını söyledi.
Moral FM’de ilgiyle dinlenen “Sırrı Er’le Basında Bugün” programında çarpıcı tespitlerde bulunan Türköne, “Terör, son derece ince mantık hesaplarıyla ve stratejiyle yapılır. Karargâhlarında birtakım beyinler vardır ve bunlar eylemlerden neler çıkabileceğini en ince ayrıntısına kadar hesaplarlar.” diyerek söz konusu eylemlerin planlı olarak yapıldığını sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Türköne, Aktütün Askeri Karakolu’na yapılan terör eylemi karşısında halkı ve kanaat önderlerini sağduyuya davet ederek menfur saldırının nedeni hakkında çarpıcı tespitlerde bulundu.
Zaman Gazetesi’nin Akademisyen Yazarı, konu hakkındaki tespitlerine şöyle devam etti:
“Terör aslında bize kabaca meydan okuyor. Böylece zaaflarımızı ortaya koymaya çalışarak ülkenin moralini bozmaya gayret ediyor. Bu eylemlerin en önemli nedeni bence 2009’in Mart ayında yapılacak olan Mahalli Seçimlerdir. Kendi seçmenlerini kemikleştirmeye çalıştırma ve seçmenlerin özgür tercihlerine ipotek koyma amaçları için terörü tırmandırmak istiyorlar. Bunun yanında söz konusu eylemler uluslararası dengelerin sarsıldığı ortamda kendini bir aktör olarak gösterip güçler dengesi içerisinde yer almak içinde yapılıyor. Bunu engellemek için siyaset alanı içerisinde çözüm bulmak gerekiyor.”
Programın son bölümünde “Dağlıca’da da geçen sene buna benzer bir olay yaşandı. Ele geçirilen belgelere ve istihbarat çalışmalarına rağmen hala tedbir alınmadığı bu olayla birlikte ortaya çıkmış oldu” diyerek toplumsal hafızayı tazelendirmeye çalışan Türköne, Türkiye’de terörün önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde ifade etti:
“Terörün siyasi bir sorun olduğunu, PKK’ın hedeflerine ulaşmasını engelleme görevini ancak siyasi olarak güçlü olan bir ülkenin gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. Askeri çözümün üzerinde bir siyasi yaklaşımın oluşması gerektiğini daha öncede vurgulamıştım.”
“Şimdilerde 28 Şubat sürecinde tasfiye edilen özel harekât timlerinin yeniden oluşturulması konuşuluyor. Bunların hepsi demek ki küçük hesaplarla belki farklı bakış açılarıyla yapılan hatalardı. Bunları düzeltmek içinde yapılacak olan şudur: Terör olaylarına güvenlik ve askeri bir sorunmuş gibi yaklaşmak yerine bunun bir siyasi bir sorun gibi bakmak ve çözüme bu noktadan yaklaşmak.”
AKTÜTÜN SALDIRISI 2008 YILINDAKİ MAHALLİ SEÇİMLERİ ETKİLMEK İÇİN YAPILDI
—Aktütün Karakolundaki saldırı sonrası birçok soru cevaplanmayı bekliyor. Bu noktada neler söylemek istersiniz?
Soruların cevabını aramak elbette son derece normal. Yaşanılan acı çok büyük. Fakat Türkiye bu acıyı sürekli yaşamaya başladı. Ateş bütün ülkeyi yakarken düştüğü yerde acı daha yoğun hissediliyor. Hepimiz şehit haberlerinden dolayı büyük bir acı ve nefret yaşamamıza rağmen olayın üzerinden zaman geçince maalesef unutuyoruz. Bu konuda toplumumuza, onlara yol gösterecek ve teskin edeceklere düşen görev sağduyuyu ön plana çıkararak tabloyu net olarak ortaya koymaktır. Terör denilen bela birilerin sabahleyin kafalarındaki akrepleri ve şer hesaplarını kusmak için yaptıkları eylemler değildir. Terör, son derece ince mantık hesaplarıyla ve stratejiyle yapılır. Karargâhlarında beyinler vardır ve bunlar eylemlerden neler çıkabileceğini en ince ayrıntısına kadar hesaplarlar. Biz bu tür bir saldırıyla karşı karşıyaysak bunu engelleyecek sağduyu ve aklı muhafaza etmemiz lazım. Yaşadığımız acılarla yüzleşip gelecekte bunları yaşamamak için mücadele etmemiz şart.
Terör aslında bize kabaca meydan okuyor. Böylece zaaflarımızı ortaya koymaya çalışarak ülkenin moralini bozmaya gayret ediyor. Bu eylemlerin en önemli nedeni bence 2009’in Mart ayında yapılacak olan Mahalli Seçimlerdir. Kendi seçmenlerini kemikleştirmeye çalıştırma ve seçmenlerin özgür tercihlerine ipotek koyma amaçları için terörü tırmandırmak istiyorlar. Bunun yanında söz konusu eylemler uluslararası dengelerin sarsıldığı ortamda kendini bir aktör olarak gösterip güçler dengesi içerisinde yer almak içinde yapılıyor. Bunu engellemek için siyaset alanı içerisinde çözüm bulmak gerekiyor. Bu olayda ihmal olduğu ve önceden tedbir alınmadığı açık. Şüphesiz ki sorumlular ortaya çıkacak ve gerekli şeyler yapılacaktır.
Öfke ve duygusal dalgalanmalar bir süre sonra geçiyor. Buna benzer vehim olaylardan sonra aklın yolundan gidilmelidir. Aynı olaylarla ileride bir daha karşılaşmamak için terörist saldırıları engelleyecek tedbirleri bir an önce almalıyız.
TERÖRLE MÜCADELEDE KESİN ÇÖZÜM ASKERİ DEĞİL SİYASİ
—Hakkâri’deki Aktütün Karakolu’na PKK tarafından saldırı düzenlenen saldırıda birtakım ihmallerin olduğu konuşuluyor. Siz de dünkü makalenizde bu konuyla ilgili askeri ihmalden çok siyasi bir zaaf olduğundan bahsetmiştiniz. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?
Evet, biraz önce anlattıklarımı makalemde de söylemeye çalıştım. TSK’da askeri bir zaaf olduğunu, sevk ve idarede birtakım sorunlar yaşandığını söylemiştim. Fakat bunları üzerinde terörün siyasi bir sorun olduğunu, PKK’ın hedeflerine ulaşmasını engelleme görevini ancak siyasi olarak güçlü olan bir ülkenin gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. Askeri çözümün üzerinde bir siyasi yaklaşımın oluşması gerektiğini vurgulamıştım.
Dağlıca’da da buna benzer bir olay yaşandı. Belgelere ve istihbarat çalışmalarına rağmen hala tedbir alınmadığı bu olayla birlikte ortaya çıktı. Şimdilerde 28 Şubat sürecinde tasfiye edilen özel harekât timlerinin yeniden oluşturulması konuşuluyor. Bunların hepsi demek ki küçük hesaplarla belki farklı bakış açılarıyla yapılan hatalardı. Fakat bu hatalar artık bariz bir şekilde görülüyor. Bunları düzeltmek içinde yapılacak olan şudur: Terör olaylarına güvenlik ve askeri bir sorunmuş gibi yaklaşmak yerine bunun bir siyasi bir sorun gibi bakmaktır ve çözüme bu noktadan yaklaşılmasıdır bana göre.
Www.Moralhaber.Net