Ogün Samast’ın katılmadığı Dink cinayeti davasının yedinci duruşması yine olaylı geçti. Yasin Hayal “Yaşasın Alperen Ocakları” diye bağırırken, avukatı Fuat Turgut’un da “Sayın Veli Küçük paşamız” demesi dikkat çekti.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davanın yedinci oturumuna Dink’i öldürmekten yargılanan Ogün Samast katılmadı. Psikolojik rahatsızlık geçirdiği gerekçesiyle Kocaeli Devlet Hastanesi’nde kontrolden geçirilen Samast, tekrar Kandıra F Tipi Cezaevi’ne götürüldü. Duruşmada hazır bulanan sanıklardan Yasin Hayal ve Erhan Tuncel birbirlerini suçlamayı sürdürürken, Hayal’in avukatı Fuat Turgut, mahkemedeki saldırgan üslubu nedeniyle sık sık Dink ailesiyle gerilim yaşadı. Yasin Hayal ise adliye kapısında basın mensuplarına dönerek “Yaşasın Alperen ocakları” diye bağırarak, yine dikkatleri üzerine topladı. Olağanüstü güvenlik önlemleri altında mahkemeye getirilen diğer sanıklar ise Mustafa Öztürk, Ahmet İskender, Tuncay Uzundal, Ersin Yolcu ve Zeynel Abidin oldu.
AVUKAT GERİLİMİ SÜRDÜRDÜ • Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, kızı Delal Dink, kardeşi Orhan Dink’in de bulunduğu duruşmada, Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut, Dink cinayetinin arkasında ‘’sarıklı kardinallerin olduğunu, bunların Agos gazetesinin başına geçtiğini’’ söyleyince Dink ailesi ve müdahil avukatları tepki gösterdi.
‘VELİ KÜÇÜK PAŞAMIZ’ • Müdahil avukatların önceki duruşmada Hayal’in Bayrampaşa Cezaevi’nde kaldığı sürede emekli Tuğgeneral Veli Küçük tarafından ziyaret edilip edilmediğinin tespiti için istenen belgelerin gelip gelmediğini de mahkemeye soran Avukat Turgut’un, “Sayın Veli Küçük Paşamız” demesi de dikkat çekti.
BELGELER GERİ İSTENDİ • Müdahil avukat Fethiye Çetin, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nca dosyaya 90 sayfa olarak gönderilen belgelerdeki Ramazan Akyürek’in imzasını taşıyan üst yazının duruşmada okunmadığını belirterek, bu yazının içeriği itibariyle önemli olduğunu kaydetti. Çetin ayrıca, ‘ilgili olmadığı’ gerekçesiyle geri gönderilen devlet sırrı niteliğindeki belgelerin getirtilmesini talep etti.
Belgelerde Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’le ilgili bilgilerin yer aldığını anımsatan Çetin, Ramazan Akyürek tarafından yazılan ‘Hayati önem taşıyan bilgi ve belgeler’ ifadesini de eleştirerek, ‘’Bu kişiler hakkındaki bilgiler mi hayati önem taşıyacak, istenmeyen sonuç doğuracak, Dink alçakça bir cinayete kurban gidecek. Mahkemenin bu değerlendirmeyi reddetmesi gerekirdi” diye konuştu. Müdahil avukatlarından Bahri Belen de Mc Donald’s ve Rahip Santoro davasının bu dava ile birleştirilmesini istedi.
AVUKAT PSİKOLOJİMİ BOZUYOR • Turgut’un, Trabzon Akçaabat’ta kimlerle görüştüğüne ilişkin soru üzerine yanıt vermeyeceğini söyleyen Tuncel’in, ardından da şunları söylemesi dikkat çekti: “Nadire’den doğma Vehbi’den olma Fuat’ın hiçbir sorusuna cevap vermiyorum. Bu bahsedilen kişiler Hataylıdır. Ayrıca Salih Hacısalihoğlu’nun bir dönüm iş ortaklarıdır.”
Mahkeme Başkanı’nın sorusu üzerine Albay Ali Öz’ü tanımadığını ileri süren Hayal, Metin Yıldız’ın da Mcdonald’s olayından sonra gözaltına alındığında ifadesini alan kişi olduğunu söyledi. Aynı soruya Tuncel ise, “Ben Jandarma İstihbarat Şube’den kimseyi tanımıyorum” yanıtını verdi.
OSMAN HAYAL TANIK OLDU • Dink cinayetinde şüpheli olarak gözaltına alınan ve hakkında soruşturma devam eden Osman Hayal’in duruşmada tanık olarak ifadesi alındı. Kardeşini savunmak için tanıklık yapmak istediğini söyleyen Osman Hayal’e, mahkeme başkanı “sen avukat mısın” diyerek tepki gösterdi. Kendisinin bu cinayetle ilgili bir bilgisinin olmadığını söyleyen Hayal, önceki ifadesini tekrarlayarak “İfadem sırasında cinayet günü nerede olduğum sorulduğunda benimle ilgili bir şey olmadığından ve bir şey değiştirmeyeceğini düşündüğümden Trabzon’daydım, demiştim” dedi. Bildiği halde önlem almayan emniyeti suçlayan Hayal, “Tuncel’e muhbirlik görevini veren kimse, onu azmettirenlerden biri de odur” dedi. Hayal, müdahil avukatların cinayet günü nerede olduğunu tam olarak söylemesini istemesi üzerine de “Sinyaller orada ise İstanbuldayım’dır. Hatırlamıyorum.” dedi.
YÜZLEŞTİRME YAPILDI • Duruşmada Erhan Tuncel ile yüzleştirilen Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat görevlileri, Dink cinayeti ile ilgili bilgiyi İstanbul Emniyeti’ne bildirdiklerini söyledi. Tuncel’in savunma tanığı olarak dinlenen Ercan Demir, halen Adana Emniyet Müdürlüğü’nde görev yaptığını belirterek, Dink ile ilgili bilgi kendisine ulaştığında, vakit kaybetmeden ilgili yerlerin uyarıldığını kaydetti. Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, Dink cinayeti ile ilgili Tuncel’den aldıkları bilgileri rapor ettikten sonra İstanbul Emniyeti’ne bildirdiklerini söyledi. Dink ailesi avukatlarının Dink cinayetini rapor edip yazı ile İstanbul’a bildirdikten sonra bu konuyu Trabzon Jandarma’ya bildirip bildirmedikleri yönündeki soruya Dinç, “Bizim çalışmalarımızda böyle bir husus yok” dedi. Dinç, Hayal’in Erzurum’da da faaliyetlerde bulunabileceği konusunda birimleri uyardıklarını da ifade etti.
DURUŞMA ÖNCESİ ADALET İSTEDİLER • Hrant Dink davasının yedinci duruşması öncesinde Beşiktaş İskele Meyda’nında toplanan 100 kişilik grup, Dink suikastını protesto etti. ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras’ın da katıldığı eylemde, üzerinde Hrant Dink’in resimlerinin bulunduğu döviz taşıyan grup, çeşitli sloganlar attı. Grup adına açıklama yapan sanatçı Görkem Yeltan, “Hrant Dink’in ölümünün ardından 2 yıla yakın bir süre geçti. Bugün Hrant Dink’i katledenlerin yargılandığı davada yine buradayız. Yine mağduruz, yine tanığız. Bu kaçıncı duruşma. Ne kadar yol alındı. Tetiği çeken ve cinayeti planlayanlar, bugün yedinci kez hakim karşısına çıkacaklar. Tetiği çekenin yaşı bu süre zarfında büyüdü. Dava bugün ikinci kez kamuya açık gerçekleşecek. Bir önceki davada tutuklu sanıkların rahatlığını, pervasızlığına bütün Türkiye tanıklık etti. Bu kez de mi öyle olacak ? Yine Hrant için, adalet için buradayız” diye konuştu.
“OLAY MÜNFERİT DEĞİL” • ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise adalet istediklerini belirterek, şunları söyledi: “Sadece Dink’i öldüren canilerin adalete teslim edilmesi değil, aynı zamanda cinayetin arkasındaki çetelerinde ortalaya çıkartılması gerekir. Biz biliyoruz ki münferit bir olayla karşı karşıya değiliz. Bütün göstergeler bu cinayetin arkasında çok ciddi güçler olduğunu gösteriyor. Eğer dava sonucunda bu olay çözülür ve Ergenekonla bağlantısı saptanırsa toplum ve kamuoyunun vicdanının rahatlayacağını düşünüyorum. Bu tür olumsuz olayları ve cinayetleri unutmamak lazım. Biz bu ülkede demokrasiyi kurumsallaştıracaksak bu tür cinayet şebekelerinin ve çetelerin üzerine hep birlikte kararlılıkla giderek gerçekleştireceğiz” dedi. Grup basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı.
Taraf