Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

* Ergenekon'da 2. ve 3. kazı başlatıldı * Mesir macunu çay olup poşete girdi * Filistinliler için dua edildi * Bir grup öğrenci belediyeyi işgal etti * Bedrettin Dalan'ın 1 numara yorumu * Taraf'tan gündemi sarsacak yeni belge * Sabancı'dan Bağış'ın atanmasına övgü * Aç kalan şahin şehir merkezine sığındı * İntihardan vazgeçen genç boya sandığı istedi * 'Avrupa'nın Gazze tutumu rezilce'

.: MORALHABER :.
 
.: MORALHABER :.

Hasan CEMAL - MİLLİYET
Türkiye, Humeyni öncesi ve sonrası gibi mi?..
Ergenekon, Baykal, İlhan Selçuk, darbe!...

Umur TALU - SABAH
Diktaya dikta demem, dikta benim olunca!
Kiminin hoşlanmadığı 'demokrasi' kavramı ...

Mümtazer TÜRKÖNE - ZAMAN
Laikliği ve Cumhuriyet'i Ergenekonculara karşı savunmak
Yavuz hırsızlık, böyle bir şey olmalı...

Mehmet ALTAN - STAR
Neler oluyor?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ...

Taha KIVANÇ - Yeni ŞAFAK
Bizde böyle şeyler olmaz
'Ayışığı' ve 'Sarıkız' adları size ne hatırlatıyor?...

Ali BAYRAMOĞLU - YENİ ŞAFAK
Devlet teyakkuzda: 2007'ye geri dönüş mü?
Gladyo tipi örgütlenme ya da askeri darbe ...

Hasan Celal GÜZEL - RADİKAL
Gladyo çatırdarken...
Önce, içlerinde orgeneral, profesör titrli isimlerin de yer aldığı...

Ahmet TAŞGETİREN - BUGÜN
Baykal’ın Ergenekon sancısı
Ergenekon konusunda en tipik tepkiyi Baykal'ın...

Hasan KARAKAYA - VAKİT
Ergenekon 'CHP’nin iyi teröristleri' midir?
'İki kör'ün, 'dolma yeme' hikâyesini bilirsiniz...

Hüseyin GÜLERCE ZAMAN
Ergenekon'da darbeli matkap paniği...
Ergenekon 'da son tutuklamalar kimi çevrelerde paniğe sebep oldu...

Emre AKÖZ - SABAH
Ergenekon'un tasfiye edilmesini en çok kim ister?
Artık Ergenekon'un tasfiyesi gerekiyor. ...

Ali FERŞADOĞLU - Yeni ASYA
Maddî kalkınmanın kaynağı da imandır
İlk Peygamber Hz. Âdem’den (as) son resûl Hz. Muhammed’e...

Mehmet PAKSU - BUGÜN
Hz. Ali'nin dördüncü halife olmasının hikmeti neydi?
...

Mehmet ŞEVKET EYGİ - Milli GAZETE
Reaksiyon değil Aksiyon Müslümanı Olmak
Protestolar, mitingler, feryatlar... Hepsi lazım, hepsi güzel... Lâkin...

.: MORALHABER :.

A. Raif ÖZTÜRK
İsrail’e lanet mi? Yoksa bilinçli olmak mı?
Sivil halkın üzerine vahşice saldıran...

Berrin GÖNCÜ - PSİKOLOG
Çocuğunuz hala okuyup yazamıyor mu?
Birinci dönemin sonlarına yaklaştığımız...

Fahri SARRAFOĞLU
Dua kulübeleri ve işyerinde mescit
Aman efendim fabrikada mescit yokmuş yok şu işyerinde mescit varmış....

Ferhat Güneş
Number One
Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına...

Gülay ATASOY
Bu kadarına da pes doğrusu!
Evvelki gün Sayın Oktay Ekşi köşesinde...

Meryem Aybike SİNAN
Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (40)
Ya Mukît: Gizlisi olmadan herkesin maddî, manevî rızkını veren...

.: MORALHABER :.
.: MORALHABER :.

Ana Sayfaya Dön

 

İngiliz istihbaratının fişlediği Osmanlı 

17 Kasım 2008 Pazartesi : 16:48
TÜRKİYE

İngiltere, Osmanlı Devleti'nin son 20 yılındaki bütün devlet adamlarını, bürokratları, üst düzey askerî yetkilileri ve aşiret reislerini fişlemiş.

İngiltere, Osmanlı Devleti'nin son 20 yılındaki bütün devlet adamlarını, bürokratları, üst düzey askerî yetkilileri ve aşiret reislerini fişlemiş. Fişlenenler arasında kimler yok ki...  
 
Zaman'ın yayınladığı haberde, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde hazırlanmış istihbarat raporlarını kapsayan İngiliz belgeleri Türkiye'de tartışma yaratacak gibi. Osmanlı'daki tarihi şahsiyetlerin zaafları, korkuları ve özel hayatlarından anekdotların yer aldığı bilgiler ne kadar güvenilir bilinmez; ancak tarihçiler için önemli detaylar içeriyor.

İngiltere, Osmanlı Devleti'nin son 20 yılındaki bütün devlet adamlarını, bürokratları, üst düzey askeri yetkilileri ve aşiret reislerini fişlemiş. Fişlenenler arasında kimler yok ki... Padişah başta olmak üzere şehzadeler, sadrazamlar, bakanlar, şeyhülislamlar, bürokratlar ve askerler bu fişlenmeden nasibini almış! İşin ilginci ise fişleme metodu ve içeriği bir hayli tanıdık geliyor. Fişlenen her tarihi şahsiyetle ilgili bilgilerin yanında kişilerin psikolojik tahlillerinin yapılıyor. Özellikle kişisel zaafları, korkuları, evhamları, dostlukları ve düşmanlıkları, siyasî görüşleri ve ailevî sorunları dikkatle not edilmiş.

1917 yılında yapılan fişlemeleri 90 yıl sonra ortaya çıkaran isim ise Tarihçi Doç. Dr. Bülent Özdemir. Amerika Milli Arşivi'nde araştırma yaparken bir rastlantı sonucu 'hizmete özel' adlı kapsamlı ulaşan Özdemir, bir anlamda imparatorlukta yaşan önemli şahsiyetlerin fişlendiğini görünce oldukça şaşırmış. Özdemir'i şaşırtan belgeler, I. Dünya Savaşı yıllarında Amerika'nın Halep Konsolosluğu görevinde bulunmuş olan Cornelius Van H. Engert'e ait in özel evraklarıdır. Araştırmalarını biraz daha derinleştiren Özdemir soluğu İngiltere Milli Arşivi'nde alır. İngiltere'de de yine aynı yıllarda imparatorluğun Güneydoğu Anadolu ve Irak ve Suriye topraklarında yaşayan aşiretler ve liderleri hakkında toplanan bilgilerin bir araya getirildiği İngiliz istihbarat raporlarına rastlar. Bölgede yaşayan aşiret liderleri, dini liderler, siyasetçiler, İngiltere'nin planları, bölgenin şartları ve dengelerin nasıl kurulduğu hakkında önemli bilgiler içeren bu raporlar, bilgileri kullanacak yetkililerin hizmetine sunulmuştur.

Yıllardır İngiliz arşivlerinde saklı tutulan istihbarat raporlarını "Fişlenen Türkiye" adlı kitabında (Yeditepe Yayınları) ifşa eden Bülent Özdemir, Osmanlı'yı idare eden devlet adamlarının, sivil ve askeri yetkililerin içler acısını halini gözler önüne seriyor.

İngiliz istihbarat elamanlarının ülkelerine geçtiği raporlar, bugün bile tartışma yaratacak nitelikte. Bu raporlarda Enver Paşa, Talat Bey ve Cemal Paşa ile ilgili ilginç iddialar, özel hayatlarıyla ilgili şaşırtıcı bilgiler mevcut. Yine Cumhuriyet gazeteci kurucularından Yunus Nadi için 'siyasi bir dalavereci', Halide Edip için 'Yahudi kökenli iyi romancı', Ressam Osman Hamdi Bey için 'Rum' ibareleri tartışma yaracak gibi gözüküyor.

Ajanların raporlarında tarihi şahsiyetlerle ilgili hep olumsuz nitelemeler yok. Padişah Vahdettin için 'karakter sahibi tek adam' nitelemesi yapılırken, Edirne Müdafii Şükrü Paşa için "Saf ve temiz bir asker. Ordu içindeki Jön Türk politikalarına karşıydı" şeklinde rapor geçilmiş.

SULTAN V. MEHMET: 70 yaşında. Sade bir yaşama ve sevecen bir yaratılışa sahip birisi. Ürkek tavırlar sergilemekte ve canına kastetme konusunda gergin bir şekilde evham taşımakta. Sultan, iktidara geldiklerinden beri ona bir kukla gibi davranan ve hanedanın diğer üyelerini hor gören İttihat ve Terakki'nin kurbanı olarak görülmelidir.

YUSUF İZZETTİN EFENDİ : Padişahın ilk yeğeni. 57 yaşında. Sultan Abdülaziz'in oğlu. Sinirli karakterli bir zavallı. Sağlığı hakkında sürekli yaşadığı halüsinasyonların kurbanı. Alelade bir zekâya ve sessiz bir yapıya sahip. İmparatorluk ailesinin diğer üyeleri gibi genelde politik işlerden uzak tutuldu ve savaştan önceki son ayda dehşetli bir endişe durumu yaşadı.

VAHDETTİN EFENDİ : Sultan'ın daha genç erkek kardeşidir. Mahcup ve az bilinen bir şehzadedir. Bir zamanlar İttihat ve Terakki karşıtlarını desteklediği için Cemiyet tarafından kendisine güvenilmez. Hükümdar ailesinin yaşlı üyeleri arasında tek karakter sahibi adam olarak bilinir.

ABDÜLMECİD EFENDİ : 1908'den sonra bir süreliğine Cemiyet onu şeklî başkan olarak kullanmayı düşündü ve Cemiyetin önde gelen üyelerinin çoğunun üstad seviyesinde oldukları Türk Farmasonluğu üyeliğine kabul edilmesi problem oldu.

PRENS SEBAHATTİN: Yaşı 35. Paris Jön Türklerinin organizatörlerinden birisi, fakat sonradan Cemiyet ile bağını kopardı. Türk olmayan ırkların istedikleri otonomi çizgisinin liderliğini yapması sebebiyle hain ve dönek kabul edilmektedir. İngiltere sempatizanı ve vatansever bir Türk fakat güvenilmeyecek kadar zayıf biri. Jön Türk hükümetini iktidardan düşürmek için çalışmakta. Zengin fakat kişisel kapasitesi düşük.


SAİD HALİM PAŞA (SADRAZAM)

Yaklaşık 50 yaşlarında olan Prens Said Halim Paşa, Mısırlı Mehmet Ali Paşa'nın torunudur. Hıdiv İsmail döneminde değişen tahta çıkma geleneğinden sonra kenarda bekleyen ve Kasım 1915'te tekrar Hıdivlik iddiasında bulunan Hıdiv Halim Paşa'nın oğludur. Etkileyici bir dış görünüşe sahip değildir; 155 cm boyunda ve cılız, gri sakallara sahiptir ki Sadrazam olacağı için uzatmak zorunda kalmıştı. Eğitim ve görgü bakımından Batılı'dır. Fransızca'yı çok iyi, İngilizce'yi iyi derecede konuşur. Centilmen ve oldukça itibarlı birisidir.

Zenginliği, statüsü ve eğitimi sebebiyle hükümete yeni bir çehre kazandırması için Cemiyet tarafından Sadrazamlığa seçildi. Azimli mizacı ve otoriter yapısı ile Sadrazamlığa çok uygun birisi oldu. Bir süre sonra bu makamda kalmak birinci amacı haline geldi ve hatta bunun için "onuru" dışında her şeyini feda etmeye hazır biri.

Sözleri kanun hükmünde olacağından ve ne Enver ne de Talat onun rızası olmadan hiç bir şey yapmaya cesaret edemeyeceğinden, Cemiyetin planlarının ve entrikalarının bilgisinin tamamen dışında tutuldu. Türk donanması Odessa'ya saldırdığında olayın ilk haberleri İngiltere Büyükelçisi tarafından Sadrazama bildirildi. Bay Louis Mallet ertesi sabah onu çökmüş bir durumda buldu. Çünkü gelişen olaylar karşısında korkuya gark olmuştu. Bay Louis'e, Cemiyet ile sonuna kadar mücadele edeceğine dair teminat verdi. Büyükelçi ayrılırken Paşa ruhen yıkılmış vaziyetteydi ve "Ne me lachez pas, ne me lachez pas" diye bağırarak büyükelçinin kollarına yapıştı.

AKA GÜNDÜZ

Kışkırtıcı bir gazeteci: Sağlam bir milliyetçi. Türk yaşamının ve dilinin, Arap ve Fars etkilerinden kurtulması için çalışan Yeni-Turancılık Okulu'ndan.

ALİ KEMAL BEY

Bir zamanlar sürgün idi. İngiltere ve Fransa'da yaşadı. İttihat ve Terakki kökenli. Cemiyet ile arası açıldı ve bağımsız hareket etmeye başladı. Yönetimin anayasaya uygun olmayan metotlarına karşı olduğundan dolayı hükümet ile arası iyi değil. Bir gazetenin sahibi ama son on sekiz aydır onun editörlüğünü yapmamakta. Üç yıl önce vefat eden bir İngiliz kadınla evliydi. Kadının iki ya da üç çocuğu vardı. İngiliz Mülteciler Komitesi son zamanlarda çocukların babaannesine yardım etti. Geçen yıl Zeki Paşa'nın en küçük kızıyla evlendi ve arkadaşlarının hepsi eski rejim taraftarı olduğundan o da onlarla birlikte hareket etmeye başladı. Geçen Kasım ayına kadar İngiltere'deki çocuklarını yardımlarla destekledi. Cemiyet tarafından hala önemsenmektedir ama pahalı yaşamı sebebiyle bağımsızlığından vazgeçmek istememektedir. Yakın zamanda, önceki Sultan'dan maaş aldığı Cemiyet tarafından keşfedildi.

BEKİR SAMİ BEY

Liberal fikirli bir Çerkez ama ahlaksız (çapkın) huylara sahip. Eskiden Hariciye Nezareti'nde idi. Jön Türkler tarafından Trabzon valisi yapıldı, arkasından aynı yetkiyle Beyrut'a gönderildi. Orada başarısız olduğu ispatlandığından bu sefer yine vali olarak Halep'e gönderildi. Son gittiği yerde hâlâ görevine devam etmektedir.

CEMAL PAŞA

Jön Türk. Bağdat ve Adana'da valilik yaptı. Şimdi Mısır'ın geri alınması için özel olarak görevlendirilen kuvvetlerin başkumandanı. 35 yaşlarında.

Bir "doğulu"dan daha çok "güneyli" bir mizaca sahip. Dürüst, yaratıcı fakat düşüncesizce hareket eden biri. Öfkeli bir mizacı var ve çevresindekilere kaba davranan biri. Büyük bir enerji ve azim sahibi. Gerçekleri görmekten alıkoyan ve Şovenizm'e varan coşkulu bir vatanseverlik duygusu vardır.

Aslında İngiltere ve Fransa'ya karşı bir yakınlık duyuyordu ve şahsi olarak Almanya ile birlikte hareket edilmesi fikrinden hiç hoşlanmıyordu, ama Enver Paşa'ya karşı direnecek gücü yoktu. Politik işleri hiç bilmez, oldukça bilgisiz ve tecrübesiz.

Olumlu yönleri olsa da politik hayatta yer edinebilmek için uygun kişi değil. Hayatla mücadelesinde sahip olduğu ekipmanlar 14 yaşındaki sıradan bir İngiliz çocuğunun sahip olduğundan daha azdır. Hiç bir amaç için güvenilmez.

Zorbalığın ve şiddetin resimleşmiş hali, kumarcı, ayyaşlığının yanında kadınların cazibesine çabuk kapılır. Son zamanlarda bir Avusturya Yahudi'si ile evlendi ve Semitizm taraftarı oldu. Şimdiyse kadını terk etti. Temmuz'da Lübnanlı bir kadının peşine düştüğü bildirildi ve Lübnan'ın özgürlüğünü tasdik edebileceği düşünüldü.

İngiliz doktorlara kalırsa megalomanyak biri. Adam öldürmeye varacak kadar deli ve anormal. Kendini çaresiz hissederse yetkisi altındaki herhangi birine sınırsız zararı dokunabilir.

ENVER PAŞA

1913'ten beri Harbiye Nazırı. Yaklaşık 30 yaşında. Sarayda çalışan bir kâtibin oğlu. Babası, şimdi sarayın baş mimarıdır. Askeriyede yetişti ve 1908 Devrimi'nin "kahraman"ı oldu. Yaklaşık 165 cm. boyunda, zayıf bir fiziğe sahip ama İtalyan saç tarzı ile oldukça yakışıklı. Açık tenli, parlak gözleri ile tebessüm ettiğinde oldukça çekici bir görünümü var. Oldukça sessiz ve ağzı sıkı biri. Cemiyetin politikalarında çok etkin olmasına rağmen uzun zaman arka planda kalmayı başardı.

Düşük kapasitesi ve sınırsız kibriyle onu uzun bir süre oyuncakları gibi kullanmaya niyetli olan Almanlar tarafından kolayca elde edildi. Tam bir Alman hayranı olması savaşta Almanya tarafında yer alması yönünde tutumunu belirledi. Bu açıdan o kuşkusuz Jön Türk Partisi içinde en fazla suçlu olandır. Esasında kişisel olarak hiçbir askeri başarısı yok, ama ilk devrimin kahramanı olarak görüldü. Kendisini Napolyon'un reenkarnasyonu gibi görmüş olmalı ki, onun heykelini masasında bulundurur ve ülkesinin kurtarıcısı olmayı kendisinin kaderi olduğunu düşünür. Eşi, Sultan'ın kuzenidir ve söylentilere göre Enver Paşa, Almanların da cesaretlendirmesiyle bir gün Taht'a oturmayı arzulamaktadır.

Savaştan önceki üç ay, Almanya'ya olan sempatisini hiç gizlemediği gibi sürekli bir şekilde imparatorluğun savaşa girmesi için bastırdı.

Suikasta uğramamış olması büyük bir sürpriz. Bu konuda büyük dikkat gösteriyor ancak "devrimler önce kendi çocuklarını yer".

ESAD PAŞA

Göz doktoru. Kızılay'a bağlı. Balkan Savaşı sırasında Hindistan Kızılay delegelerini misafir etti. İslamî söylemleri var.

FERİD PAŞA

Vloralı Arnavut bir aileden gelir. Abdülhamit'in devrimden önceki son sadrazamıdır. Said Paşa'nın yolunu açtı. Yeni rejim ile ilişkilerini çabuk toparladı. İzmir valisi ve Dâhiliye Nazırı olarak görev yaptı. Kâmil Paşa ile ilişkili olduğu ve Cemiyet karşıtı olduğu ortaya çıkınca, Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldı ve çoğunlukla Mısır'da yaşadı. Hıdiv'in Kâmil Paşa ve Cemiyet karşıtı kişilerle ilişkilerinin iyi olduğu bir dönemde, oğlu eski Hıdiv'in kızı ile evlendi. Oğlu, Celaleddin Ferid, Hıdiv'in hizmetindeydi ve İstanbul'da 1914 Ağustosu'nda Hıdiv suikasta uğradığında onunla birlikte yaralandı. Ferid Paşa, yıllar geçmesine rağmen hala iyi durumdadır ve eski Türk devlet ekolünden gelen yetenekli bir devlet adamıdır.

FERİD PAŞA (DAMAD)

Abdülhamid'in kardeşiyle evli. Londra'da kâtiplik yaptı ve bu arada okuyup yazabilecek derecede İngilizce öğrendi. Kültürlü ve okuyan birisi. Eski Sultan döneminde liberal birisiydi ve Jön Türklerin başa geçmelerine büyük oranda yardım etti. Ancak onların metotlarından iğrendi ve onların karşısında yer almaya başladı. Jön Türkler, ülkeden ayrılması için onu yıldırmaya çalıştılar.

FETHİ BEY (ALBAY)

1908 Devrimi'ne yardım eden genç subaylardan birisidir. Girişken bir asker ve politikacıdır. Enver ve Hafız İsmail Hakkı paşalarda olduğu gibi saraydan bir prenses ile evlenmesi teklif edildi ancak reddetti. Cesur ve yürekli biri.


HALİDE HANIM

Bir kadın. Türk kadınının oy kullanma hakkını savunan bir Yahudi. Cemiyet yanlısı. Tanin'de yazmakta. Çok iyi bir romancı.

HALİL BEY

Müze müdürü. Kendisinden daha ünlü olan kardeşi Hamdi Bey'in halefi. İstanbul Valisi yapıldı fakat tamamen başarısız oldu. Soy bakımından Rum, dedesi 1832 Scio (Sakız) katliamı sırasında esir alınmıştı. Politikadan uzak durdu. Fransızca'yı iyi konuşur. Türkiye'nin antik tarihi hakkında çok derin olmasa da ciddi oranda bilgiye sahip birisi.

HASAN İZZET

Türk ordusunun "Von der Goltz"u olarak anılır. Birinci kolordunun birinci alayının kumandanıdır. Harbiye Nazırı'ndan başka birisinin kontrolünde olmayıp, oldukça bağımsızdır. Kafkas cephesinde kumandandı ama Sarıkamış harekâtında Enver'in büyük hatasından sorumlu tutuldu ve gözden düştü. Almanya'da okudu; Orduda oldukça etkili, son derece aktif ve zeki bir lider. Eğer kendi düşüncesine uymazsa Hükümetin emirlerini kesinlikle dikkate almaz.

HÜSEYİN CAHİD

Tanin gazetesinin editörü. Eski Maliye Nazırı Cavid Bey'in çok yakın arkadaşı. Aşırı ve radikal düşünceleri ve görüşleri sadece Ortodoks Müslümanlar değil Rum ve diğer milletler için de rahatsızlık oluşturmakta. 31 Mart Olayı sırasında Ahmet Rıza Bey ile birlikte kalabalık tarafından linç edilmek istendi. Hiç şüphesiz cesur biri ancak pek çok kişi sonunun kötü olacağından bahsetmekte.

İBRAHİM PAŞA

Cidde Mutasarrıfı. Trabzonlu fanatik bir Türk. Baskı yaptığı halk tarafından nefret edilen birisi.

İSMAİL BEY (ARNAVUT)

Hükümete et sağlayan kişi. İlk zamanlarında İttihat ve Terakki'ye yardım eden bir Arnavut. Yakovalı. Arnavutluk'ta ajanları var. Şimdi İstanbul'da ama Türk karşıtı ve Arnavut yanlısı. Selanik'ten et temininde yardımcı olmakta veya İstanbul'daki durumun gidişatı konusunda bilgi sağlamaktadır. Eğitimsiz fakat zeki bir adam ve alışverişlerinde dürüst birisi.

İSMAİL CENANİ BEY

Saray ve Bab-ı Ali'deki törenlerin baş sorumlusu. Sultan'ın kabul törenlerinde gelenlerle ilgilenerek onlara yol gösterir. Türk değil ama kökeni şüpheli. Fransızca'yı iyi konuşur. Gösterişe oldukça düşkün birisi.

İSMAİL CANBOLAT

Gizli Servis'in başı ve şimdi İstanbul'da en önde gelen şahsiyetlerden birisi. Ermeni katliamında büyük pay sahibi olan kaba, kolay heyecanlanan ve acımasız bir Çerkez. Aynı zamanda Enver Paşa'ya hiç güvenmez. Abdülhamid rejiminin rüşvetçi İstanbul valilerinden olan Rıdvan Paşa'nın kızıyla evlenerek servete sahip oldu.

İSMAİL BEY (GÜMÜLCİNELİ)

İttihat ve Terakki'nin ilk kurucularından. Parlamentonun toplanmasından sonra İttihat ve Terakki'nin başkan yardımcısı olarak seçildi. Kararlı bir karaktere sahip. Kâmil Paşa'nın ve Abdülhamid'in alaşağı edilmesinde önemli rol oynadı. Daha sonra İttihatçıların despotik uygulamalarından rahatsız oldu ve karşıt görüşe katıldı. Parlamentoda korkusuzca İttihatçıların uygulamalarını tenkit etti.

İZZET PAŞA HOLO

15 yıldan beri Hamidiye rejiminin en önemli şahsiyetlerinden biri. İslam dünyasının bağışlarıyla finanse edilen Hicaz demiryolunun tasarlayan ve yapımının gerçekleşmesini sağlayan kişidir. Şaşırtıcı bir servete sahip ancak bu serveti Hicaz demiryolu projesinden elde etmedi hatta bu projenin temiz bir çizgide devam etmesinde ısrarcı oldu.

MAHMUT SADIK BEY

Zeki ve tanınmış bir yazar. İğneleyici ve taşlayıcı bir üslubu var. Kudüs valiliği yaptı. İttihatçılarla çalıştı, fakat sıkıyönetim vb. uygulamalar üzerine onlardan ayrıldı. Oldukça dürüst biri. İyi bir gözlemci. Son yıllarda gazetecilik yapmakta, başta Sabah (Kendisi bir Rum olan Papadopulos tarafından 1875 yılında yayın hayatına başlayan Sabah Gazetesi'nin başyazarı Şemseddin Sami'dir. Bu gazete halka ulaşmak için sade bir dil kullanmış ve fiyatını da düşük tutmuştur. Sabah gazetesi 1882'de Mihran Efendi tarafından satın alınmış ve gazetede ilk kez miladi takvim kullanılmıştır. Daha sonra gazetede Hüseyin Cahit, Adnan Adıvar, Cavit Bey, Ahmet Emin Yalman gibi yazarlar yer almıştır.) olmak üzere çeşitli gazetelerde yazmakta. Hükümeti eleştirdi fakat bir şekilde tutuklanmaktan kurtuldu. Genel olarak saygı duyulan ve sevilen biri.

MAHMUT ŞEVKET PAŞA (GENERAL)

Büyükbabası'nın yerleştiği Bağdat'ta doğdu. 50 yaşlarında. Almanya'da eğitimini tamamladı ve bir süre orada yaşadı. Sultan Abdülhamid Almanya'dan savaş malzemeleri temini için onu görevlendirmişti. Daha sonra Yıldız'da bulunan silah deposunun sorumlusu yapıldı ve Abdülhamid tarafından birinci derece general rütbesi verildi. Üsküp Valisi oldu ve 1908 Devrimi'nin ilk günlerinde Selanik'te bulunan III. Ordu Komutanlığı'na getirildi.

Yarı Arap olarak oldukça akıllı biri ve İttihat ve Terakki ile ilişkisi olmasına rağmen tam üyesi olup olmadığı şüpheli. Mahmut Şevket Paşa'nın, örgütün genç subaylarına karşı olan pozisyonu Hilmi Paşa'nın örgütün sivil kanadıyla olan ilişkisine benzemekte. Aslında, her ne kadar general rütbesinde de olsa önemli konularda genç subayların isteklerini yerine getiren bir kukla olmaktan öteye geçmeyen bir pozisyonu var.

MOLHO, ISAAC

Şovenist Tasfir-i Efkar'ın baş editörü olan bir Selanik Yahudi'si. Son derece zeki ve vicdansız. Türk halkının saflığını tam anlamıyla ve kesin bir şekilde ölçebilen bir gazeteci. Kendisi ve gazetesi Türkiye'de oldukça büyük bir etkiye sahip.

MUSA KAZIM

Harput bölgesinden cahil ve kapasitesi düşük bir Kürt. Belli oranda bir doğal zekâ ve açgözlülüğe sahip. Eski rejim sırasında saray görevlilerinden birinin çocuğunun öğretmenliğini yaptı. Kendisinin akıllı bir entrikacı olduğunu gösterdi ve her nasılsa Müslüman bir din âlimi olarak sahte bir ün kazandı. 1908 sonrasında İttihat ve Terakki'ye katıldı. Aynı zamanda yeni açılan bir mason locasına kaydoldu. Mason locasına kaydolan ilk şeyhülislam olarak bundan fazlasıyla yararlandı. Maarif Nazırlığı'nda bir göreve atandı. Rejimin değişmesi üzerine önce Senatör, arkasından da Şeyhülislam yapıldı.

MUHİDDİN BEY (2)

Zaman zaman editörlüğünü de yaptığı Tanin gazetesinin kadrosunda yer alan bir gazeteci. Cemiyet tarafından kullanılan çok sinsi, rüşvetçi ve tehlikeli genç bir adam. Hoşlanmadığı yabancı gazetecileri aykırı konuşmaları konusunda teşvik ettikten sonra Cemiyete ispiyonlayan biri. Maharetsiz biri olduğuna inanılır. Başını derde sokmak amacıyla İstanbul'daki Times'ın muhabirine sahte askeri belgeleri vermek istemesi başarısızlıkla sonuçlandı.