Dışişleri Bakanı Ali Babacan, başkan adaylarının seçim kampanyaları sırasında Türkiye için hassasiyet taşıyan bazı konularda kullandıkları farklı söylemlere rağmen, Türkiye-ABD ilişkileri doğası gereği partiler üstü bir nitelik taşıdığını belirterek, ''Yeni ABD yönetimiyle de bundan önce olduğu gibi, iki yakın müttefik olarak stratejik ortaklığımızı karşılıklı güven zemininde pekiştirmek ve 2008 yılında yakalanan işbirliği ve dayanışma ruhunu ilişkilerimizin her alanına teşmil etmek için çalışmaya devam edeceğiz'' dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2009 yılı bütçesinin sunuşunu yapan Babacan, sıcak çatışmalar, terörizm, kitle imha silahlarının yayılması tehlikesi, sınır ötesi suç şebekelerinin zararlı faaliyetleri, yasadışı göç ve giderek ciddi boyutlar kazanan çevre sorunlarının, uluslararası gündemi meşgul eden konular olduğunu belirtti.
Türk dışişleri camiasının ülkenin menfaatlerinin uluslararası alanda savunulması ve geliştirilmesi yönünde özverili ve dinamik takım çalışması sergilediğini ve önemli başarılara imza attığını belirten Babacan, Türkiye'nin, 3. ülkelerin aralarındaki sorunları gidermelerinde kolaylaştırıcı rol oynamak üzere 2008 yılında da yoğun ve etkin diplomatik faaliyet içine girdiğini anlattı.
Babacan'ın konuşmasından öne çıkan diğer ifadeler şöyle:
• Irak'ın kuzeyinde yuvalanmış bulunan bölücü terör örgütünün bu bölgeden Türkiye'ye karşı düzenlediği saldırılar, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkileri adete zehirlemektedir.
• Terör örgütüne karşı silahlı kuvvetlerimizce yürütülen operasyonlar, tamamen uluslararası meşru güvenlik endişelerimize dayanmaktadır.
• Türkiye'nin AB ile ilişkilerindeki tek hedefi, tam üyeliktir. Başka herhangi bir alternatifi kabul edemeyeceğimiz AB tarafından da artık anlaşılmıştır'.
• Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde Batı Trakya Türk azınlığı ile ülkemizdeki rum ortodoks azınlığını, birer dostluk köprüsü olarak görüyoruz.
• İran'ın nükleer programı uluslararası toplum için endişe kaynağı oluşturmaktadır.
• Bu soruna, diplomatik müzakereler dışında gerçekçi
başka bir çözüm yolu da görmüyoruz.
• Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın, ilişkilerimizin normalleştirilmesi yönündeki yapıcı yaklaşımımıza benzer şekilde karşılık vermiş olmasını da temkini elden bırakmamakla birlikte, olumlu bir gelişme olarak görüyoruz.
• Kyoto Protokolü'ne taraf olunmasına ilişkin yasa tasarısının, bir an önce yasalaşması, ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası alanda yürütmekte olduğu çalışmalara katkıda bulunacaktır.
AA