İbrahim Kahveci'nin yazısı...
Ekonomiye borsa tarafından bakacak olursak, Türkiye de tüm dünya ülkeleri gibi ta 2008 başında krize girmişti. Çünkü borsalar bu yılın hemen başından itibaren düşüşlere çoktan başlamıştı. Ama reel ekonomilerde bırakın küçülmeyi, yılın ilk çeyreği hatta ilk yarısı itibari ile büyümeler sürebilmişti.
Borsalar ayağından bakacak olursak bugün bile kriz için “daha bu ne ki” diyebiliriz. Geçmişte ekonomimizin barometresi olarak kullandığımız borsamız nominal olarak sekiz yıl geriye çoktan gitti bile. Rekor büyümelerin meğerse arkasının ne kadar boş olduğunu bize borsalarımız gösterdi.
Yıl 2000 borsa 20.000
Yıl 2008 borsa 21.000
Uygun mu?
Şimdi başarının ölçüsü mü yanlış kullanıldı; yoksa ölçü mü şaştı? Sorunun cevabını elbette bulması gerekenler biz değiliz. Biz sorunun teşhisine yardımcı ipuçlarını veriyor ve devamını yetkili ve bilgililerin almasını bekliyoruz.
Bu yılın ilk yarısı itibari ile borsalarda yaşanan sert düşüşleri “burası borsa” mantığı ile geçiştirmeye çalışanlar da yine bizlerdik. Hatta “Ne krizi” açıklamalarının yılın tam da ortasında geldiğini unutmayalım.
Burada aslında şaşılacak bir durum da yoktur. Çünkü borsanın bir öncü gösterge olarak işlevini kabullenmek sıkıntı vericidir. Ortalıkta reel sektörü etkileyen hiçbir veri yokken sadece borsaya bakıp “krizdeyiz” demek de akılcı olmamalıdır. Ama tedbiri de elden bırakmak gerekmiyor tabii.
Bugün kötü günlerin en kötülerinden bir dönem daha yaşıyoruz ve moraller çok bozuk. Gazetenin nerede ise her başlığı “kriz” kelimesi içeriyor.
Borsa en kötü günlerini yaşarken reel ekonomide kepenkler bir biri ardına yeni kapanıyor. Hem finans çökmüş hem reel kesim çökmüş durumda. Acaba bu kadar kötü müyüz?
Bugün kimse çıkıp “Ne krizi?” demiyor. Elbette kriz tellallığına da gerek yok. Çünkü ortalıkta sevinilecek çok büyük gelişmeler var.
Öncelikle belirtelim ki bu büyük krizde milyarlarca dolarlık şirketlerimiz milyon dolarlar değerine düşmüş olabilir. Sudan ucuz şirketlerimiz yok artık. Çünkü öyle şirketlerimiz var ki “su bile onların yanında daha pahalı” duruma gelmiştir.
Bu ucuz piyasaya ve alıcı sıkıntısı çekilen piyasaya rağmen “yeni halka arzlar” yapılabiliyor. Sudan ucuzun daha ucuzunu icat ettik ve halka satıyoruz ya. Bu mutlu haberin muhteşem bir gelişme olduğunu, tüm ülkemize en üst makamların ağzından duyurmamız gerekmiyor mu?
Müjde “KRİZDEN ÇIKTIK” diyelim artık.
Hakkımızdır!
Yıl ortasında “Ne krizi?” diyebildiysek şimdi de “müjde krizden çıktık” diye haykıralım artık.
Halkı seviyor ve halka arz ediyoruz.
Halkımıza duyurulur:
KRİZDEN ÇIKTIK!
Müjde…
Yeni Şafak