Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

* 6 muvazzaf subaydan 4'ü tutuklandı * İsrail 800 Filistinli'yi katletti * Peres'ten dünyayı şaşırttan iddialar * Yargıtay: 'Çekincemiz hükümet değildi' * Aselsan mühendislerinden bir ilk daha... * Kılıçdaroğlu sonuna kadar dedi * Ergekon kazılarına ara verildi * 'Hocam bir derdim var' diyorsan DİNLE * Kasası kasa değil sanki cephanelik! * Zekeriya Öz "bizzat" sorgulamak istedi

.: MORALHABER :.
 
.: MORALHABER :.

Hasan CEMAL - MİLLİYET
Türkiye, Humeyni öncesi ve sonrası gibi mi?..
Ergenekon, Baykal, İlhan Selçuk, darbe!...

Umur TALU - SABAH
Diktaya dikta demem, dikta benim olunca!
Kiminin hoşlanmadığı 'demokrasi' kavramı ...

Mümtazer TÜRKÖNE - ZAMAN
Laikliği ve Cumhuriyet'i Ergenekonculara karşı savunmak
Yavuz hırsızlık, böyle bir şey olmalı...

Mehmet ALTAN - STAR
Neler oluyor?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ...

Taha KIVANÇ - Yeni ŞAFAK
Bizde böyle şeyler olmaz
'Ayışığı' ve 'Sarıkız' adları size ne hatırlatıyor?...

Ali BAYRAMOĞLU - YENİ ŞAFAK
Devlet teyakkuzda: 2007'ye geri dönüş mü?
Gladyo tipi örgütlenme ya da askeri darbe ...

Hasan Celal GÜZEL - RADİKAL
Gladyo çatırdarken...
Önce, içlerinde orgeneral, profesör titrli isimlerin de yer aldığı...

Ahmet TAŞGETİREN - BUGÜN
Baykal’ın Ergenekon sancısı
Ergenekon konusunda en tipik tepkiyi Baykal'ın...

Hasan KARAKAYA - VAKİT
Ergenekon 'CHP’nin iyi teröristleri' midir?
'İki kör'ün, 'dolma yeme' hikâyesini bilirsiniz...

Hüseyin GÜLERCE ZAMAN
Ergenekon'da darbeli matkap paniği...
Ergenekon 'da son tutuklamalar kimi çevrelerde paniğe sebep oldu...

Emre AKÖZ - SABAH
Ergenekon'un tasfiye edilmesini en çok kim ister?
Artık Ergenekon'un tasfiyesi gerekiyor. ...

Ali FERŞADOĞLU - Yeni ASYA
Maddî kalkınmanın kaynağı da imandır
İlk Peygamber Hz. Âdem’den (as) son resûl Hz. Muhammed’e...

Mehmet PAKSU - BUGÜN
Hz. Ali'nin dördüncü halife olmasının hikmeti neydi?
...

Mehmet ŞEVKET EYGİ - Milli GAZETE
Reaksiyon değil Aksiyon Müslümanı Olmak
Protestolar, mitingler, feryatlar... Hepsi lazım, hepsi güzel... Lâkin...

.: MORALHABER :.

A. Raif ÖZTÜRK
İsrail’e lanet mi? Yoksa bilinçli olmak mı?
Sivil halkın üzerine vahşice saldıran...

Berrin GÖNCÜ - PSİKOLOG
Çocuğunuz hala okuyup yazamıyor mu?
Birinci dönemin sonlarına yaklaştığımız...

Fahri SARRAFOĞLU
Dua kulübeleri ve işyerinde mescit
Aman efendim fabrikada mescit yokmuş yok şu işyerinde mescit varmış....

Ferhat Güneş
Number One
Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına...

Gülay ATASOY
Bu kadarına da pes doğrusu!
Evvelki gün Sayın Oktay Ekşi köşesinde...

Meryem Aybike SİNAN
Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (40)
Ya Mukît: Gizlisi olmadan herkesin maddî, manevî rızkını veren...

.: MORALHABER :.
.: MORALHABER :.

Ana Sayfaya Dön

 

Bilim adamlarına havlu attıran sorular

27 Kasım 2008 Perşembe : 09:45
BİLİM - TEKNOLOJİ

Teknolojinin baş döndüren gelişimine rağmen öyle sorular var ki bilim adamlarının nutku tutuluyor.

Bilimin Zorlandığı Sorular
Kâinatın, içinde gömülü bulunduğu metafizik hakikati idrak etmede yaşadığımız en büyük zorluk, yaradılışa içeriden bakıyor olmamızdır.

Bizler zaman, uzay ve maddeyle kayıt altına alınamayan metafizik gerçekleri idrak etmeye çalışıyoruz; çünkü bütün düşüncelerimiz fizikî tecrübelerimize dayanıyor. Ömrünü kutuplarda geçirmiş, suyu hep buz olarak algılayıp mânâlandırmış bir insana, yıllar sonra buharı gösterseniz ve 'Bu da sudur!' deseniz, onu ikna etmekte elbette zorlanırsınız.

Önceleri kâinatın -klâsik fiziğin bakış açısıyla- tamamen deterministik kurallara göre yapılandırıldığı ve işletildiği kabul ediliyordu. Determinizm prensipleri, insanlara aynı sebeplerin aynı neticelere yol açacağını öğretmişti. Daha sonraları ortaya çıkan kuantum fiziği ve izafiyet gibi sahalarda yapılan çalışmalar, maddenin en küçük ölçeğe inildiğinde, zannedildiği gibi katı olmadığını ortaya koydu. Atomlar, protonlar, nötronlar, kuarklar, gulanlar ve bunlar arasındaki irtibatı sağlayan bağlar, bilgi-akıl paralelinde yapılan değerlendirmelerin değişmesine vesile oldu. İlmî sahalarda yapılan bu çalışmalar, insanı tekrar düşünmeye zorladı. Zaten fen ilimlerimde dün yoktur, bugün vardır. Bugün îzah edilen bazı gerçekler, yarın farklı bir temelde tekrar îzah edilebilir.

Varlığın bütününe ait bilgiler olmadan, o bütünün bir parçası hakkında isabetli yorumlar yapabilmek mümkün değildir. Saatin ne maksatla yapıldığını bilmeyen bir insan, saatin içindeki her parça için farklı yorumlar yapabilir. Ancak bu yorumların tam doğruluk nispeti, ihtimal hesaplarına giremeyecek kadar düşük olur. Koskoca bir kâinatta küçücük bir noktanın acizliği ortadadır. Bu sebeple, etrafımızda gördüğümüz müthiş yaratma faaliyeti ve fizikî dünyanın sınırlı yapısı, bizi fizik kanunlarını koyan ve işleten Kuvvet Sahibi'ni düşünmeye ve O'nun bize sunduğu mesajları anlamaya zorlamaktadır. Kâinatı bu perspektiften okuyabilmek, bize Varlığın Sahibi'ne ulaşma adına büyük mesafeler aldırabilir.

Oksijen ve hidrojen elle tutulabilseydi, acaba bunların bir araya gelerek oluşmasına vesile oldukları suya ulaşılabilinir miydi? Veya sodyum ve klorun; sodyum klorürü -bildiğimiz sofra tuzunu- meydana getirmek için bir araya gelebileceğini tahmin edebilir miydik? Bir sistem kendisinden daha karmaşık bir başka sistemin meydana getirilmesinde aktif olabilir. Ancak bir sistemin kendisinin temel hususiyetlerinden tamamen farklı, yepyeni bir sistem meydana getirdiği müşahade edilmemiştir. Akıl ve şuurdan mahrum olan, rengi, kokusu vb. özellikleri ile etrafımızda gördüğümüz farklılıkları ihtiva etmeyen karbon, hidrojen, oksijen ile diğer elementlerin insan gibi bir mucizeyi –haşa– kendi kendilerine inşa ettiğine hangi akıl sahibi inanabilir? Kâinatın maddî temelini oluşturan atomik ve atomaltı seviyedeki parçaların her birini ve bunlar arasındaki olağanüstü sıkı münasebetleri izahta, sadece fizikî açıklamalar yeterli değildir. Fizik, bir hâdisenin hangi şartlarda veya nasıl tezahür ettiğini açıklamaya çalışır; fakat bu âhenkli ve mîzanlı hâdiselerin kim tarafından, hangi maksatla yaratıldığını cevapla(ya)maz. Kâinatta her şey o kadar yerli yerindedir ki, perdenin arkasındaki Zât, dâima kendini hüşyar kalblere, zinde akıllara hissettirir.

Bundan yüzyıl önce maddenin katı, sıvı ve gaz şeklindeki formlarının aslında yoğunlaşmış enerji olduğunu söyleseydiniz, insanlar size herhalde gülerlerdi. Daha sonraları, Einstein'ın ortaya attığı izafiyet teorisi ile başlayan bir vetire, maddeye yeni bir bakış açısı getirilmesine vesile oldu. Max Planck'ın 'ısınmış maddelerin, ayrı ve sâbitleşmiş enerjilerde ışıdığı'na dâir keşfi ile 'kuanta' olarak bilinen enerji paketleri gündeme geldi. Bu büyük keşif, bütün maddelerin aslında yoğunlaşmış enerji olduğunu söylemekteydi. Fizikî âlemin dar kalıplarında hâdiselere izah getirmeye çalışan herkesi zorlayan bu açıklamaların hayatımızda pratik uygulamalarını görmek mümkün. Transistörler, cep telefonları, televizyonlar, mikrodalga fırınlar ve daha birçok âlet, bu sezgilere ters düşen keşiflerin ışığında yapılmıştır. Bu gelişmeler, varlığı daha derinden okuma imkânını da bizlere sunmaktadır. Kuantum fiziği çevresindeki her bir gelişme, etrafımızdaki hâdiselere ve maddeye bakışımızı yeniden gözden geçirmemize vesile olmuştur. Şimdi etrafımızda cereyan eden bazı hâdiselere kısaca bakalım:

Mıknatısların manyetik sahasına giren manyetik malzemelerin davranışlarına hepimiz âşinayızdır. Ama nasıl? Mıknatıstan yayılıp, metale yakına gelmesi emrini veren şey nedir? Peki, aynı kutuplu mıknatıslar karşı karşıya gelince, ortaya neden itme kuvveti çıkar?

Yerçekimi de bir muamma olarak karşımızda durmaktadır. Neden bir çekim vardır? Dünya'daki varlığın uzaya saçılıp gitmemesi için mi? Olabilir. Ancak yerçekiminin bir neticesi olan bu husus, "Yerçekimi neden var?" sorusunun cevabı değildir. Hem şuursuz bir varlık, diğer bir varlığı neden koruma ihtiyacı hissetsin ki?!

Elektrik, hayatımızda oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Yaptığı işleri görünce elektriğin ne olduğunu genellikle anladığımızı zannederiz. Hiç düşündük mü, elektrik nedir? Verilebilecek pek çok cevap bulunabilir. Ancak bu cevapların hiçbiri elektriğin bize neden hizmet ettiği gerçeğini izah etmez.

İnsan vücudu, yaklaşık 75 trilyon hücrenin ortak bir hayat için beraber hareket ettiği bir mu'cize makine gibi çalışır. Her bir hücre hayatın devamı için bağımsız olarak katkıda bulunmasına rağmen, insan vücudunda işlerin karışmaması, idrak sahiplerine çok şey ifade etmektedir. Duyduğumuz üzücü bir haber, gözlerimizden yaşların boşalmasına sebep olurken, korkunç bir hâdise tüylerimizi diken diken edebilir. Üzülen veya korkan hangi hücrelerimizdir?

Hücrelerin büyük çoğunluğu altı ayda bir yenilenmektedir. Eski hücre, yerini yenisine bırakırken, bilgisini de bırakmaktadır. Hücre zarı, hangi maddeleri alıp hangilerini almaması gerektiğine dâir ön bilgiye nasıl sahip olmaktadır? Hücre zarı kapı bekçiliği vazifesini kimden almaktadır? Böyle bir iş bölümünü kim yapmıştır?

Işık nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Göz-madde-ışık koordinasyonu nasıl sağlanır? Işığın foton veya dalga şeklinde meydana gelmesinde belirleyici faktör nedir? Işık neden aydınlatır? Işığı meydana getiren fotonlar, bu bilgiye nasıl sahip olmuşlardır?

Şüphesiz bu soruların ilmî açıklamaları şu veya bu şekilde yapılmaktadır. İlim bize hâdiselerin nasıl gerçekleştiğini îzah etmeye çalışmaktadır. Ama bu hâdiselerin neden gerçekleştiğini izah edememektedir. Arının, balı nasıl ürettiği elbette bilinmektedir. Ama çok faydalı bir gıda olan balın, insanın hizmetine verilmesi gerektiğini şuur sahibi olmayan arılar nereden bilmektedir? Bu listeye daha pek çok soru eklenebilir. Bilim dünyasının ortaya koyduğu her yeni keşif, maddeye hükmeden bir gücün, varlık üzerindeki büyük hâkimiyetini ortaya koymaktadır. Kâinattaki müthiş âhengi, varlıkların işleyişindeki harika nizamı anlamak için, fen ilimlerinin îzah getiremediği bir yaklaşıma da açık bulunmak gerekir. Varlık âleminde meydana gelen hâdiseleri, peşin hükümlerden uzak şekilde anlamaya çalışan nazarlar, bugün 'kâinattaki âhenk ve nizamın her şeye gücü yeten bir Yaratıcı'yı işaret ettiği' hakikatine doğru kaymaktadır.

Sızıntı

 

Sayfa Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Aselsan mühendislerinden bir ilk daha...
Türkiye ekonomisine tasarruf sağladığı kadar, Türk sanayine aynı zamanda sınıf atlattıracak bir sisi
'Dünya'nın tek değil çift çekirdeği var'
ABD'de Murray State Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Haluk Çetin ve Fügen Özkırım, Dünya’nın tek d
Yargıtay'dan herhangi bir açıklama yok
Yargıtay Başkanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Toplantı sonrasında yazılı açıklama yapılmayacağı du
Cisimleri havada tutmanın yolu bulundu
Bir cismin havada tutulması gerçekleştirilmedi ancak Amerikalı bilim insanları, cisimleri havada tut
Sanal ortamda 'oyuna gelmeyin'
Knight Online World ve World of Warcraft gibi internet üzerinden oynanan oyunlara katılabilmek için
Bunlar da NASA'lı Türkler...
70 bin öğrenci geleceğin teknolojisi için turnavada birbiriyle yarıştı. Türkler NASA’nın düzenlediği
Facebook paralı olacak mı? İşte cevap:
Bir sabah uyandığınızıda Facebook'unuz para isterse ne yaparsınız? Techcrunch’ın yazarlarından Mich
Facebook'culara kötü haber
Facebook'ta durumlar kesat: Sosyal network platformu yakında en büyük probleminiz haline gelebilir.
Google'a rakip çıkarmak için kurs açılıyor
İnternet dünyasında ses getiren fikirlerin büyük bölümünün yabancılar tarafından yapılması Türkiye'y
Kürtçe Kur'an sitesi: Hinariya Quran
TRT'nin Kürtçe TV açılımından sonra gündeme gelen Kürtçe yayınlara bir yenisi daha eklendi. Kürtçe K
Microsoft'tan kullanıcılarına müjde
Halen 20 dilde kullanılabilen Microsoft Office Live Workspace'in beta sürümünün, hizmete girdiği mar
Devlet, üniversite mezunu kaloriferci arıyor
Devlet kurumlarına alınacak postacı, kaloriferci, şoför ve hizmetli kadrolarına başvuru yapabilmek i
3 boyutlu televizyon yakında geliyor
3 boyutlu ekranlar, 2009'da piyasaya çıkıyor. Gelecek yıl 3 boyutlu ortamlardaki gelişmeyle, birçok
Kötülüklerin kaynağı ABD