Çağrı Çobanoğlu'nun haberi
Önemli olanın demokrasi ve insan hakları gibi konularda uyum sağlamak olduğunu söyleyen Başkonsolos Stiernlöf, Türkiye'nin üyeliğine topraklarının çoğu Asya'da yer aldığı için karşı çıkılamayacağını vurguladı. Türkiye'deki ilk röportajını Zaman'a veren Stiernlöf, İsveç'in Türkiye'deki demokrasi ve insan hakları konusunda eleştirilerinin bulunduğunu, amaçlarının Türkiye'nin AB'ye girmesine yardım etmek olduğunu anlattı. İsveç'in niçin Türkiye'nin üyeliğini desteklediği sorusuna karşılık olarak 'AB'nin bir barış projesi' olduğuna işaret eden Stiernlöf AB'nin sınırlarının genişlemesini istediklerini, böylece gelecekte ülkeler ve toplumlar arası çatışma ihtimalinin azalacağını, yanlış anlaşılmaların üstesinden gelinebileceğini dile getirdi. İsveç Başkonsolosu, Türk halkında AB üyeliğine azalan destekle ilgili olarak da bunu tersine çevirmek için çaba sarf edeceğini kaydetti. 2009 sonbahar döneminde İsveç'in AB dönem başkanlığına geçeceğini hatırlatan Torkel Stiernlöf, bu dönem boyunca İsveç İstanbul Başkonsolosluğu olarak Türk halkına AB'yi daha iyi anlatmak ve niçin Türkiye'nin AB'ye; AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu göstermek için çeşitli organizasyon ve etkinlikler düzenleyeceklerini aktardı.
Öğrencilik yıllarında yazdığı "Allah'ın adıyla: İslam, Gençlik ve Cihat" isimli bir kitabı da olan başkonsolos, İslam ile demokrasinin uyuşmadığı görüşüne karşı çıkarak, Müslümanlık ile demokratlık arasında çelişki görmediğini ifade etti. Sorunun çeşitli düşünce biçimlerinin yorumlanmasına bağlı olduğunu ve aşırılık yanlılarının ister Hıristiyanlığı, ister İslam'ı isterse de milliyetçiliği anlamlandırmaları durumunda demokrasi ile uyuşmayan, farklılıklara tahammül göstermeyen sonuçların ortaya çıkacağını kaydetti. Baskıcı yönetimlerin, hayat pahalılığının ve işsizliğin aşırılık yanlısı grupların büyümesine yol açtığını da sözlerine ekledi.
Iraklılar 'Savaştan nasıl kaçınabiliriz?' düşüncesindeydi
Irak'ta kitle imha silahlarının arandığı dönemde Birleşmiş Milletler (BM) silah denetçilerinin eski Başkanı Hans Blix'in özel danışmanı olan Torkel Stiernlöf, o zamana ilişkin gözlemlerini de paylaştı. Hans Blix, ABD'yi BM'nin incelemeleri sonuçlanmadan Irak'a saldırdığı için eleştiriyordu. Başkonsolos Stiernlöf, Blix'in BM'nin savaş başlayana kadar yaptığı çalışmalarda kitle imha silahlarının varlığına ilişkin herhangi bir delil bulmadığını açıkladığını hatırlattı. İsveçli diplomat, "Savaşı koalisyon güçlerinin kazandığı söylenebilir ama barış kazanmadı. Sorun bu." ifadelerini kullandı. Kitle imha silahlarını bulma konusunda Irak ile BM arasındaki işbirliğinde sorunlar da olduğunu kaydeden başkonsolos, ABD'nin Irak'a gireceği anlaşıldığında Iraklı yetkililerde gerginlik değil ama umutsuzluk sezdiğini ifade etti. Stiernlöf, Iraklıların 'ne yaparsak yapalım savaş çıkacak' düşüncesinde olmakla beraber son dönemde BM ile işbirliği konusunda çok daha fazla yardımcı olduklarını, 'savaştan nasıl kaçınabiliriz'in arayışı içine girdiklerini ama bunun biraz geç kaldıklarını söyledi.
Konsolosluk, İsveç'in yurtdışındaki en
eski mülkiyeti
Beyoğlu'ndaki İsveç başkonsolosluğunun bulunduğu alan bu ülkenin yurtdışında satın aldığı ilk mülkiyet. İsveç, bölgeyi 1757'de almış. Başkonsolos Torkel Stiernlöf, konsoloslukta gelecek yıl yenileme çalışmaları yapılacağını ve bunun sonucunda hem çevre ile dost hem de enerjiyi etkin kullanabilen bir bina oluşturulacağını kaydetti
Zaman