Adem Yavuz ARSLAN'ın yazısı
MİT Eymür'ü neden sattı?
Ergenekon birbirine girmiş o kadar çok olayı kapsıyor ki anlayıp anlatmak başlı başına bir iş.
Ortaya çıkan son 'MİT Belgesi' de bu karmaşaya tuz biber ekti. Belgenin içeriği, anlamı bir yana önceki gün itibariyle istihbarat dünyasında yeni bir savaşın fitili ateşlendi. MİT eski Kontr Terör Daire başkanı Mehmet Eymür ile MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun ve mevcut yönetim arasındaki görüş ayrılığı artık savaşa dönüştü denebilir. Bu süreçte yeni bilgi ve belgelerin ortaya dökülmesi kaçınılmaz.
Önceki gün ortaya çıkan belgeye göre 'haham' Tuncay Güney aslında MİT elemanıymış ve Ergenekon örgütüne sızdırılmış. Meclis'in bile ifadesini alamadığı Veli Küçük'ün 'has dairesi'ne girecek kadar başarılı olmuş. Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu Ergenekon sanıklarıyla çalışmış. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var. MİT illegal yapılanmalara sızma konusunda oldukça tecrübeli.
Mahir Kaynak mesela. O da 9 Martçılar'ın içine sızmış ve darbeyi deşifre etmişti. Sarp Kuray'ın dün Zaman'a verdiği röportajda 'Ergenekon'un 2004'teki darbe teşebbüsü 9 Mart'ın kopyası' teşhisi de gözden kaçırılmamalı. İlhan Selçuk başta olmak üzere çok sayıda isim 1971'de darbecilikten yargılanmıştı. Tesadüfe bakın ki 37 yıl sonra İlhan Selçuk yine aynı iddiayla yargılanıyor.
MİT'in açıklamalarının şifrelerine gelirsek. Kurum'un ' kayıtlı haber elemanımız değil' açıklaması, Güney'in istihbarata çalışmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü istihbarat dünyasında üç tür haber elemanı var. Tanımları ve çalışma şekilleri değişir. 'Kayıtlı elemanınız değil' demek olmadığı anlamına gelmez.
Kaldı ki 2001 yılında dönemin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Müdürü Adil Serdar Saçan'a verdiği ifadede Tuncay Güney, iki defa 'Eymür'ün adamları düzenli olarak benden bilgi alırlardı' diyerek ipuçlarını da veriyordu.
Yani konuyu yakından takip edenler için Tuncay Güney'in istihbarat elemanı olması sürpriz değil. Kafalarda soru işareti oluşturan konu belgenin ortaya çıkış tarihi ve MİT açıklamasındaki tırnak içi ifadeler. Ergenekon duruşmalarında çapraz sorgular devam ediyor.
Kritik günlerdeyiz denebilir. Veli Küçük ve Doğu Perinçek'in çapraz sorgularından çarpıcı bilgiler ortaya dökülebilir. Bu safhada Güney'in MİT belgesinin ortaya çıkması manidar. Özellikle tırnak içi 'Kuruluş ve İşleyişi tartışmalı olan Kontr Terör Merkezi, sorumluları ile birlikte 1997 yılında şema dışına çıkarılmıştır' ifadesi önemli. Deneyimli bir istihbaratçının yorumu şöyle;" MİT, Mehmet Eymür'ün başkanlık yaptığı bir yıllık dönemdeki birtakım uygulamaları onaylamıyor. Davanın önümüzdeki duruşmalarında ya da yeni dalgalarında ortaya dökülecek tartışmalı bilgi ve belgelere karşı ön alıyor.
Yani biz zaten bu dönemin yanlış işlerini gördük ve söz konusu yapıyı kurumdan uzaklaştırdık. Bu yanlışlar kurumumuzu bağlamaz, demek istiyor." Hem davanın seyri hem de fitili ateşlenen 'istihbarat savaşları', yeni bilgi ve belgelerin ortaya dökülmesiyle devam edecek.
Ankara kulislerine göre 'Tuncay Güney belgesi'ni kurum dışına çıkaran çevreler başka belgeleri de beraberinde götürdü. Bu belge bilgi savaşındaki en büyük risk ise 'Ergenekon mutabakatı'nın bozulması. Gönüllü ya da zoraki, Türk güvenlik birimleri Ergenekon operasyonunda mutabakata varmıştı. Yapılan işlem bir nevi Türkiye'nin son 30-40 yılının 'temizlik operasyonu'.
Fakat gelinen noktada Tuncay Güney üzerinden kurumlar arası bir savaş başlatılmak isteniyor olabilir. Böyle bir savaşı ellerini ovuşturarak izleyecek çok kişi; hele ki Ergenekoncuların olduğu da muhakkak. Bu süreçte yeni kimliği ile Tuncay Güney'i tekrar sorgulamak ise kaçınılmaz. Savaşta çıkan yeni belgelere takılmadan Ergenekon gerçeğini gözden kaçırmamak gerekiyor.
Bugün