Yavuz Donat'ın yazısı
Başbakan'ın terazisi
Konumuz yine Tayyip Bey'in "29 Mart 2009'da birinci olmazsak, Genel Başkanlığı bırakırım" söylemi.
"Bu olay" çok konuşulacak.
Başbakan'ın "neden meydan okuduğu" çok tartışılacak.
Önce "bir şeyin" altını çizelim.
Yerel seçimde "ana ölçü" hangi partinin "kaç başkan çıkardığı" değildir.
"İl Genel Meclisi sandığında" aldığı oydur.
1. AK Parti 2004 yerel seçimlerinde, İl Genel Meclislerinde "yüzde 41.7 oy aldı."
2. Partinin 22 Temmuz 2007 milletvekili seçimlerinde aldığı oy ise "yüzde 46.6."
Tayyip Bey 29 Mart 2009'da "hangi terazide" tartılacak.
* Diyelim ki AK Parti yüzde 40 aldı... "2004'ün gerisine düştü" diye başarısız mı sayılacak?
* Diyelim ki yüzde 45 aldı... "2007'nin gerisinde kaldı, öyleyse başarısız" mı denilecek?
Acaba Tayyip Bey "bunlar konuşulmasın... Beni başka bir terazide tartın" diye mi "yeni bir ölçü" ortaya koydu:
- Birinci gelmezsem koltuğu terk ederim.
Ve Baykal'ın terazisi
Gelelim CHP'ye...
CHP, 2004'teki yerel seçimde "İl Genel Meclisi'nde" yüzde 18.2 oy aldı.
22 Temmuz 2007 milletvekili seçiminde ise "yüzde 20.1."
Soru:
CHP 29 Mart 2009'da "diyelim ki yüzde 19 oy aldı."
"2004'teki oyumu artırdım... Başarılıyım" mı diyecek?
CHP 2004'te "AK Parti' nin aldığının yarısını bile" alamamıştı.
2004 başarı değildi ki, onun "bir puan üstüne çıkmak" başarı sayılsın.
Öyleyse soru:
29 Mart 2009'da "CHP'nin tartılacağı terazi" hangi terazi?
"Büyükşehir" terazisi
CHP 2004'te "Büyükşehir" statüsündeki belediyelerden 2'sinde seçim kazanmıştı:
İzmir ile Mersin.
29 Mart 2009'da CHP "16 Büyükşehir'in diyelim ki 3'ünde seçimi kazanırsa..."
"Başarılıyım" mı diyecek?
CHP'nin "kent oyu", genel oy yüzdesinin üstünde.
Örneğin:
CHP 2004'te "Büyükşehir'lerde" yüzde 24.5 oy aldı.
2009'da "aynı yerlerde" ne yapacak?
AK Parti 2004'te "Büyükşehir" lerde yüzde 46.1'i yakaladı.
"Büyük başarı."
29 Mart 2009'da AK Parti "16 Büyükşehir'de" hangi "yüzdeyi" yakalayacak?
"Kış süresince" hep bunlar konuşulacak.
Onun için yavaş yavaş "konuya ısınmak" gerekiyor.
Oynak merkezin hazin çöküşü
DYP ile ANAP 2002'de "barajın altında kalıp, Meclis'e giremediler" ama...
"Siyaseten" havlu da atmadılar.
"Kaptan" değiştirdiler.
"AK Parti merkez partisi değil, merkez biziz" demeye devam ettiler.
Ve 2004 yerel seçimleri oldu.
DYP (İl Genel Meclisi sandığında) yüzde 9.97 oy aldı.
ANAP yüzde 2.5.
"Belediye başkanlıklarına" gelince...
DYP 388 belediye başkanı çıkardı.
ANAP 100.
1. Bu iki partinin belediye başkanlarının çoğu parti değiştirdiler... Büyük kısmı AK Parti'de... Bazıları MHP'de.
2. DYP bölündü... Şimdi iki tabela var... Hem DYP, hem de DP... 2007 seçimlerine DP girdi... Sonuç fiyasko.
3. ANAP 2007'de seçime bile giremedi.
29 Mart 2009'da "DP-DYP-ANAP" cephesinde ne olacak?
1. Bu partiler "hangi terazide" tartılacaklar?
2. Merkez olma söylemine devam edecekler mi?
Turgut Özal siyasete "oynak merkez" deyimini getirmişti.
"Her kesimden oy alıyorum" demişti.
Ve almıştı da.
1991-2002 arasında "dünya rekoru kırarcasına eriyen" 2007'de "havlu atan" merkez sağ, Mart 2009'da ne yapacak?
1. Şu andaki görüntü: Bir şey yapacağa benzemiyorlar.
2. Tayyip Bey 29 Mart akşamı "tek merkez var, o da benim" derse DP-DYP ne diyecek, ANAP ne söyleyecek?
"Hassas ve derin" soru
Değişik dönemlerde "sandıktan tek başına çıkan" liderlerin (Menderes, Demirel, Özal) ve sandıktan tek başına çıkamasa bile "kitleleri peşinden sürükleyen, yüzde 40'ın üstünde (1977) oy alan" Karaoğlan Ecevit'in "ortak noktaları" vardı.
1. Türkiye'nin "her yerinde" miting yapmak.
2. Türkiye'nin "her bölgesinden" oy almak.
Türk demokrasisi "bu konuda" en sancılı dönemini yaşıyor.
Doğu-Güneydoğu'nun "bazı yerlerinde" iki parti var.
AK Parti ile DTP.
* Ötekilerin sadece tabelası var.
* Ötekilere bir soru: Oralara en son ne zaman gittiniz?
Tayyip Bey "siyasetin dışında olan ve kendisini eleştiren" kişi ve çevrelere dönse...
"Bazı bölgelerde sadece ben varım... Buna ne buyrulur" dese...
Kim ne diyecek?
"Önümüzdeki günlerde" bu konu da çok konuşulacak.
Sabah