Merkez Bankası, küresel krizin büyümenin yavaşlaması, reel sektörün mali bünyesinin bozulması ve kredi daralması nedeniyle tüketicilerin kredi kartı ile daha fazla borçlanır hale gelmesi sonucunu doğuracağını bildirdi. Merkez Bankası, olumsuz gelişmelerin bir sonucu olarak da, enflasyon ve cari açıkta gerileme görüleceğini belirtti. Merkez Bankası, Kasım ayı Finansal İstikrar Raporu'nu açıkladı. Merkez Bankası, küresel kriz nedeniyle dış finansman imkanlarının azalması ve sermaye çıkışlarının ivme kazanması önümüzdeki dönemde Türkiye'nin cari açığının finansmanında güçlük yaratabilecek unsurlar olarak değerlendirilse de, enerji fiyatlarındaki düşüş, iç talepteki yavaşlama ile YTL'de gözlenen değer kaybının, cari açığın hızlı bir şekilde daralmasına ve dolayısıyla dış finansman ihtiyacının azalmasına yol açacağını bildirdi.
ENFLASYON DA BÜYÜME DE DÜŞECEK
Küresel krizin yol açtığı kredi daralmasının ülkelerin büyüme oranları üzerindeki etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiği anlatılan raporda, "Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ekonomide büyüme beklentileri azalmakta ya da daralma beklentisine dönüşmektedir. Diğer taraftan, küresel ekonomide beklenen bu yavaşlama ve emtia fiyatlarındaki düşüş eğilimi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin enflasyon oranlarına olumlu olarak yansımaya başlamıştır. Önümüzdeki aylarda küresel enflasyondaki düşüşün hızlanarak süreceği öngörülmektedir" değerlendirmesi yapıldı.
BORÇLULAR ARTIŞ GÖSTERECEK
Raporda şöyle denildi: 'Önümüzdeki dönemde, bireylerin, kredi kartlarını bir kredi aracı olarak kullanmaya daha fazla yönelmeleri muhtemeldir. Tüketicilerin kredi ihtiyaçlarını, faizi tüketici kredilerine göre daha yüksek olan kredi kartlarıyla karşılamaları ise borcunu ödeyemeyenlerin sayısında artışa yol açabilecektir. Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler, yatırımcıların risk iştahındaki azalma sonucu sermaye çıkışına maruz kaldı ve bu nedenle para birimlerinde ve yatırım araçlarında önemli değer kayıpları da yaşandı.'
Bankalara 'ihtiyatlı olun' çağrısı
Küresel likidite koşullarındaki gelişmelerin, bankaların likidite yönetiminin önemini arttırdığına dikkat çekilen raporda, "Bununla birlikte, bu tedbirlerin amacına ulaşabilmesi için bankaların ihtiyatlı ve etkin likidite yönetimlerine devam etmeleri önem arzetmektedir" denildi. AB ile olan ihracat düzeyi sebebiyle önümüzdeki dönemde başta otomotiv ve tekstil olmak üzere ihracatta yavaşlama olacağının bildirildiği raporda, reel sektörün net pozisyon açığının 2008 Haziran ayında, 2007 yılı sonuna göre yüzde 34 artışla 81,5 milyar dolara yükseldiği, bu artışta esas olarak son altı ayda yüzde 24 oranında artan yurt dışından sağlanan kredilerin belirleyici olduğu anlatıldı. Raporda, ağustosa ilişkin geçici verilere göre, reel sektörün pozisyon açığında hazirana göre önemli bir değişiklik görülmediği belirtildi. Açık pozisyon taşıyan ihracatçı olmayan firmaların sayısı ve açık pozisyon tutarlarının 2008'in ilk yarısında arttığı dikkate alındığında, Türk parasının değer kaybına bağlı olarak TGA'sı olan firma sayısının ve TGA tutarının artabileceği ifade edildi.
Merkez Bankası kasım ayı Finansal İstikrar Raporu'nda ayrıca, 2008 yılının ikinci yarısında YTL'nin değer kaybetmesi, ABD dolarının avro karşısında değer kazanması ve finansman maliyetlerindeki artışlara paralel olarak önümüzdeki dönemde, başta açık pozisyon taşıyanlar olmak üzere, reel sektör firmalarının mali bünyelerinde bozulma ve buna bağlı olarak borç geri ödeme kapasitelerinde gerileme beklendiğini bildirdi.
Yeni Şafak