İbn Haldun'dan Bediüzzaman'a medeniyet fikri

''İslâm milleti kavramı üzerinden muazzam bir medeniyet fikri sunan bir düşünür var: Bediüzzaman.'' diyen Yusuf Kaplan, İbn Haldun'dan Bediüzzaman'a medeniyet fikrini anlattı.

09 Ocak 2012 Pazartesi - 00:45

kapat
İbn Haldun'dan Bediüzzaman'a medeniyet fikri

Yusuf Kaplan'ın yazısı

Türkiye, bedenine ve her şeyine bir virüs gibi sirâyet eden, omurgasını komitacı devşirme/ci/lerin oluşturduğu "ur"larından "arınıyor"... Devşirme/ci/lerin, önce "İslâm milleti" sütunu üzerinde/n yükselen devletimizi ele geçirerek çökertip, sonra da hâriciyesinden yüksek bürokrasisine, sinemasından müziğine, edebiyatından medyasına kadar bütün bir siyasî, entelektüel ve kültürel hayatımızı yönlendirebilecek kadar medeniyet iddialarımızı ve ufkumuzu yerle bir eden hegemonyalarının sonuna gelindi gibi... Sanki...

Bu sürecin sekteye uğratılmadan sürdürülebilmesi ve Türkiye'nin, hem "İslâm milleti"ni yeniden tarihe girdirebilecek, hem de yeni bir dünyanın kurulmasına öncülük edebilecek esaslı bir yolculuğa soyunabilmesi için yeniden "İslâm milleti" kavramı ekseninde köklü bir medeniyet fikriyle donanması şart.


* * *
İslâm milleti'nin omurgasını, müslümanlar oluşturmaz; İslâm oluşturur: Müslümanlar da, gayr-i müslimler de, İslâm milleti'nin ayrı ve farklı ama ayrılıklarını ve farklılıklarını koruyan ayrılmaz ve kopmaz parçalarıdır.

Kur'ân'dan alınarak hayata uygulanan "millet" kavramı, "ulus" anlamındaki "kavmî unsur" değildir. Bunun medeniyet çapında en sofistike ve mükemmel tatbikatını Osmanlı tecrübesinde görüyoruz;

* * *
Kur'ânî "millet" kavramını en iyi kavrayan ve Kur'ânî "millet" kavramından dâhiyâne ve -henüz anlaşılamayan, yanlış anlaşılan- muazzam bir tarih fikri, yaratıcı bir medeniyet tasavvuru ve esaslı bir tarih felsefesi geliştiren düşünürlerin başında İbn Haldun gelir.

İbn Haldun'un Kur'ânî "millet" kavramı çerçevesinde geliştirdiği "asabiye" nazariyesi, -kendi terimlerimle ifade edecek olursam- iki eksenden oluşur: "sebep asabiyesi" ve "nesep asabiyesi".

Çağ körleşmesi sorunuyla malul sosyal bilimcilerin, tarihçilerin İbn Haldun'un asabiye nazariyesi'ni, Batılı, modern / seküler kavramlara indirgeyerek "milliyetçilik teorileri" geliştirmeye kalkıştıklarını görüyoruz. İslâm düşüncesine de, İbn Haldun'un düşüncesine de "ne'yse o" olarak nüfûz edememenin ve çağ'ın entelektüel ağlarına ve bağlarına mahkûm olmanın getirdiği bu nokta, İbn Haldun'dan yola çıkarak geliştirilecek muazzam medeniyet fikrinin iptal edilmesine yarıyor sadece: Çağ'ın zihnî ağlarına, bağlarına ve prangalarına mahkûm olmanın yol açtığı ürpertici çağ körleşmesinin kaçınılmaz ve düşündürücü bir sonucudur bu.


* * *
Oysa İbn Haldun'un "asabiye nazariyesi"nde keşfedilmeyi, çağımıza aktarılmayı ve geliştirilmeyi bekleyen imajinatif bir medeniyet fikri gizlidir: Asabiye nazariyesi'ndeki "sebep asabiyesi" ekseni, geliştirilecek medeniyet fikrinin dikey eksen'inini, dolayısıyla yaratıcı ruhunu oluşturur; "nesep asabiyesi" ise, yatay eksen'i ve kurucu irade'yi.

Modernleşmenin "ulusçuluk" fikriyle, İbn Haldun'un doğrudan Kur'ânî "millet" kavramı çerçevesinde geliştirdiği "asabiye" nazariyesini, -sebep asabiyesi'ni atlayarak- yalnızca "nesep asabiyesi"ne indirgeyen ağ'daş sosyal bilimci ve tarihçiler, hem İbn Haldun'un asabiye teorisini "milliyetçilik teorileri" geliştirmek için kullanarak tanınamaz hâle getirdiler; hem de Kur'ânî "millet" kavramını -psişe'lerinin bozuk olmasından ve yaşadıkları zihnî savrulmadan ötürü- hayatımızdan ve fikriyatımızdan kaldırıp atarak, İbn Haldun'dan yola çıkarak geliştirilecek imajinatif bir medeniyet tasavvurunun önünü -belki farkında olmayarak- tıkadılar; -bir süreliğine de olsa.

Oysa İbn Haldun'un Kur'ânî "millet" kavramı çerçevesinde geliştirdiği asabiye nazariyesindeki "milliyet'e / ulus'a / kavm'e" karşılık gelebileceğini söyleyebileceğimiz (arızî) "nesep asabiyesi"nin varlık şartının, Kur'ânî anlamdaki "millet" kavramına tekabül eden (aslî) "sebep asabiyesi" olduğunu bizzat İbn Haldun'un kendisi özellikle vurgular.


* * *
Devletimizin inkirazından sonraki fırtınalı atmosferde, "millet fikri"ni, Kur'ânî çerçevede yeniden tarif eden ve sadece bu toprakları değil, bütün bir İslâm dünyasını büyük bir yok oluş sürecine sürükleyeceğini gördüğü "milliyet" fikrine karşı esaslı eleştiriler geliştirerek, bize, "İslâm milleti" kavramı üzerinden muazzam bir medeniyet fikri sunan bir düşünür var: Bediüzzaman.

Yazının devamı için tıklayınız>>>

Yeni Şafak gazetesi



Share |

etiketler: haber , yorum , bediüzzaman , islam , millet , kuran , İbn Haldun , Türkiye , devşirme , komitacı

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Çok manidar tespitlerle dolu güzel bir yazı...
Mehmet Ertem 17 Mart 2012 00:43 Cumartesi
   
Yorum Sayısı (1)
Nursi: 'Yorganımı satın Büyük Doğu kapanmasın'
Nursi: 'Yorganımı satın Büyük Doğu kapanmasın'

Bediüzzaman Said Nursi ile Necip Fazıl Kısakürek arasında geçen hatılar dikkat çekiyor. Özellikle Said Nursi'nin Necip Fazıl'ın Yakın Doğu dergisinin parasızlıktan kapanmaması için verdiği talimat insanı hüzünlendiriyor: "Yorganımı satın Büyük Doğu kapanm

Bediüzzaman üç aylar gelince mektup yayınlardı
Bediüzzaman üç aylar gelince mektup yayınlardı

Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri şuhur-u selase girdiğinde muhakkak lâhika neşrederdi.

Mustafa Kemal'in en büyük muhalifi Said Nursi'ydi
Mustafa Kemal'in en büyük muhalifi Said Nursi'ydi

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi bugünkü yazısında, yakın tarihimizde M.Kemal Paşa'ya, devrimlerine muhalefet eden, karşı gelen şahsiyetlerin başında Bediüzzaman Said Nursi olduğunu kaydetti.

Minik kızdan risale dersi -Birinci söz (Video)
Minik kızdan risale dersi -Birinci söz (Video)

Dost TV'de yayınlanan Bir İnci programının minik ablasının yaptığı birbirinden tatlı Risale sohbetleri yapıyor. İşte Minik kızdan Risale-i Nur dersi (Birinci Söz)

'Said Nursi'nin 'Avrupa İslama gebe' sözü doğrudur'
'Said Nursi'nin 'Avrupa İslama gebe' sözü doğrudur'

İhvan-ı Müslimin hareketinin kurucusu Hasan el-Benna'nın torunu ve Oxford Üniversitesi Modern İslam Çalışmaları Profesörü Tarık Ramazan, "Said Nursi'nin, Avrupa'nın İslama gebe oluşu sözü doğrudur" dedi.

'3. Hizmet Rehberi Seminerleri' Almanya'da yapıldı
'3. Hizmet Rehberi Seminerleri' Almanya'da yapıldı

NET Nesil Platformu, “Hizmet Rehberi Seminerleri” toplantıları´nın 3. sünü St. Goar Şehrindeki Gençlik Konaklama merkezinde gerçekleştirirdi.

Batıya doğru İslam'ı yaşayışımızla gösterelim
Batıya doğru İslam'ı yaşayışımızla gösterelim

Ahmed Akgündüz, “Risale-i Nur Işığında İslam ve Batı Medeniyetinin Mukayesesi” konulu konuşmasını yaptı.

Filipinlerde Risale-i Nur Lahika dergisi (Galeri)
Filipinlerde Risale-i Nur Lahika dergisi (Galeri)

Filipinler Risale-i Nur Enstitüsü, İngilizce Lahika Dergisi yayınlıyor. 2009'da yayın hayatına başlayan dergi artık 3 ayda bir yayınlanacak.

Üstadın mesleğine sadakat imtihanımızdır
Üstadın mesleğine sadakat imtihanımızdır

Risale-i Nurlara sadakat sahip çıkmak ve kendi telifi gibi neşrine ciddi ve samimi çalışmaktır.

Hastalar Risalesi ile şifa buldu
Hastalar Risalesi ile şifa buldu

"Allah ile sürekli pazarlık yapıyordum! 'Neden ben?' diye isyan ediyordum, ta ki elime 'Hastalar Risalesi' geçene kadar..."

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları