Risale-i Nurlar şimdi de Hindistan'da...

Bediüzzaman Said Nursi'nin telif ettiği Risale-i Nurlar Türkiye'de olduğu kadar dünyada da ilgi görüyor. Yazar Raif Öztürk konuyla ilgili bir müjde daha verdi.

21 Şubat 2012 Salı - 00:10

kapat
Risale-i Nurlar şimdi de Hindistan'da...

A. Raif Öztürk'ün yazısı

Hem de öyle bir katılış ve öyle bir bağrına basış ki, on binlere varan toplulukların, dillere destan olacak ilginç merasimleriyle…  
Risale-i Nur cevherlerini bağrına basan ve üniversitelerinde ders kitabı olarak okutmaya başlayan bahtiyar ülkelerin sayısını, inanınız ki bendeniz de tam olarak sayamam.

Çünkü bir çığ gibi büyüyor. Nil nehri gibi, çorak kalmış beldelere Ab-ı Hayat sunuyor.

Bu güzide eserlerin, özellikle akademisyen camia tarafından bağırlara basılmasının, elbette çok haklı sebepleri var. Risale-i Nur Eserleri, çağımızın kültür, ilim ve fen seviyesine en uygun müspet metotlarla, akla, mantığa ve kalbe hitap ederek, ikna ve ispat yoluyla hizmet ediyor. Bu nedenlerle, yalnız Türkiye’de değil, diğer birçok araştırmacı ülkelerde de hüsn-ü kabule mazhar olmaktadır. Gerçi güzel ülkemizde, yarasaların ışıktan korktukları gibi, İslam Güneşinden ve Kur’an Nurundan korkan zavallı bir zihniyet tarafından, yarım asırdan fazla engellenmeye çalışıldıysa da, bu Nur çağlayanının önüne geçilemedi. Çünkü Allah c.c. Nurunu tamamlayacaktı. “Bin yıl sürecek” diye ilan ettikleri bu şiddetli baskı süreci, öyle bir dürüldü ve toplandı ki, bu ilandan sonra, sadece 10-15 yıl içinde, bir paçavra gibi o bahtsızların başlarına çalındı. Dünyadaki sorgulamalarına başlandı bile…

İşte bu zor şartlarda kazanılan Risale-i Nur cevherlerinin nur saçan parıltıları, tüm dünya ülkelerinde de fark edildiğinden, ısrarlı TALEPLER her geçen gün artmaktadır.

Bu sayı öyle hızlı bir şekilde artmaktadır ki, 50’ye yakın lisana çevrilerek, yüze yakın ülkede hüsnü kabul ile yayılmaktadır. Yüce Rabbimiz daha ziyade etsin. Amin…

•    Henüz bir-iki ay kadar önce katıldığım, “İRAN sempozyumu” hatıralarımı, yani İran halkının Risale-i Nura susamışlıklarını, sizlerle paylaşmıştım. (Arşivden bakabilirsiniz.)

Asya, Avrupa, Kuzey Afrika gibi yakın kıta ülkelerinde düzenlenen, birçok sempozyumlara bizzat katıldığım halde, bu Hindistan sempozyumuna bazı sağlık tedbirleri nedeniyle katılamadım. Fakat bu 9-10 günün faaliyetlerini, çok yakından takip etmeye çalıştım. Hindistan’a giden 49 kişilik gurup içindeki ağabey ve arkadaşlarımın tespitlerinden de yararlanarak, okurlarımı ve dostlarımı, bu bayram havasından haberdar etmeyi, önemli bir görev addediyorum…

***

{SAYFALAMA}

Öncelikle, Hindistan nasıl bir ülke olduğunu kısaca hatırlayalım:

Hint felsefesi, çok tanrılı din anlayışına dayanıyor. Binlerce tanrı (inancı) var. Binlerce inanç ve farklı görüş var. Tek bir yaratıcıya inanmamanın, yani “tevhit hakikatinin” olmamasının doğurduğu sonuç olarak, insanlar kendilerinden farklı, ilginç ve güçlü gördükleri her şeye tapıyorlar. İnek kutsalların başında geliyor. Hint felsefesine göre inek, insanlardan daha güçlü ve ilginç. Çünkü, insanlar şu teknolojiyle bile süt yapamıyor. İnekler süt üretiyor. Süt, olağanüstü bir terkip. O halde inekler, insanların yapamadıklarını yapan tanrılardır ve o halde inekler kutsaldır.  Hindistan, 1 milyar 200 milyonun üzerindeki nüfusuyla, dünyanın ikinci büyük ülkesi olarak dinlerin, medeniyetlerin, kültürlerin, zenginliklerin buluştuğu bir belde. Bugün, onlar da Risale-i Nur hakikatlerine susamışlar ve bunu fark etmişler…

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın; İslam dininin ve Müslümanlığın ne kadar kıymetli olduğu, böylesine akla ziyan inançlara muhatap olmanın ve putperestliğin çaresizliği artık fark ediliyor. Akl-ı selim liderler ve akademisyenler, bu çaresizliği, huzur ve mutluluğa çevirebilmek için, arayış içindeler. Bu nedenlerle de, Hindistan’ın çeşitli bölgelerinde, üç farklı üniversite tarafından ve İ.İ.K.V. (İst. İlim ve Kültür Vakfı) işbirliği ile 29 Ocak – 03 Şubat tarihleri arasında üç farklı konferans düzenlendi. Konu: “Çok Kültürlü Bir Dünyada Barış İçinde Yaşama Pratiği : Risale-i Nur Örneği” idi…

Hindistan denilince, İslam’ın en büyük müceddidlerinden İmam-i Rabbani akla gelir. Bugünkü verilere göre Hindistan’da yaklaşık 300 milyon Müslüman yaşamaktadır. Bu rakama göre dünyanın en kalabalık İslam ülkesi “Hindistan” kabul edilmektedir.

Hindistan’a Müslüman Arap tüccarlar 7. yüzyıldan itibaren sık-sık gelmeye başlamışlar. 12. Yüzyılda Müslüman Delhi sultanlığı kurulmuştur. İslam’ın putperestliğe olan düşmanlığı, tek tanrılı inancı ve kast sistemine karşı çıkmasına rağmen, yüzyıllarca İslam’ın hoşgörüsüyle Hindular ve Müslüman’lar bir arada huzur ve güven içinde yaşamışlardır. Şer güçler tarafından kışkırtmalar, tahrikler ve provokasyonlar olmasa, yine aynı birliktelik sürdürülebilecektir. Sağlam basabilmek için, R.Nur ekolü incelenip, benimsenmektedir.

•    Bu itibarla da Hindistan’da “Bediüzzaman Rüzgârı” esmeye başlamıştır.

İlk üniversitede 29.02.2012 günü “Risale-i Nur ve Türkiye’de İslam” konulu, iki bölümden oluşan konferansın ilk bölümü, sempozyuma kayıt yaptıran binin üzerinde yüksek lisans, doktora öğrencisi ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirildi.
Kur’an tilaveti ve dualar ile açılan konferansın açılış konuşması, Darul Hüda Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Bahaüddin Nadwi tarafından yapılarak konferans hakkında genel bilgi verildi. Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye’den Abdullah Yeğin, İhsan Kasım Salihi, Ali Katıöz, Rıza Akçalı, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Prof. Dr. Faris Kaya, ABD’den Prof. Dr. Thomas Michel, Prof. Dr. Irfan Omar, İngiltere’den Prof. Dr. Colin Turner, Kanada’dan Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Dubaiden Prof. Dr. Abdulhakim El-Enis, Hindistan’dan Dr. Onampilli Muhammad Faizy, Dr. Faisal Hudawi, Dr. Bahauddin Hudawi, Dr. Said Hudawi Nadapuram, Prof. Dr. Sayed Abdul Muneem Pahsa, İngilizce veya Arapça olarak birer tebliğ sundular.

{SAYFALAMA}

JNU Üniversitesinden, Arap ve Afrika Çalışmaları dekanı, Prof. Dr. M.A. Islahi konuşmasında; “..100 yıl önce, ilginç ve barıştırıcı fikirleriyle dünyaya gelen bu zatı, (Bediüzzaman’ı) yeni tanımanın sevinci içerisindeyiz. Ona Bediüzzaman ismi verilmesi boşuna değildi, çünkü kendisi bu ismi hak etti ve çok sıkıntılar çekti. O İslam’ın bir şiddet dini olmadığını öğretti ve O her zaman İslam’ın şiddet karşıtı olduğunu söyledi” dedi.

Hindistan Devlet Bakanı Janab Arif Muhammad Khan, konuşmasında; “..Risale-i Nur-u araştırdım, okudum ve Risale-i Nuru şöyle tanımlayabilirim “Bereket-ul Kuran”. Yani Bediüzzaman yazdığı risalelerin hakikatlerini Kurandan almıştır. Bediüzzaman Hutbe-i Şamiyede şunu der, “Gelecek, İslam’ındır ve İslam’ın olacak, bu da iman ile olacak.” Bu çok-çok önemli bir cümlesidir.
JNU, Edebiyat ve Kültür Çalışmaları dekanı Prof. Dr. R.N. Menon ise konuşmasında; “Bugün maalesef günümüzde, din adına öldürülen insanların, din adına kurtarılan insanlardan fazla olduğunu görmekteyiz. Bunun sebeplerinden birisi vahiy kaynaklarının yanlış tefsir edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bediüzzaman’a bu konuda çok ihtiyacımız var, Bediüzzaman 6000 sayfalık eserlerinde Kur’anı akıl ve kalbin işbirliği ile tefsir etmiş ve insanlığa sunmuştur. Bediüzzaman’ı ben de bu konferans vasıtası ile yeni tanıdım. Onun “en büyük düşmanlarımızdan birisi cahillik ve bu düşmana ilimle karşılık vereceğiz” demesi beni çok etkiledi. Konferansı düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum...”

***

Daha sonraki tarihlerde; Mevlid-i Nebevi münasebetiyle üniversite tarafından Kerala eyaletinin geneline hitap eden büyük bir program gerçekleştirildi. Peygamber Efendimizi (SAV) anma ve anlama adına sabah saat 09:00 da başlayan program gece 24:00 a kadar devam etti. Yüz binlerce insanın “on stadyum” büyüklüğündeki dev bir alanda salatü selamlar ve tekbirlerle, olağanüstü bir güzellik oluşturdukları bu atmosferde Türkiye’den gelen misafirlere de, bu topluluğa hitap etme imkânı verildi. Türkiye’deki hizmetler anlatıldı. Risale-i Nur dünyanın en büyük ikinci ülkesi olan Hindistan’da, yüz binlerce insanın ilgi ve dikkatle dinlediği Risale-i Nur külliyatındaki, “Kâinatın efendisi” SAV. ile alakalı bölümler katılımcıların “Allahuekber” nidalarıyla çınladı…

***

•    Böylesine çok önemli bir sempozyumu ve bayram havası içinde geçen sunumları, elbette bir makaleye sığdıramazdım. Biraz uzattığım için hakkınızı helal ediniz.

Daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler için orj. linkler: http://www.iikv.org/ -

http://www.moralhaber.net/bediuzzaman/risale-i-nur-hindistanda-iki-konferanslarla-tanitildi-1/ -

http://www.risalehaber.com/gallery.php?id=390

Moralhaber.Net



Share |

etiketler: haber , yorum , raif , öztürk , risale , nur , hindistan , neşir , said nursi , yayılma , hizmet , islam

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Rabbim kendine inanan bu gönül dostlarının şevkini arttırsın....Muhabetle kalınız...
Misafir 22 Şubat 2012 15:09 Çarşamba
   
Yorum Sayısı (1)
Nursi: 'Yorganımı satın Büyük Doğu kapanmasın'
Nursi: 'Yorganımı satın Büyük Doğu kapanmasın'

Bediüzzaman Said Nursi ile Necip Fazıl Kısakürek arasında geçen hatılar dikkat çekiyor. Özellikle Said Nursi'nin Necip Fazıl'ın Yakın Doğu dergisinin parasızlıktan kapanmaması için verdiği talimat insanı hüzünlendiriyor: "Yorganımı satın Büyük Doğu kapanm

Bediüzzaman üç aylar gelince mektup yayınlardı
Bediüzzaman üç aylar gelince mektup yayınlardı

Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri şuhur-u selase girdiğinde muhakkak lâhika neşrederdi.

Mustafa Kemal'in en büyük muhalifi Said Nursi'ydi
Mustafa Kemal'in en büyük muhalifi Said Nursi'ydi

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi bugünkü yazısında, yakın tarihimizde M.Kemal Paşa'ya, devrimlerine muhalefet eden, karşı gelen şahsiyetlerin başında Bediüzzaman Said Nursi olduğunu kaydetti.

Minik kızdan risale dersi -Birinci söz (Video)
Minik kızdan risale dersi -Birinci söz (Video)

Dost TV'de yayınlanan Bir İnci programının minik ablasının yaptığı birbirinden tatlı Risale sohbetleri yapıyor. İşte Minik kızdan Risale-i Nur dersi (Birinci Söz)

'Said Nursi'nin 'Avrupa İslama gebe' sözü doğrudur'
'Said Nursi'nin 'Avrupa İslama gebe' sözü doğrudur'

İhvan-ı Müslimin hareketinin kurucusu Hasan el-Benna'nın torunu ve Oxford Üniversitesi Modern İslam Çalışmaları Profesörü Tarık Ramazan, "Said Nursi'nin, Avrupa'nın İslama gebe oluşu sözü doğrudur" dedi.

'3. Hizmet Rehberi Seminerleri' Almanya'da yapıldı
'3. Hizmet Rehberi Seminerleri' Almanya'da yapıldı

NET Nesil Platformu, “Hizmet Rehberi Seminerleri” toplantıları´nın 3. sünü St. Goar Şehrindeki Gençlik Konaklama merkezinde gerçekleştirirdi.

Batıya doğru İslam'ı yaşayışımızla gösterelim
Batıya doğru İslam'ı yaşayışımızla gösterelim

Ahmed Akgündüz, “Risale-i Nur Işığında İslam ve Batı Medeniyetinin Mukayesesi” konulu konuşmasını yaptı.

Filipinlerde Risale-i Nur Lahika dergisi (Galeri)
Filipinlerde Risale-i Nur Lahika dergisi (Galeri)

Filipinler Risale-i Nur Enstitüsü, İngilizce Lahika Dergisi yayınlıyor. 2009'da yayın hayatına başlayan dergi artık 3 ayda bir yayınlanacak.

Üstadın mesleğine sadakat imtihanımızdır
Üstadın mesleğine sadakat imtihanımızdır

Risale-i Nurlara sadakat sahip çıkmak ve kendi telifi gibi neşrine ciddi ve samimi çalışmaktır.

Hastalar Risalesi ile şifa buldu
Hastalar Risalesi ile şifa buldu

"Allah ile sürekli pazarlık yapıyordum! 'Neden ben?' diye isyan ediyordum, ta ki elime 'Hastalar Risalesi' geçene kadar..."

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları