Hekimoğlu İsmail'in yazısı
İttihad-ı İslâm; İslâm birliÄŸi demektir. Çünkü bir ayette meâlen "Mü'minler kardeÅŸtir" buyrulurken, hadiste "Mü'minler bir vücudun azaları gibidir" buyrulmuÅŸtur.
Kur'an-ı Kerim, Müslümanlardan "Millet-i İbrahim" diye bahseder, yani Müslümanların bütününü tek millet olarak değerlendirir. Bu açıdan bakınca yeryüzünde iki millet vardır: Müslüman olanlar, olmayanlar.
Sahabe, din kardeşliğini, karın kardeşliğinden üstün tutmuş.
Åžimdi İslâm'ı bilmemekten tutunuz, insanların bir çöp gibi haram denizinde yüzmesine kadar, iÅŸler karışmış. Amma İttihad-ı İslam'ın (İslam birliÄŸinin) sınırını çok geniÅŸ tutmamız gerek. Mesela 1983'te Lübnan'da bir Hıristiyan milis, rastladığı gence soruyor: "Adın ne?" "Abdürrezzak" deyince, tabancasını çekip vuruyor.
Şimdi bir Hıristiyan veya Yahudi milis, bir şahsı sırf ismi yüzünden vuruyorsa, biz de ona İSMİ sebebiyle sahip çıkacağız. Çıkmazsak, İslam düşmanlarının işini kolaylaştırmış oluruz.
İslam birliğine ırkçılık mani değil mi?
Hiçbir Müslüman ırkını inkar etmeyecek, fakat her ırkın vazifesi İslâmiyet'i öğrenmek ve yaÅŸamaktır.
Tarih şahittir ki, Müslümanlar ne zaman İslamiyet'ten uzaklaşmışsa, o zaman ırkçılığa kaymışlardır. Çünkü ırkçılıkta ilim, ibadet yok. Dolayısıyla ırkçılık haramdır.
Irkçılıkla milliyetçilik aynı şey midir? Hayır, milliyetçilikle ümmet aynı şeydir. Kur'an da: "Milleti İbrahim" dediğine göre, biz İslam milletindeniz, dolayısıyla milliyetçilik deyince, İslam milliyetçiliği akla gelir. Rabb'imiz bir, Kitab'ımız bir, Peygamber'imiz bir ve kıblemiz bir. Bu birler bizi, birlik ve beraberliğe götürmelidir. Esir Müslümanların, savaşan Müslümanların, muhacir Müslümanların derdine derman götürebilmek için, ekonomik ve kültürel üstünlük şart. Mezhep farklılıkları İslam birliğine mani olmaz mı? Amerika ve Rusya modellerini unutmamak lazım... Bu iki dev ülke pek çok ırktan, pek çok din ve mezhepten meydana gelmiştir. Eğer Müslümanlar ırk, mezhep bahaneleriyle bölünüp, birbirine düşman olurlarsa, o zaman Amerika ve Rusya gibi ülkelerin oyuncağı durumuna düşerler. Şimdi Müslümanlar ezilmemenin, çiğnenmemenin yollarını aramalı. Kendi aralarındaki problemleri ilimle, ibadetle çözmeli.
Hac, İslam birliÄŸini talim ettiren mühim bir ibadettir. Dünyanın her yerinden Müslümanlar geliyor, tek millet oluyor, beraber ibadet ediyor, beraber yaşıyor. Fakat 300 senedir hem hac farizasını yerine getiriyoruz hem de parçalanmaya devam ediyoruz. Çünkü ilimde, teknikte, dolayısı ile ekonomide çok geriyiz. Hâlbuki hac, Müslümanların yıllık kongresidir. Burada toplanan Müslümanlar, Müslümanların dertlerine derman arayacaklar ve derman da bulacaklar ki, İslam birliÄŸi söz konusu olsun. Hacca giden Müslümanların kongre faaliyeti gösterememesinin sebebi yeteri kadar kültürlü olmamaları ve lisan bilmemeleridir. Sonuç olarak ÅŸunu söyleyebiliriz: İslami hareketlerin varacağı en son nokta: İttihad-ı İslam'dır. İslam birliÄŸi olmadan hiçbir ÅŸey olmaz. İslam birliÄŸini hedef almayan her türlü sosyal ve ekonomik faaliyet yetersizdir, bulunduÄŸu yerde boÄŸulmaya mahkûmdur.
Zaman
biismiilah:summe evheyna ileyke enittebiğe Millete İbrahime hanifa; ve ma kane minel muşrikin. Resulullaha hitap eden bu ilahi emir aynen bütün insanlaradadır. Çünkü Ellah:inni cağiluke linnasi İmama diyerek İbrahimi a.s. insanlara imam yapmıştır. Kane emrullahi mefğula ayetini de düşünerek Halilullahın imamlığı, Kur'anda sadece kendisine has olmuştur. Diğer hiç bir resule bu görev verilmedi. Kane ummeten kanita ayetindede onu bütün ummetlere başat ettiğini, ummetlerin İBRAHİM MİLLETİ nde birleştiğini vahyeden yaratıcımız; ve men yerğebu ğen MİLLETİ İBRAHİME illa men sefihe nefseh buyurmuştur.
adınız 11/08/2011 14:50 Tamamını Göster