Son günlerde yaşanan gelişmeleri anlatmak için bundan daha uygun bir başlık bulamadım.
Derinlerde devam eden mücadelenin dışardan görünen kısmına tanık oluyoruz bugünlerde.
Daha derinlerde neler oluyor tam olarak kestiremiyoruz. Ama buz dağının görünen kısmına bakılırsa kıyasıya bir savaşın olduğu kesin.
Malum, son günlerin en flaş olayı bazı kamu görevlilerinin bir internet sitesine düşen ses kayıtları.
Biri hariç hepsinin ortak özelliği ise, Cumhurbaşkanına, başbakana ve bakanlara hakaretler içermesi, ayrıca darbeyi öven ve darbeleri meşrulaştırıcı nitelikte olması.
Bunları söyleyenler kamu görevlisi, üstelikte hukukçu olunca nasıl bir cenderenin içine sıkıştırılmışız daha iyi anlıyor insan.
Ak parti iktidara geldiğinden bu yana hele de 22 temmuz seçimlerinden sonra, iktidara ve onun üzerinden İslama, Müslümanlara hakaret etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan militarist çevrelere ait bu kişilerin ses kayıtlarının internette ortaya çıkması bu çevrede ve onların medyadaki destekçilerinde tam bir şok etkisi yaptı.
Evet, aşağılamak, hakaret etmek, hor görmek ve yok saymak için ellerinden geleni yaptılar. Hiçbir fırsatı kaçırmadılar.
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğu gün vicdanlarını ve akıllarını kaybedip gözlerinin kör olduğu gün oldu.
Artık kutlanan her önemli gün onlara yeni bir fırsat sundu. Cumhuriyet Bayramımı kutlanıyor? Sözü bir şekilde Müslümanlara hakarete getirdiler.
Yeni yıl mı geldi?..
Önce yeni yılla ilgili birkaç söz… Ardından yine Islama ve inananlara hakaret.
Müslümanların kutsal günlerini bile Müslümanlara hakaret edilen günlere çevirdiler.
Kadınlara günümü kutlanacak? Boş ver kadını… Kadın üzerinden inançlı insanlara hakaretlerini savur, önemli olan o.
Bu davranışın kadının bedeninden faydalanmakla arasında ben hiçbir fark göremiyorum.
Tabi bu arada genelevlerde,barlarda ve gazinolarda iliklerine kadar sömürülen kadınlar, kadından sayılmadığından hiç hatırlanmazlar kadınlar gününde.
Yetmez, maksat kutsala karşı savaş değil midir, birde örtünün kadını esaret altına aldığını iddia ederler.
Allaha esir olmayanın Allah’tan başka herşeye esir olduğunu, Allaha kulluğun özgürlüğün en uç noktası olduğunu ve kendilerini özgür zannedenlerin aslında heva ve heveslerinin birer kulu olduğunu bilmeden. Bilseler de zaten kabul etmezler.
İşte bu militer güçler, her şeyin kendilerinin planları dahilinde gelişeceğini düşünüyorlardı ki, bu ses kayıtları kendilerini oldukça rahatsız etti. Önce Erdoğan Teziç’in ardından bir savcının ve son olarakta bir emekli amiralin hükümete ve üyelerine hakaretler içeren, darbeyi savunan konuşmalarının deşifre olmasıyla bu çevreler zor durumda kalırken, bu durum hükümetin elini güçlerdirdi.
Tabi bu arada yine bir generalin sınır ötesi harekattan önce, harekat ile ilgili bazı sözlerinin internete düşmesi ayrı bir yazı konusu olacak kadar önemli.
Ortalıkta kamu görevlisi, hukuk adamı ve insan yetiştiricisi olarak dolaşanların, gerçekte neleri hayal ettiklerini göstermesi açısından ibretlik bir durum bu. Gelgelelim bunun hesabının sorulacağı kuşkulu.
Konu çok önemli ama galiba savcılarımız ve hakimlerimiz için başörtüsü kadar önemli değil!.
O kadar önemli ki, bunun ucunun kendileri de dokunabileceğini ve sesleri görüntüleri gizlice sadece kendilerinin kaydetme haklarının olduğuna inanan kartelcileri bu olay çok korkuttu. Şimdilerde bunun etik(ahlaki) bir davranış olmadığını söylüyorlar, geçmişte bu yolla hayatlarını kararttıkları insanların sayısını kendileri de bilmezken.
Bana göre, bu durum her ne kadar hükümetin elini güçlendirmiş olsa da bu operasyon hükümetin işi değil.
Tahminim odur ki bu operasyon, yine devletin içinde olan, bu ülkeyi insanıyla ve insanının inancıyla birlikte seven, anlamsız, saçma yasakların ülkeye zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramadığını, bilakis bu yasakları savunanların kusurlarını, küçük diktatörlüklerini kamufle etmede kullanıldığını, ülkenin 1930 model demokrasi ve hukuk ile yoluna daha fazla devam edemeyeceğini gören, geçmişte konjöktür gereği pasif kalan ama iktidarın el değiştirmesiyle daha aktif olma fırsatı yakalayan bir güç merkezi tarafından yapıldı.Yenilerininde ortaya çıkması ihtimal dahilindedir.