Av. Emre Alcan'ın yazısı
Özet: İdarelerin, özel mülke hukuki el atarak taşınmaz sahibinin kullanımını ve faydalanmasını engellemesi, imar izni vermemesi, kamulaştırma veya takas yapmayarak arsa sahiplerini uzun yıllar mağdur etmesine karşılık taşınmaz sahibi, bu taşınmazın bedelini mağduriyeti meydana getiren idareden talep edebilmektedir.
Boğaziçi Öngörüm, 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı sınırları içinde kalan veya İmar planları sonucu, arsa sahibinin arsasından "FAYDALANAMAMASI" sonucu oluşan mağduriyeti, Kamulaştırmasız El Atma Davasına konu yaparak “Taşınmaz Bedelinin” tazmini mümkündür.
İmar Uygulamalarının Amacı:
İdareler, imara uygun konut alanları oluştururken, diğer taraftan da düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan okul, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil alan, pazar yeri, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlere ait alanlar için gerekli olan arazileri elde etmektir. Bu yerlerin elde edilmesi sırasında arsa sahipleri mağdur edilebilmektedir.
Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunların uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi olmamalı, makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasa’nın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle Anayasa’nın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır.
Çevredeki Parsellere İmar Verilirken, Diğer Parselin Yeşil Alan, Yol, Okul vs. Sebeplerle İmarsız Bırakılması ve Yapı Yapılmasına İzin Verilmemesi:
İdarenin imar planından sonra taşınmazı bütçe yetersizliğini ileri sürerek kamulaştırmaması veya takasa konu yapmaması, taşınmaz sahiplerinin uzun yıllar belirsiz bir şekilde bekletilerek mağdur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
Kaldı ki; taşınmaz sahibini belirsiz ve süresiz bir şekilde bekleterek mağdur eden idare bu duruma kayıtsız ve ilgisiz kalması karşısında, taşınmaz sahibinin idareyi kamulaştırma yapmaya zorlama imkanı da bulunmamaktadır. Buradaki en önemli sorunlardan biri ise idarenin taşınmaz sahibinin bu mağduriyetine ilgisiz kalması.
Bu durumda taşınmaz sahibi, mülkiyet hakkından faydalanamamakta, diğer bir deyişle; taşınmazından istifade edememekte, tapulu arsasından bir yabancı gibi hiçbir şekilde faydalanamamaktadır. Sahip olduğu mülkiyet hakkının içi boşaltılmıştır.
Belediyelerin bu hareketiyle, mülk sahipleri bazen 10, bazen 20, bazen ise 30 sene mülklerinden yararlanamayabilirler. Belediyeler, bir taşınmazın belirsiz süre kullanımına engel olamazlar. Kanunun hiçbir hükmü belediyelere bu şekilde keyfi davranma yetkisi verir şekilde yorumlanamaz.
Üç tane birbirine komşu boş parsel olduğunu düşünelim. Ortadaki parselin tamamı ilgili belediye tarafından yeşil alan olarak ayrılmış olsun. Yandaki parseller ise konut alanına ayrılmış ve maliklerinin, imar izni alarak 6 katlı bina yapabildiklerini düşünelim. Ortada kalan yeşil alanın sağlamış olduğu ferahlıktan yanlardaki binada oturanlar yararlanmış olduğu halde, arsası yeşil alan olarak ayrılmış mülk sahibi hiçbir şekilde mülkünden yararlanamamaktadır. Taşınmazı üzerinde inşaat yapamadığı gibi, taşınmazın ekonomik anlamda değerinin artması, prim yapması da mümkün değildir. Belediyenin imar planlaması neticesinde mağdur olmuştur. Halbuki aynı, dönemde komşu parsellerin malikleri taşınmazları üzerine yaptırdıkları inşaatlar sayesinde çok ciddi bir ekonomik büyüme sağlamışlardır.
BOĞAZİÇİ ÖNGÖRÜMÜNDE taşınmazı bulunan şahıslar arasında 1983 yılına kadar arsasını değerlendirerek inşaat yapmış olan kişiler çok ciddi ekonomik değer elde etmişken, hemen yanındaki komşu parselde inşaat yapmamış olan arsa sahipleri ise bugün çok ciddi bir ekonomik gelirden mahrum kalmışlardır. Ayrıca iki komşu parsel arasında bugün 20 ile 40 kat arası değer farkı oluşmuştur. Boğaziçi öngörünümde imar yasağı bulunan arsa sahibinin arsasını, çevresindeki taşınmazların değerine göre düşük fiyatlara dahi satması pek de mümkün olamamaktadır.
Normal şartlarda kişinin mülkiyet hakkı sahibi olduğu taşınmazdan dilediği gibi faydalanabilmesinin, tasarruf edebilmesinin yanı sıra, bu hak dokunulmaz ve vazgeçilmez bir haktır. İdarelerin de bu hakka saygılı olması gerekmektedir. İdareler ancak toplum menfaati amacıyla bedelini ödemek şartıyla kamulaştırma yaparak mülkiyet hakkına sınırlama getirebilir.
İmar planları, kamu ve toplum yararına olmalı. İmar planları ve uygulanması keyfi olmamalı. Mülkiyet hakkına saygılı olmalı. Taşınmaz sahiplerini mağdur etmemelidir.
İdarenin hukuka aykırı hareketi neticesinde mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz sahibinin, dava yoluyla kamulaştırmasız el atma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini talep edebilmesi hukuka uygundur.





BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANLIĞINA
ANKARA
Tapuları adıma tescilli olan, İzmir İli Karabağlar Belediyesi Peker Mahallesi 38…ada 1.2.4.5.10.11.14 Parsel, 38… ada 2 parsel, 38… ada 1 parsel, 38…/7 parsel ve 38…ada 10 parsel numaralı arsaların, her yıl Emlak Vergilerini aksatmadan ödemekteyim. Ancak bu arsalarımdan bazıları Jeolojik Sakıncalı alan olarak düzenlenmiştir ki bu arsalar 38… ada /1.2.4.5.10.11.14 Parsel numaralı arsalardır.
Bazıları arsalarım ise İzinsiz olarak işgal edilerek üzerine gece kondu inşa edilmiştir. Bu arsalar ise
— 38…/1 parsel numaralı arsamın tamamı …………..tarafından,
—38557/5 parsel numaralı arsam kısmen, ……………… (Jeolojik Sakıncalı Alan)
—38552/10 parsel numaralı arsam ise ………………….. tarafından üzerine Gece kondu Uygulama Yönetmeliğine ve Deprem Yönetmeliğine de aykırı olarak tamamen can güvenliğine hiçe sayarak bina da denilmeyecek vasıfta Kaçak bina yapılarak işgal edilmiştir.
Şimdi ise talebim;
1- Jeolojik sakıncalı alan olarak düzenlenmiş olan arsalardan ekonomik olarak yararlanamadığımdan ya bu arsalarım karşılığında Belediye arsalarından Ekonomik olarak yararlanacağım İmarlı arsa verilmesi veya İstimlâk edilerek Bedelinin Ödenmesi ve bu işlemler yapılıncaya kadar Emlak Vergisinden muaf tutulması,
2- Yukarıda Ada ve Parsel numaraları belirtilen arsalarım üzerine izinsiz, Kaçak olarak hukuka aykırı, sağlıksız ve çürük olarak bina da denilmeyecek vasıfta ama içinde insan yaşayan binaların yıkılması halinde insan can ve malı kaybına sebebiyet verilecek olmasını önleme bakımından acilen bu işgallere son verdirilerek, Binaların Belediyece yıktırılması ve masraflarının işgal edenlerden tahsil edilmesi ve sonuçta tarafıma bilgi verilmesi hususunu arz ediyorum. Saygılarımla 17.04.2009
Adres:
Mustafa BUDAK
………………../İngolstad-Almanya
DAĞITIM:
— Bayındırlık ve İskân Bakanlığı
—İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı
— Karabağlar Belediye Başkanlığı
BİR ŞAHIS DÜŞÜNÜN Kİ; SADECE KAMULAŞTIRILMIŞ BİR MÜLKÜ VAR, KİRADA OTURUYOR, GÜÇLÜKLE GEÇİNİYOR VE MÜLKÜNE EL KOYANLARI DAVA EDEBİLECEK GÜCÜ YOK.