Güncelleme: 03.09.2010 - 10:53

Ardıç, 'Anayasa Mahkemesi Partisi'ni yazdı

Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç'tan yine sivri mi sivri bir yazı.

03 Eylül 2010 Cuma - 10:52

kapat
Ardıç, 'Anayasa Mahkemesi Partisi'ni yazdı

Engin Ardıç'ın yazısı

Anayasa Mahkemesi Partisi
Ne dedik? Hayırcılar aslında, bundan böyle Anayasa Mahkemesi'ne "AKP'nin kapatılması" yönünde baskı yapamayacaklarından korkuyorlar, dedik.
Evet çıkar ve AMH'nin "yapısı" değişirse yani...
Kendini Anayasa'yı değil de bürokrasiyi korumak ve kollamakla görevli hissedenler giderlerse yani... Ya da azınlıkta kalırlarsa.
"Hayırcıların" ıkıntı ve sıkıntılarının bütün nedeni budur. Üst tarafı mugalatadır.
"Kurucu meclis kuralım, bizim de seveceğimiz bir Anayasa yapalım, konsensüs monsensüs", bütün bu lafı yokuşa sürmeler, hep bu temel korkuya giydirilmiş kılıflardır. Anayasa'nın "kralını" yapsan bu şekliyle bu Anayasa Mahkemesi'nin gene engel olacağını domuz gibi biliyorlar.
Çünkü bugün bu yapısıyla Anayasa Mahkemesi "ana muhalefet partisi" gibi çalışıyor. Üfürükten estirdikleri Kılıçdaroğlu rüzgarından çok daha güçlü ve etkili bir parti!
AMH meclis kararlarını iptal ediyor, meclisin nasıl toplanacağına ya da toplanamayacağına kendi keyfine göre karar verebiliyor, parti kapatıyor ya da para cezası kesiyor, şekil yönünden incelemesi gereken kanunlara esastan giriyor, üstelik "ne şiş yansın ne kebap" yaklaşımıyla iki tarafı da üzmeyecek "ortadan" hükümlere de varabiliyor kimi zaman...
Değişmesi şart çünkü "vukuatı" çok.
Anayasa Mahkemesi gırtlağına kadar politikaya batmış.
Hem de "ana muhalefet" olarak batmış!
Referandumda evet çıkarsa, bu değişecek.
Çünkü "insan kaynağı" değişecek.
"Kafalarına göre takılan" yargıçlar azınlıkta kalacaklar.
"Kendini, Anayasa'yı değil de CHP'yi korumakla görevli hisseden" yargıçlar istedikleri gibi boru öttüremeyecekler o mahkemede.
Hayırcıların attığı çamurlara da bir bakalım isterseniz.
"Abdullah Gül kendi adamlarını atayacak" diyorlar. (Korktukları kişi de bu ülkenin yasal cumhurbaşkanı ha...)
Referandumda evet çıkarsa, cumhurbaşkanının atama kontenjanı 15 kişiden 14 kişiye düşecek! Bu mu cumhurbaşkanı tahakkümü?
Bu nasıl sivil diktadır ki, kendi kendini kısıtlar, hatta budar?
Mevcut yargıçlar görevlerine devam edecekler. Bugüne kadar üye seçen Yargıtay, Danıştay falan, gene üye seçmeye devam edecekler. Bu mu dikta?
Haa, fark ne olacak? Barolar da üye seçecekler. TBMM de üye seçecek.
Üniversite hukuk profesörü ve doçenti de üye seçilebilecek, en az yirmi yıl çalışmış avukat da. (Dün fakülteyi bitirip bugün AMH'ye üye olmak yok tabii.)
Yani "katılım" artıyor. AMH daha demokratik, hukuk alanında daha "geniş kesimin" temsilcisi oluyor.
Kötülük bunun neresindedir?

Hayırcılar açısından kötülük, hukuk hocalarının parti kapatma gibi "siyasi" mızıkçılıklara "siz ne yapıyorsunuz" diye set çekecek olmalarıdır!...
Bazı vatandaşlar neye oy vereceklerini bilmiyorlarmış...
Açıklayalım. Çok basit:
"Hep bunlar kazanıyorlar, başka çaremiz kalmadı" yaklaşımıyla AKP'nin kapatılmasını istiyorsanız hayır oyu vereceksiniz.
"Bu millet adam olmaz, asker gelse de sallandırsa şöyle iki kişiyi" diyenler de hayır oyu verecekler.
"Öyle her canı sıkılan, işine gelmeyen partiyi kapatmaya kalkamasın" diyorsanız da evet oyu vereceksiniz.
"İktidarları gerek gördüğümde ben kendim sandıkta oyumla değiştiririm, oyuma saygı isterim, çünkü ben vatandaşım" diyenler de evet verecekler.
Tercih sizden, saygı bizden, denizden çıkın, kurulanın, buyurun sandık başına.

Yazarın yazılarının tamamı için tıkla>>>

Sabah.com.tr



Share |

etiketler: Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç, Anayasa Mahkemesi Partisi, AKPnin kapatılması, Referandum, TÜSİAD, darbenin sivil ayağı, Anayasa değişikliği, bitaraf olan bertaraf olur, TÜSİAD irade beyanı, ,

toplam (1) yorumtüm yorumlar

Bir kelime hariç hepsine imzamı atarım.Tesbit çok doğru bende aynı şeyleri aşağı yukarı düşünüyorum.Hani anlatılır ya bir söz vardır bu taş buraya uydumu diye, uysada koydum ,uymasada koydum'',laf ola torba dola.Şımarık çocuk edaları banane banane diyerek omuz silkelemek. Yeter artık bizleri hiç saydığınız. Yiyip içip zıbardığınız. Memleket yolsuzlukla uğraşıyor. Hiç mi düzelmeyecek sizin kanınız.

Süleyman kalebaşı  03/09/2010 23:30

toplam (1) yorumtüm yorumlar
MİT'e operasyon düpedüz savaş ilanı!

''İsrail'e "One Munite" çekmiş, Ergenekon'a, askere, muhtıralara boğun eğmemiş bir iktidar olarak, özel yetkili Cumhuriyet Savcılığına mı boyun eğeceğiz denildiğine tanık oldum.'' Abdülkadir Selvi yazdı.

'Operasyoncular' iktidardan pay istiyor!

''Bu çatışmada unutulan en önemli şey evrensel hukuk. Hukuksuzluk, başka hukuksuzluklara ve gayri meşru yöntemlere yol açıyor.'' diyen Oral Çalışlar'dan çarpıcı bir yotum:

PKK ne istiyorsa, o oluyor!

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç köşe yazısında MİT üzerinden yürütülen operasyonların PKK'ya yaradığını yazdı.

Cumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldı

MİT'e operasyonla birlikte dünkü baş döndüren Çankaya trafiğini Cumhurbaşkanı Gül'ün Başdanışmanı Ahmet Sever anlattı: "Çok rahatsız oldu, canı çok sıkıldı."

Çocuk katliamına dur!

Pedagog Adem Güneş, eğitimde alınan başarısız sonuçlar sonrası çocuklarına sinirlenen,bağıran velilere dikkat çekti. İşte Adem Güneş'in o yazısı;

Gizemli Sultan Abdülhamid’i keşfetmek

10 Şubat, Sultan II. Abdülhamid’in vefatının 94. Yıldönümü. Moralhaber.Net yazarı İsmail Çolak, Sultan II. Abdülhamid'in bilinmeyen yönlerini,eserlerini ve liderliğini sizler için aydınlattı. İşte o yazı;

Genç girişimciler bu habere dikkat!

Girişimcilik Ak Parti hükümeti tarafından son dönemde özellikle destekleniyor. Bunun için genç girişimcilere dönük ciddi destekler var. İşte o destekler;

İslam'da eğitim nasıl gerçekleşir?

“Dindar bir nesil yetiştireceğiz' cümlesine binaen, tarihçe bilinen ama dilde mahremiyeti bozan ifadelerim olacaktır.'' diyen Moralhaber.Net yazarı Sami Akın İslam'da eğitimin nasıl olması gerektiğini anlattı. İşte o yazı;

Sedat Laçiner'den 'din cahilleri'ne uyarı!

''Sadece çocukken bir kez bayram namazına gitmiştim” sözlerini kendisine ‘aydın’ diyen kişilerden duymak şaşırtıcıdır.'' diyen Sedat Laçiner, din cahillerini uyardı: Toplumu anlamaları mümkün değil.

Bekir'inki sonunda piyasaya çıktı!

''Hatırlayacaksınız, Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Abdullah Gül için, 'Benim cumhurbaşkanım değil' demişti.'' sözünü hatırlatan Ahmet Kekeç'ten Coşkun'a ilginç gönderme;


Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları