Baykal'ın kaseti sizi neden geriyor?

Kaç zamandır, “Bu komplo aydınlatılsın” diyen bir CHP’liye rastlayamıyoruz. Herkes suskun... Neredeyse herkes memnun...

28 Ocak 2012 Cumartesi - 08:21

kapat
Baykal'ın kaseti sizi neden geriyor?

Ahmet Kekeç'in yazısı

Biliyorsunuz, Deniz Baykal alçak bir kaset provokasyonuyla koltuğunu kaybetmişti.

İstifa etmişti yani...

Henüz ortada istifa sözü yokken, “Dayan Baykal, bu provokasyonu boşa çıkar Baykal, sakın teslim olma Baykal” diye gaz veren Doğan Medya Grubu’nun memurları, Kemal Kılıçdaroğlu kafa çıkarınca yüzgeri etmiş, Baykal’ın ahlakını sorgulamaya başlamışlardı...

İsim sormayın...

Kim olduklarını biliyorsunuz...

Kemal Kerinçsiz’in “bir centilmenlik abidesi gibi göklere yükseldikçe yükseldiğini” yazanları mı istersin... Koskoca örgüt işini “okey oynayan çocuklara” ihale eden genel yayın müdürlerini mi istersin... CHP kurultayında çoraplı ayaklarıyla masaya fırlayıp “Bravo Kılıçdaroğlu” diye alkış ve tempo tutan yazı işleri elemanlarını mı istersin... Gazetecilikten emekli olduğu halde VIP’den uçan ve milletvekili emekli maaşı almaya devam eden mütekait “konvansiyon memurlarını” mı istersin...

İki dakkada sattılar Baykal’ı...

Etik açılardan o koltukta oturamazmış, oturmaya devam ederse kasetin lanetinden kurtulamazmış, sosyal demokratlık iddiasındaki bir siyasetçinin tenezzül edeceği şey miymiş bu türden ilişkiler kurmak, niçin özel hayatına dikkat etmiyormuş, estek köstek...

Baykal, istifasını önce “blöf” olarak sundu.

Kılıçdaroğlu çünkü, aday olmayacağını söylüyordu.

Muhtemel lider adayları, “fırsatçı” addedilmemek için, geri durmaya özen gösteriyordu.

Kafa çıkarmayı itiyat edinmiş muhalifler, “Bugün kafa çıkarma günü değil, liderimizin arkasındayız” mesajı veriyordu.

Ne olduysa oldu... Bir gün önce “genel başkanlıkta gözüm yok diyen” Kılıçdaroğlu, ertesi gün adaylığını açıkladı.

Baykal da yaptığı blöfün altında kaldı ve naçar koltuğunu terketti.

Sonra ne mi oldu?

Ne olacak, kaset komplosunu önce hükümete, sonra MİT’e, ardından Fethullah Gülen cemaatine, nihayetinde emperyalist emelleri olan deniz aşırı bir ülkeye yıktılar ve konuyu kapattılar.

Kaç zamandır, “Bu komplo aydınlatılsın” diyen bir CHP’liye rastlayamıyoruz.

Herkes suskun...

Neredeyse herkes memnun...

Neredeyse herkes hafızasız...

Tam “konu kapandı” derken,

Ergenekon savcısı Cihan Kansız çıktı ve elde ettiği birtakım bulgulara dayanarak, bu işin arkasında “örgüt bağlantısı” olabileceğini söyledi.

İş döndü dolaştı, özel yetkili savcının masasına geldi.

Konu yeniden ve sil baştan sorgulanacak.

Bir anlamda Baykal’ın (ve gadre uğramış CHP camiasının) mağduriyeti giderilecek.

Bundan memnun olmaları gerekir, değil mi?

Hayır, memnun değiller.

Bilakis üzgünler.

Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün çıktı ve çok ilginç bir açıklama yaptı.

Dedi ki, “Önümüzdeki günlerde özel yetkili savcı CHP’yle ilgili bir dosya çıkaracak. Ortalık birbirine girecek. Bu böyle olacak. Hayali isimler, gizli tanıklar koyup bir şeyler yapacak...”

Kaset komplosunun soruşturulacak olması CHP genel başkanını neden geriyor?

Neden özel savcının yapacağı “bir şeyler”den partisi ve kendisi aleyhine “sonuçlar” çıkarıyor?

Hem mağdurlar, hem şikâyetçi değiller.

Mağdursan, şikâyetçi olacaksın.

Şikâyetçi olmuyorsan, mağdur rolü oynamayacaksın.

Mağdur rolü oynuyorsan, “Özel yetkili savcı CHP’yle ilgili bir dosya çıkaracak, ortalık birbirine girecek” demeyeceksin.

Bırak ortalık birbirine girsin.

Bırak alçak komployu hazırlayanlar cihazlarıyla, aparatlarıyla, örgüt bağlantılarıyla ortaya çıksın.

Bu telaş niye?

Star gazetesi



Share |

etiketler: haber , yorum , ahmet kekeç , deniz baykal , kaset , provokasyon , chp , MİT , Fethullah Gülen

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
hani doğruları yok tamam da... bari yanlışlarınız arasında tezat olmasın. bdp sizden daha delikanlı. gandi rip durma kemooo. son 100m ye girdin.
Misafir 28 Ocak 2012 10:28 Cumartesi
   
Yorum Sayısı (1)
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları