Ahmet Kekeç'in yazısından ilgili bölüm...
Hatırlayacaksınız, Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Abdullah Gül için, “Benim cumhurbaşkanım değil” demişti.
Nihayet Bekir’inkiyle tanıştık.
Daha doğrusu, Bekir’in Cumhurbaşkanı’yla, yıllar sonra da olsa, teşerrüf edebildik.
Bugüne kadar sadece bir tek gecede (Ergenekon sanığı Tuncay Özkan’ın gecesinde) gördüğümüz; hiçbir etkinliğe, hiçbir açılışa, hiçbir törene katılmayan; yurtiçi ve yurtdışı gezilere gitmeyen; deprem, sel ve yangın felaketlerinde ortalıkta görünmeyen; Cumartesi ve Pazar günleri Çankaya’ya kapanıp dış dünyayla irtibatını kesen ve hatta demeç bile vermeyen; Başbakan’la olağan görüşmelerini “görev görüşmesine” çeviren ve de 2001 krizinin başlatıcısı olan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, önceki gün Bekir Coşkun’un “yazı-resim” sergisinde görülmüş...
Kemal Kılıçdaroğlu da oradaymış.
Bekir, duygulu bir konuşma yapmış ve “kovulduğu köyleri” anlatmış.
Konuşmaya nasıl başladığını tahmin ediyorsunuzdur... Fikri takip melekelerimize güvendiği için, “Sayın Cumhurbaşkanım, benim Cumhurbaşkanım” diye girmiş...
Konukları da alkışlamış.
Hepsine aferin. Çok iyi etmişler.
Bu “kıssa”dan illa ki bir “hisse” çıkarıp konuyu bağlamak gerekiyor ama bu defa “ucu açık” kalsın istiyorum.
Siz Ahmet Necdet Sezer, Kemal Kılıçdaroğlu ve Bekir Coşkun isimlerinin yanına dilediğiniz sözcükleri ilave edebilirsiniz. Maksat hasıl olacaktır.
Moralhaber.Net








