Çocuk katliamına dur!

Pedagog Adem Güneş, eğitimde alınan başarısız sonuçlar sonrası çocuklarına sinirlenen,bağıran velilere dikkat çekti. İşte Adem Güneş'in o yazısı;

10 Şubat 2012 Cuma - 00:40

kapat
Çocuk katliamına dur!

Adem Güneş'in yazısı

Osmanlı Devleti’nin eğitim sistemi oldukça ilginçtir. Her çocuğun sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak ve o potansiyeli geliştirmek, Osmanlı eğitim sisteminin en önemli özelliğiydi.

Bu anlayışa göre her çocuk özeldir ve her çocuğun kendine has yetenekleri vardır. Önemli olan, eğiticinin, bu yetenekleri bulup geliştirmeye çalışmayı becerebilmesidir.

Bir hocanın, talebesinin yeteneklerine hitap edemeyeceğini fark ettiğinde, “Falanca semtteki filanca hocayı bulmalı ve ondan ders almalısın.” diyerek öğrencisini sahip olduğu yetenek türüne göre başka hocalara yönlendirmesi çok bildik bir uygulamadır. Günümüzde Howard Gardner ile temsil edilen “çoklu zekâ kuramı”, Osmanlı’da asırlarca uygulanmıştır. Dünyanın birçok ülkesinde eğitimde uygulanan “çoklu zekâ kuramı”na göre her çocuk, başka çocuklardan farklı zekâ türüne ve yeteneğe sahiptir.

Buna göre, bazı çocuklar matematik zekâsına, bazı çocuklar sosyal zekâya sahiptir. Ya da bazıları resim, müzik veya sanat zekâsına…

Sahip oldukları yetenekleri hesaba katmadan her çocuğu aynı eğitime tabi tutmak ve her çocuktan aynı sonuçları beklemek, bir “çocuk katliamı”dır. Böylesi bir uygulama, hem ülkenin geleceğini berbat eder hem de insanlardaki mutluluk duygusunu ortadan kaldırır.

Bir çocuk düşünün, duygu dünyası sıcacık. Gitarın tellerine dokunduğunda ne kadar da mutlu oluyor. Dudaklarındaki ince tebessüm, gözlerindeki ışıltı, vücut dilinin her hâli sizi bile kendinizden geçiriyor.

Bir başka çocuk, renkleri ve desenleri öyle güzel görüp hissediyor ki eline aldığı bir kâğıda çizdiği resimlerle kendisini izleyenleri hayretler içinde bırakabiliyor.

Bir diğer çocuk, öylesine candan ve öylesine sosyal ki girdiği arkadaşlık grupları içinde hep göz dolduruyor, aranan kişi oluveriyor…

Ve böyle onlarca farklı yeteneği kendi ruhunda barındıran çocuklar, maalesef ülkemizdeki klasik eğitim sistemi içinde heba olup gidiyor.

Geleceğin sanatçıları, ressamları, müzisyenleri, fizikçileri, edebiyatçıları kör olası bir inat uğruna yok olup duruyor. Ne anne babalar mutlu ne de çocuklar…

Ne kadar trajik bir durum değil mi, müzik ruhuna sahip çocuğa matematikte “logaritma cetveli” ezberletmek…

Ya da yazdığı hikâyelerle Nobel Edebiyat Ödülü’nü alabilecek bir çocuğa “trigonometri” hesabı yaptırmak ve onu canından bezdirmek…

Veya kendi yeteneği dışındaki alanlarda kendisine zoraki sunulan bu eğitimi başarmakta zorlanan çocuklara “dikkat dağınıklığı” veya “konsantrasyon bozukluğu” teşhisi koymak…

Çocuklarımıza yazık oluyor.


Kendi yeteneğinin dışında sunulan eğitimi başarabilmek için çırpınan, her çırpınışta daha da dibe batan ve battıkça da eğitimden ve insanlardan soğuyan çocuklar, ülkemizin temel problemi; ama heyhat kimsecikler bu trajik tabloya bakmıyor. Ve bu çocuklar bir süre sonra toplumun sorunlu kesimini oluşturuyor.

Kendisine hitap etmeyen eğitim sisteminde başarısız kabul edilip bir “baş belası” ilan edilen bu çocuklar, çete kurup o çetenin liderliğini mükemmel bir şekilde yapabiliyorlar, uyuşturucu satışında üstün başarı sağlayabiliyorlar, internet dolandırıcılığında inanılmaz yetenekler sergileyebiliyorlar, kız çocuklarını tuzağa düşürüp onlardan istedikleri gibi istifade edebiliyorlar!  

Ve bu çocuklar bizim çocuklarımız…


Matematik sınavından kötü not aldı diye anne babasından azar işiten ince ruhlu çocuklarımız…

Fen ödevini yapmadı diye öğretmeninden ceza alan sanatçı ruhlu çocuklarımız…

Bir yandan öğretmenler diğer yandan anne babalar, ille de eğiteceğiz diye çocuklara haksızlık ediyorlar. Kızmayın çocuklarınıza! İnanın arıza çocuklarınızda değil, her çocuğu aynı şekilde eğiteceğini zanneden eğitim sistemimizde!

AKSİYON



Share |

etiketler: haber , türkiye haberleri , Howard Gardner , adem güneş , eğitim , çocuk gelişimi

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları