Geleceğe taşınan kadın: Hz. Hâcer

Hacer’de sadece Hacer’i değil, onun şahsında “kadın”ı, “anne”yi, “teslimiyet”i, “rıza”yı, “umud”u, “aşk”ı, “İbrahim”i, “Sare”yi, kısacası tüm dünyayı, öncesi ve sonrasıyla tüm hayatı gördük...

21 Şubat 2012 Salı - 18:30

kapat
Geleceğe taşınan kadın: Hz. Hâcer

Yavuz Bahadıroğlu'nun yazısı

Öncelikle o, Hazret-i İbrahim’in (tüm peygamberlere selâm olsun) kabul olmuş duasıydı. Hazret-i İbrahim ilerlemiş yaşında onunla evlenmiş, bu evliliğin meyvesi olarak da Hz. İsmail ihsan edilmişti.

Başlangıçta bu evliliğe rıza gösteren ilk eşi Sara, zaman içinde, son derece kadınca duygularla Hz. Hâcer’i kıskanmaya başladı...

Ve oğlu ile birlikte Hz. Hâcer’i uzaklara götürmesi konusunda Hz. İbrahim’e baskı uyguladı.
Dünya herkes için imtihan salonu, hayat herkes için imtihandır.

Hz. İbrahim, Sara’nın arzusu istikametinde vahiy de alınca, ikinci karısıyla küçük oğlunu yanına alarak Mekke’ye gitti. Biricik oğlu ile karısını, o tarihte kuş uçmaz, kervan geçmez denebilecek kadar ıssız, gözden ırak, dört bir yanı dağlarla çevrili, ürkütücü bir çölde bırakıp Filistin’e döndü.

“Şartlar ve sebepler perspektifi”nden, yahut salt “mantık” penceresinden bakıldığında görülen tek tablo, tam bir dehşet tablosudur: Ana-oğul birkaç gün içinde, açlıktan ve susuzluktan öleceklerdir!..

Bir ara Hz. Hacer’in gözü “Safâ Tepesi”ne takıldı; tepenin yamacında bir ırmak akıyordu (serap). Sevinçle kalkıp ırmağa doğru koştu. Fakat yaklaştıkça ırmaktan eser olmadığını gördü. Büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı.

Umutsuzluk içinde bakınırken, bu kez gözleri “Merve Tepesi”ne ilişti: Her tarafın dalga dalga kabaran sularla dolu olduğunu gördü. Safâ’dan Merve’ye koştu. Ne yazık ki, bu da bir seraptı. Her yer kum ve taştan ibaretti.

Yine de Hz. Hacer “umut koşusu”nu yedi kez tekrarladı...

Nihayet su bulmaktan umudunu kesti. Hayal kırıklığı için yorgun-argın İsmail’in yanına döndü. Oğlunu bıraktığı yere vardığında, gözlerine inanamadı: Çölde en olmaz şey olmuş, Küçük İsmail’in ayaklarını vurduğu yerden zemzem fışkırmaya başlamıştı...

Fark etti ki, tüm olumsuz şartlar değişebilir: Yeter ki insan, şartları değiştirmeye kadir olana teslim olsun ve bu uğurda elinden geleni yapsın.

Nuriye Çeleğen, “Aşk-ı Sükûn” (Nesil Yayınları, 0212 551 32 25) isimli eseriyle, işte bu muhteşem Kur’anî “kıssa”yı, edebi ve estetik kaygılarla harmanlayarak “hisse”ye dönüştürdü.

İnsanı bazen çarpan, bazen sarsan, bazen ürperten, bazen titreten, bazen gülümseten, bazen de kendinden alıp sonsuzluğa taşıyan cümlelerle Hz. Hâcer’i anlattı...

Hacer’de sadece Hacer’i değil, onun şahsında “kadın”ı, “anne”yi, “teslimiyet”i, “rıza”yı, “umud”u, “aşk”ı, “İbrahim”i, “Sare”yi, kısacası tüm dünyayı, öncesi ve sonrasıyla tüm hayatı gördük...

Fark ettim ki, Kur’anî kıssalar, düz anlatımla sunulduğunda “ibret”, “sanatçı” duyarlılığıyla harmanlandığında “lezzet” oluyor.

Çeleğen, Kur’an-ı bütün tazeliği ve çarpıcılığıyla günümüze taşıdı. Yaşanmış bir hayatı “yaşanabilir bir hayat”a dönüştürdü.

Bunu şiirsel üslubu, kadın duyarlılığı, duygusal yaklaşımı ve estetik kaygılarıyla başardı.
Sonuçta ortaya, ne zamandır okumak istediğim çapta bir “eser” çıktı...

Bana da, “yüreğine ve emeğine sağlık” demekten başka söz bırakmadı.

Bu kitabı internet üzerinden www.kitapokusak.com adresinden veya 444 24 14 numaralı sipariş hattından temin edebilirsiniz.

Yeni Akit gazetesi



Share |

etiketler: haber , hz hacer , kitapokusak , yavuz bahadıroğlu , nuriye çeleğen ,

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Döne döne göz yaşlarıyla iki defa okuduğum bu kitabı, Yavuz hocamızın kalemindende okumak ne güzel. Bu kitabı herkese tavsiye değil mutlaka okuması gerektiğini söylerken, Yavuz hocamıza da şükranlarımı sunuyorum
Misafir 22 Şubat 2012 05:53 Çarşamba
   
Resim Yok
İlk fırsatta almak istediğim bir kitap..
Misafir 21 Şubat 2012 19:34 Salı
   
Yorum Sayısı (2)
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları