Güncelleme: 30.07.2010 - 18:23

"G.Kurmay'a Başbakan hesap sormalı"

"Mevzuatı zorlayacak ve hatta mevzuata karşı hile yapacak terfi kararlarını YAŞ'a getiren bir Genelkurmay'a Başbakan hesap sormalıdır." diyen İhsan Dağı'dan çarpıcı bir analiz...

30 Temmuz 2010 Cuma - 08:59

kapat

İhsan Dağı'nın yazısı

Milletin evlatları boşuna bağırıyor demek ki askerî eğitim sıralarında; 'Her-şey-vatan-için'. Bu slogan sivillerin gözünü boyamaktan başka bir anlam taşımıyor demek ki...

Son günlerde karargahlardan başka bir ses yükseliyor: her-şey-terfi-için...

Balyoz darbe davasındaki yakalama kararı ile Yüksek Askerî Şûra toplantısının denk düşmesi ibretlik manzaraları açığa çıkardı. Genelkurmay Adli Müşavirliği, Balyoz sanıklarının avukatlığına soyunuyor, mahkemenin yakalama kararına karşı ne yapmaları gerektiğini sivil uzmanların da yardımıyla tespite çalışıyor; sanıklar için tek tip dilekçe hazırlıyor, bunları matbu halde dağıtıyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, mahkemeye itirazlar ve baskılar sonuç vermezse sanıklar kolluk kuvvetlerinin bulamayacakları, ulaşamayacakları yerlere yerleştiriliyorlar.

Manzara inanılmaz... Bu kadar mı önemli bir generalin terfi alması, omuzlarına bir yıldız daha takması? Askerin itibarının, imajının, güvenirliğinin hiç mi önemi yok?

Genelkurmay, bir yandan mahkemeyi baskı altına almaya çalışırken, öte yandan da açık yasa hükmü karşısında YAŞ'ta terfileri nasıl kurtarırım çabasına girişiyor. Biz de bütün bu olup bitenleri ibretle izliyoruz. Hukuk ve 'iş etiği' terfi uğruna çiğneniyor; bir meslek, bir kurum fena halde yıpratılıyor.

Olanları izlemekle yetinmeyip müdahale etmesi gereken ise hükümet... Sanıklar resmen silahlı koruma altına alınırken ve devletin 'yürütme' kanadında bulunan Genelkurmay yargıyı baskı altına alırken, yürütmenin tepesinde bulunan hükümetin olup bitene seyirci kalması kabul edilemez.

Başbakan ve Milli Savunma Bakanı YAŞ'ta basit, sıradan figürler olarak bulunmuyorlar. Bu anayasal düzende bile Genelkurmay başkanı Başbakan'a karşı 'sorumlu'dur. Sorumlu oldukları konuların içinde 'sanıkların' yapmakla suçlandıkları eylemler başta gelir. Bizatihi bu hükümeti devirmek için komplo kurmakla suçlanan subayların Genelkurmay'ca korunması konusunda Başbakan'ın kendisine karşı sorumlu olan Genelkurmay Başkanı'na söyleyecek üç-beş sözü olmalıdır.

Mevzuatı zorlayacak ve hatta mevzuata karşı hile yapacak terfi kararlarını YAŞ'a getiren bir Genelkurmay'a Başbakan hesap sormalıdır. Yok eğer asker, 'sorumlu' olduğu Başbakan'a hesap vermeye yanaşmıyorsa yapılacak başka şeyler de var.

TSK Personel Yasası'nın 65. maddesi çok açık; 'haklarında ... 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir cürümden ... dolayı kamu davası açılanlar mensup oldukları bakanlıklarca açığa çıkarılabilirler'.

Madde açık; Ergenekon, Balyoz, Erzincan davalarında 'sanık' olarak bulunan askerî personel Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınabilirler.

Hükümet şimdiye kadar bu mekanizmayı kullanmadı; ama YAŞ'a birkaç gün kalmışken yargıyı baskı altına almak ve mahkeme kararlarını uygulamamak yönünde Genelkurmay merkezli organize bir kampanya karşısında bu yasa hükmü 'masada' olmalıdır.

Bu önemli, çünkü askerler bilirler ki TSK Personel Yasası'na göre, 'açıkta bulunanların terfileri yapılmaz'.

Bu mekanizma işletilmelidir çünkü; asker sanıklara yönelik suçlama, darbe için kaos yaratmak ve güç kullanarak hükümeti devirmek. Haklarında kaos ve darbe yapmakta 'kuvvetli suç şüphesi' bulunanlardan 25'i general olmak üzere 77'si halen muvazzaf subay, yani 'görev başında'. İsnat edilen suçun hazırlandığı yer ordu; kullanılacak suç araçları ordunun silahları. Sanıklar ise hâlâ hiçbir şey olmamış gibi 'görevleri'nin başındalar. Bu ciddi risktir. Hem delillerin karartılması hem de 'yeniden organize' olmaları açısından...

En azından tedbir olarak bu kişiler arasında kritik noktalarda bulunanların Askeri Personel Yasası'na göre görevlerinden açığa alınmaları şarttır. Sadece geçmişte teşebbüs edildiği iddia edilen suç nedeniyle değil; açığa alma, mevcut durum için de tedbir olarak düşünülmeli. Bu YAŞ'ta hükümet hukukun ve iş etiğinin takipçisi olmazsa bunun bedelini bütün Türkiye öder.

Ankara'da terfi için hukuk ve sivil siyaset karşısında sergilenenleri izlerken tempoya devam: her-şey-vatan-için! i.dagi@zaman.com.tr

Zaman



Share |

etiketler: Başbakan Erdoğan, millet, asker, Genelkurmay, YAŞ, Yüksek Askeri Şura, TSK, yargı, Balyoz, Ergenekon, sanık, İhsan Dağı,

Bu habere henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

MİT'e operasyon düpedüz savaş ilanı!

''İsrail'e "One Munite" çekmiş, Ergenekon'a, askere, muhtıralara boğun eğmemiş bir iktidar olarak, özel yetkili Cumhuriyet Savcılığına mı boyun eğeceğiz denildiğine tanık oldum.'' Abdülkadir Selvi yazdı.

'Operasyoncular' iktidardan pay istiyor!

''Bu çatışmada unutulan en önemli şey evrensel hukuk. Hukuksuzluk, başka hukuksuzluklara ve gayri meşru yöntemlere yol açıyor.'' diyen Oral Çalışlar'dan çarpıcı bir yotum:

PKK ne istiyorsa, o oluyor!

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç köşe yazısında MİT üzerinden yürütülen operasyonların PKK'ya yaradığını yazdı.

Cumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldı

MİT'e operasyonla birlikte dünkü baş döndüren Çankaya trafiğini Cumhurbaşkanı Gül'ün Başdanışmanı Ahmet Sever anlattı: "Çok rahatsız oldu, canı çok sıkıldı."

Çocuk katliamına dur!

Pedagog Adem Güneş, eğitimde alınan başarısız sonuçlar sonrası çocuklarına sinirlenen,bağıran velilere dikkat çekti. İşte Adem Güneş'in o yazısı;

Gizemli Sultan Abdülhamid’i keşfetmek

10 Şubat, Sultan II. Abdülhamid’in vefatının 94. Yıldönümü. Moralhaber.Net yazarı İsmail Çolak, Sultan II. Abdülhamid'in bilinmeyen yönlerini,eserlerini ve liderliğini sizler için aydınlattı. İşte o yazı;

Genç girişimciler bu habere dikkat!

Girişimcilik Ak Parti hükümeti tarafından son dönemde özellikle destekleniyor. Bunun için genç girişimcilere dönük ciddi destekler var. İşte o destekler;

İslam'da eğitim nasıl gerçekleşir?

“Dindar bir nesil yetiştireceğiz' cümlesine binaen, tarihçe bilinen ama dilde mahremiyeti bozan ifadelerim olacaktır.'' diyen Moralhaber.Net yazarı Sami Akın İslam'da eğitimin nasıl olması gerektiğini anlattı. İşte o yazı;

Sedat Laçiner'den 'din cahilleri'ne uyarı!

''Sadece çocukken bir kez bayram namazına gitmiştim” sözlerini kendisine ‘aydın’ diyen kişilerden duymak şaşırtıcıdır.'' diyen Sedat Laçiner, din cahillerini uyardı: Toplumu anlamaları mümkün değil.

Bekir'inki sonunda piyasaya çıktı!

''Hatırlayacaksınız, Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Abdullah Gül için, 'Benim cumhurbaşkanım değil' demişti.'' sözünü hatırlatan Ahmet Kekeç'ten Coşkun'a ilginç gönderme;


Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları