'Operasyoncular' iktidardan pay istiyor!

''Bu çatışmada unutulan en önemli şey evrensel hukuk. Hukuksuzluk, başka hukuksuzluklara ve gayri meşru yöntemlere yol açıyor.'' diyen Oral Çalışlar'dan çarpıcı bir yotum:

11 Şubat 2012 Cumartesi - 09:11

kapat
'Operasyoncular' iktidardan pay istiyor!

Oral Çalışlar'ın yazısı

Bu çatışmada unutulan en önemli şey evrensel hukuk. Hukuksuzluk, başka hukuksuzluklara ve gayri meşru yöntemlere yol açıyor.

Ergenekon davasında kazanılan meşru zemin, bir kesim tarafından ‘aşırı genişletilerek’ (ve belki bir anlamda ‘istismar edilerek’), bütün alanları kapsayan bir ‘operasyon rejimi’ne dönüşüyor. MİT’e yönelik ‘operasyon’un, hükümetle hesaplaşma boyutuna ulaşması, ülkedeki ‘siyasi kamplar’ın yeniden şekillendiği bir sürece işaret ediyor.

‘Operasyonlar’ üzerinden bir nüfuz alanı ve dinamizm geliştiren yargı-polis ittifakı, düne kadar hükümeti de ‘operasyoncu’ uygulamalara ikna etmiş görünüyordu. Bununla birlikte, ‘operasyonlar’ zincirinin, MİT yönetimini ve iktidarı da hedef alabileceğine uzun bir süreden beri dikkat çekiliyordu.

Özel yetkili mahkemeler ve Terörle Mücadele Kanunu, öylesine geniş bir alanı kapsıyor ve ‘uygulamacılar’a öylesine büyük yetkiler veriyor ki, yargı-polis işbirliğinden oluşan ‘operasyoncular’ın ülkenin ‘ana tartışma gündemi’ne dönüşmesi, Türkiye’nin temel meseleleriyle ilgili kırılma ve polemiklerin onların ekseninde yürümesi artık kimseyi şaşırtmıyor.

Dış etkenler
Çatışmadaki taraflara baktığımızda, ‘operasyoncular’un Kürt sorununda, ‘güvenlik eksenli’ siyaseti savunarak tutuklamaların yaygınlaştırılmasını, askeri operasyonların tırmandırılmasını desteklediklerini söyleyebiliyoruz. Hükümet ve MİT yönetimi, Kürt meselesinde, bir süreden beri ‘operasyoncular’ın çizgisine yakın bir duruş sergiliyordu. Ancak, yetkisi ve gücü artan ‘operasyoncular’ın Oslo görüşmelerini de fırsat bilerek MİT’i de hizaya getirmeye yönelik yeni bir hamle yapmalarıyla birlikte, bir ‘sıçrama’ yaşandı.

‘Operasyoncular’ın bu noktada şu mesajları verdiği düşünülebilir: 1. PKK ile müzakere yapamazsın. Kürt sorunu bizim KCK operasyonları üzerinden kurduğumuz sistem üzerinden yürüyecek. 2. MİT’e bundan böyle yeni bir düzen vereceğiz ve bizim istediğimiz yönde bir ‘yeniden yapılanma’dan geçecek.

Bu tür konu başlıkları, daha uzun bir süre boyunca, gündemimizin merkezinde yer alacak. Ne olursa olsun, ‘klasik iç siyaset dinamikleri’ni aşan boyutta bir gerginlik ve hesaplaşmayla yüz yüzeyiz. Yüzde 50’yi aşan bir halk desteğine sahip olan ve kendisini dünya siyasetinde de önemli bir aktör olarak gören hükümeti ve Başbakan’ı hedef tahtasına koyduğu düşünülen ‘operasyoncular’, analiz edilmesi (özellikle uluslararası bağlamda) çok kolay olmayan dengelerle ilişkilendiriliyorlar.
Hükümetin İsrail’le ‘bağları kopartan’, Suriye’deki rejimle ilişkileri sertleştiren politikalarıyla aynı günlere denk gelen bu operasyonun zamanlaması ilginç. Mavi Marmara eylemi sırasında hükümetin dış politikasına yöneltilen eleştirileri de bu çerçeve içinde hatırlamakta yarar var. ‘Operasyoncular’ın Kürt meselesinde ‘ulusalcı-güvenlikçi’ bir duruş sergilediklerini ama küresel denklem bağlamında ‘daha dengeci’ bir konumu tercih ettiklerini düşünebiliriz.

İki tarafın ortak bir zaafı, evrensel hukuk hassasiyetlerini görmezden gelmeleri, uluslarası demokratik kamuoyu ile son dönemde bir kavga içinde olmaları. Tabii buna bağlı olarak da eleştiriye kapalı bir psikoloji içine girmeleri ve otoriter yöntemleri (hedefler farklı olsa da) benimsemekten hoşlanmaları.

Sonuç olarak AK Parti hükümeti bir karar noktasına geldi. Düne kadar birlikte hareket ettiği ve özellikle Ergenekon davasında ve sonra da KCK operasyonlarında paralel davrandığı kesimlerle ilişkisini yeniden düzenlemesi gereken bir düzleme yaklaşıyor.
Tabii bütün bu çatışmada unutulan en önemli şey, evrensel hukuk ve temel haklar.

Yazının devamı için tıklayınız>>>

Radikal gazetesi



Share |

etiketler: haber , yorum , mit , hesaplaşma , akp , ak parti , ergenekon , hukuk , kck , operasyon

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları