‘Portre,’ en beğeniyle okunan yazı türlerinden biri. Bir kişinin hayatı üzerine odaklanırken bir toplumu veya bir dönemi de anlatma imkânı sağlaması, düşünce ile duyguyu buluşturma fırsatı vermesi, hele polemiğe açık niteliği ile, portreler her zaman merakla ve heyecanla okunuyor.
Usta gazeteci Alper Görmüş’ün son kitabı Hayat Bilgisi de bir portre kitabı. Fakat, bu kitabı diğer portrelerden ayıran bir taraf da var. Alper Görmüş, elliye yakın kişinin ‘portre’sini çıkardığı bu kitapta, ele aldığı kişilerin hayatlarına bir bütün olarak odaklanmak, detaylı bilgiler aktarmak yahut polemik cümlelerine başvurmak yerine, bu hayatların her birinde hepimizin hayatı için elzem bir ‘hayat dersi’ çıkarmayı hedefliyor. Böyle olunca, spordan siyasete, edebiyat dünyasından medyaya ve akademyaya elliye yakın ismin ‘portre’si üzerinden bir ‘hayat bilgisi’ devşiriyor.
Meselâ, Boğdan Tanyeviç portresinden, ‘sonuca’ değil ‘çabaya’ odaklanma ve asıl onu ödüllendirme dersi çıkarıyoruz Hayat Bilgisi’nde Tanyeviç portresini okurken. Ertuğrul Sağlam’ın portresi ise, bize ‘yeni Anadolu’nun kimliğini ele veriyor: ‘ne ezik, ne hırçın.’ Buna karşılık, Mustafa Denizli portresi bizi ‘kurgulanmış erdem’in hem sahiciliği, hem sürdürülebilirliği konusunda düşündürüyor. Özhan Canaydın’dan, ‘ortam böyle’ mazeretine sığınmadan, nezaketini ve efendiliğini korumanın dersini alıyoruz. Yakın tarih üzerine önemli isimlerden Mim Kemal Öke, Hayat Bilgisi’nde çok genç yaşta ‘profesör’ olmuş bir tarihçi olarak değil, ‘babalık mesleğinin profesörü’ olarak çıkıyor karşımıza. Alper Görmüş, Numan Kurtulmuş, Ahmet Davutoğlu, Osman Baydemir gibi isimlerden olumlu ve önemli hayat dersleri çıkarırken, Süleyman Demirel, Süheyl Batum gibi isimlerden ilkeleri uğruna ‘tek başına kalmayı’ göze alamayan insanların nerelere savrulabileceğinin dersini çıkarıyor.
Hayat Bilgisi, Aykut Kocaman’dan Hrant Dink’e, Nilüfer Göle’den Ruhat Mengi’ye, Selim İleri’den Kenan Evren’e, birçok şöhretli isme dair çok çarpıcı ‘portre’ler içeriyor kısacası… Her bir portre de içerdiği hayat dersleriyle de, insana bu kitabı okumayanın, ‘hayat bilgisi’ eksik kalır diye düşündürüyor.
Bu kitabın bir özelliği de, bugüne kadar yaptığı büyük haberler ve yazdığı medya eleştirileri ile öne çıkan Alper Görmüş’ün ‘edebî’ yeteneğini de ortaya koyması. Her bir portre, ince dil işçilikleri yüklü, zevkle okunan edebî bir lezzet de sunuyor okuyucusuna…
Moralhaber.Net









