Kar Melekleri
Güzel ülkemizin kar görmeyen yerleri de gördü bu sene.
Bir Erzurumlu için kar demek soğuk demek, sıkıntı demek.
Ama bir Aydınlı için bir defa daha görme imkânı olmayan misafir gibi.
İyi bakmak ve izlemek gerek.
Nereli olursanız olun kar yağarken bir Aydınlı gibi bakın.
Nasıl iniyorlar yeryüzüne kar taneleri.
Gözünüzün görebildiği yerden bir kar tanesini takip etmeye çalışın.
İnanılmaz bir trafik olduğunu göreceksiniz.
Birbirlerine yol vererek inerler.
Siyah bir fon kâğıdının üstünde birini yakalayın.
Büyüteçle baktığınızda altı köşeli farklı desenlerde olduğunu göreceksiniz.
Wilson Bentley, kar üzerinde yıllarca süren çalışma sonucu hiçbirinin birbirine benzemediğini tesbit etti. Her biri yeni şekilde idi.
Dindar bir Müslüman şu soruları sorar kendisine ve cevabını yine kendisi verir:
Birbirine çarpmadan çok uzaklardan nasıl iniyorlar?
Hekimoğlu İsmail, “İlimler ve Yorumlar” isimli eserinde şöyle diyor bu soruya:
“Kar tanelerindeki nakışlara bakınca bir dindar şahıs çıkıp: "Her bir tanesini yere indiren bir melek vardır." dese, itiraz edemem…”
Her birini ayrı bir şekil veren kim?
Her insanın parmak ucuna ayrı şifre koyan kim ise O.
Kar, büyük sanatkârın işidir.
Karacaoğlan’ın karın yağışını anlatışı gibi.
“İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye.”
Kar Allah isminin elifi gibi yağar.
Yani kar Allah Allah diye iner semadan.
Dua edelim kar, nimet olarak insin ve musibete dönüşmesin diye.
Tıpkı kar gibi biz de elif elif diyelim ki dilimiz ve gönlümüz kar gibi ak ve pak olsun.
Selam ve dua ile.