Moral Haber Yazarları
02.02.2012 - 13:39
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı - aekavakli@hotmail.com

Öcalan, Karayılan hangi derin devletin adamı?

Kendisini “derin devlet” diye peçeleyen ve asıl amacı Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak, kaosa sürüklemek, darbelerle geri bırakmak olan örgütün foyaları bir bir meydana çıkıyor. Sırlarını ve marifetlerini “Ergenekon’un Şifresi, İtiraf Ediyorum, İntikam, Cehennem Vadisi” romanlarımda anlatmaya çalıştığım “derin çete”, kendisine “derin devlet, ordu, özel kuvvetler, asker” demekten ve dedirtmekten pek hoşlanır. Bu isimlerin hepsi kamuflajdır.  Türkiye’nin bir derin devleti olmadığını, emekli Albay Necabettin Ergenekon, senelerce önce söyledi:

“Türkiye’de millî bir derin devlet yok. Veli Küçük dâhil, bu insanların tamamı birer piyon. ABD ve İsrail güdümünde Siyonist bir derin devlet var. Kendilerine Ergenekon diyen örgüt de bunun bir uzantısı olabilir.”  (Bknz. Ergenekon’un Şifreleri,  A.E. Kavaklı, Hayat yayınları, İstanbul)

    Gelelim “siyonist derin çete”nin sırlarının dökülmesine…

    Belge 1: Zaman, manşetten 1984 yılında PKK’nın Eruh eylemlerinde kullandığı bombaların MKE yapımı olduğunu ve Genelkurmay’a teslim edilen bombalar arasında bulunduğunu, bomba uzmanı emekli Komiser Nazmi Nuri Çelik’in ifadelerine yer vererek yazdı.

    Belge 2: Akit ve Yeni Şafak’ta yer alan Ankara merkezli istihbarat haberine göre Abdullah Öcalan ve Murat Karayılan “gayri nizami harp” eğitimi almışlar ve devletin adamı imişler. Haberin kaynağı 12 sene Özel Kuvvetler’de aktif görev yapmış olan Yarbay Nesimi Soner Dedeoğlu.

    Haberin devamı şöyle:
    “Karayılan, Kara Harp Okulu 1988 devresinden. Devletin gayri nizami harp yaptırıp da öldüremediği adamlardan biri de Abdullah Öcalan’mış. Yarbay Dedeoğlu, Öcalan devletin adamıdır, diyor. 10 sene kadar devletin içinde çalışmış.”

    Belge 3:  Gazeteci Avni Özgürel, Neşe Düzel’e verdiği röportajda Öcalan’ın Ankara’da MİT şubesinde çalışırken gördüğünü yazdı. Röportajın bir paragrafı şöyleydi:

"1966–67 yıllarında Ankara’da İzmir Caddesi’nde MİT`e ait bir yerde antikomünist yayınları ve bildiriler alırdık, kara yağız genç bir delikanlı hep orda bulunuyordu, oraya her gittiğimde onu orada görüyordum. Daha sonraları Apo’yu sık sık medyada görünce, acaba bu o mu, diye kendime sorardım. Tabi insan yaşlanınca görüntüde değişiyor. Ancak 1993’de Apo basını Bekaa’ya çağırınca, Panorama dergisinin genel yayın yönetmeni olarak ben de oraya gittim. Daha sonra haftalık dergi olan Panorama adına özel bir söyleşide bulundum. Kendisine Ankara’da İzmir Caddesindeki fikir ajansı diye bir yerde “Sanki görmüşüm, yanlış hatırlıyorum olabilirim.” diye sordum, Öcalan, ‘Yoo doğru hatırlıyorsun ama ben bunları bir müddet sonra açıklayacağım.’ dedi.”

Avni Özgürel İzmir Caddesi’ndeki bu kuruma mit elemanları dışında kimsenin giremeyeceğini, MİT’in tam güvendiği kimselerin girebileceğini söylüyor.

Belge 4: Bu sütunda cunta mensubu subaylardan terör örgütü ile dirsek teması kuranlar olduğunu yazdım. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün sınırda Cemil Bayık’la dosya alış verişinde bulunduğu gazetelere düştüğünü not ettim. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün 12 bini Talabani’ye, 12 bini Barzani’ye olmak üzere Kuzey Irak’a 24 bin silah gönderdiği, Barzani’ye giden 12 bin silahın 6 bininin Cemil Bayık’a teslim edildiği konusu Ergenekon İddianamelerinde yer aldı.

     Zaman’da İhsan Dağı şöyle yazdı:
    “Bu ülkede yeni anti-semitizmin babası sayılabilecek bir kişi Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınınca kıyamet koptu. İçerde yükselen itirazlara şaşmıyorum ama Oda TV ve Soner Yalçın’a dışarıda en fazla arka çıkanların İsrail lobisi, ABD’deki Yahudi lobisinin en etkin gazetesi New York Times ve Amerikan “neo-con’lar olması izaha muhtaç.”

    İzaha muhtaç bir şey yok değerli İhsan Dağı.

    Türkiye’deki Ergenekon CIA ürünü, Pentagon kontrolünde bir yapılanma.

    Tıpkı İtalya’daki Gladio’nun CIA ürünü olduğu gibi.

    Yarbay Nesimi Soner Dedeoğlu şöyle demiş:
“Biz niye mücadele ediyoruz? Bu meslekte kaldıkça değer yargımı yiyorum… Ben Hakkari’de iken 970 küsur şehit vardı. Şimdi 1400 küsur olmuş. İç güvenlik birliklerinde eğitilemez kazmalarla bizi operasyonlara gönderiyorlar. Şehit vermemiz kaçınılmaz…Ne zaman çıksan operasyona durmadan şehit verirsin. Dağlıca da öyle.”

12 sene Özel Kuvvetler’de çalışmış ve yarbay rütbesine gelmiş bir subayın Ergenekon’un CIA eseri olduğunu anlaması tuhaf.

Emekli Albay Necabettin Ergenekon’un söylediklerini duymamış olması acaip. Benim defalarca baskı yapan “gizli çete serisi” polisiye romanlarımı da görmemiş.

Türkiye’de Siyonist bir derin çete var, her geçen gün ipliği pazara çıkıyor.

Silivri sürecine, Savcı Zekariye Öz’e çok şey borçluyuz.

Beyin vitamini: Konuya ilgi duyanlara Ergenekon’un Şifreleri, İtiraf Ediyorum, İtiraf, Cehennem Vadisi, Mafya Kıskacında Vurgun” isimli polisiye romanlarımı tavsiye ederim. İrtibat 444 24 14.  


YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Değerli hocam çete deyip kimleri koruyorsunuz? kusura bakmayın ama devlet içinde üst birimlerin haberi ve emri olmadan ne derin devlet olur,nede çeteler oluşturulur? Mehmet Ağar bu konudaki net açıklamayı şöyle yapmıştı:"Yaptığım tüm operasyonların emrini mgk dan aldım."Evet ya bu haberlerin tamamı yalandır yada çete,ergenekon haberleri yalandır.Atilla Kıyat:"Faili meçhuller devlet politikasıydı." demişti.Acaba bunada çetemi diyeceksiniz? Kusura bakmayın ama galiba milliyetçi ve devletçi duygular doğru yorumlarda bulunmanızı engelliyor sanırım.Bu olan olayların tamamında devlet aklı ortak karar vermiştir.Örneğin Uludere yi bombalayan kişiler en üst yetkililerden emir almadan bu saldırıyı yaparlarsa müebbet hapis cezasıyla yargılanacaklarını bilmeyecek kadar cahil değiller herhalde.Bunun için şu çağrıda bulunalım.Artık milliyetçiliği tamamen bırakalım.Çünkü milliyetçiliğin hakim olduğu bir ülkede farklı millet mensupları varsa çatışmalar asla durmaz.Bizde 80 yıldır durmadığı gibi.Zira Bediüzzaman :"Milliyetçiler milliyeti mabud ittihaz ediyorlar." Der acaba Cenabı Hakkın dışında mabudların olduğu bir ülkeye huzur hakim olurmu? neden bunları sorgulamıyoruzda yok çete den,ergenekondan kendi başlarına bu işleri yaptıkları masallarını anlatıyoruz.
Misafir 02 Şubat 2012 22:10 Perşembe
   
Yorum Sayısı (1)
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları