Genç Kalemler
18.02.2012 - 14:46
Ömer KAYA
Ömer KAYA - okaya1989@gmail.com

Zihinlere açılan modern taarruz

Zihinlere açılan modern taarruz

Modern çağın bizlere armağanı olan teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırmasının yanında davranışlarımızı da kendisine benzettiği bir gerçektir. Teknolojideki usul mümkün olan en kısa sürede en verimli çalışmayı yapmaktır.

Zamanı sıkıştırarak bize alternatif bir yaşam sunmak isteyen modern çağ düşüncesi teknolojide kazandığı başarının düşünce dünyasında tam tersi bir etki yapacağını belki de önceleri kestirememişti. Süreleri makaslamaya hevesli insanoğlu belli bir zihin yoğrulmasından geçmesi gereken çalışmaları teknolojinin kendisine bulaştırdığı usulle bir an önce karara bağlamayı ve hızlı bir şekilde uygulamayı kendisine rehber edindi.

Düşüncenin bir hamur misali kıvamınca yoğrulmadan ortaya servis edilmeden hiçbir mana ifade etmeyeceği gerçeği karşımızda duruyordu. Yapılması gereken müzakereler, karıştırılması gereken tozlu sayfalar, üzerinde ısrarla durulması gereken noktalar karşımızda iken ne kuşa ne de deveye benzeyen devekuşu misali bir model ortaya çıkıyordu.

Olayın bir başka yönü ise iradelerin sonuca endekslenmesi. Bir işteki başarıyı sadece önde ipi göğüslemek olarak algılayan bir zihinsel yapı işin içindeki emeği hiçe saymanın getirdiği bir bataklığa saplandığına ancak belli bir süre sonra varabilmektedir. Sonuca endeksli bir yaşam, meşru bir amaca gidilen yolda usullerin de meşru olması gerektiği kaidesini uzun bulup, sonuca ulaşan her yolu mübah sayarak tehlikeli bir cephe oluşturmaktadır. Tecrübelerimiz ise meşru olmayan usullerle gidildiğinde aksiyle tokat yenildiğini defalarca müşahade edildiğini bize anlatmaktadır.

Sonuca endeksli olmaya “kemiyeten fazlalık” şeklinde bir alt başlık da açılabilir. Yukarıda anlattığımız usulün tehlikeleri ortada iken bir de sonuçla da yetinmeyip sonucun da mümkün olduğunca fazla sayıda olmasını ön gören bir bakış açısı var ki bu aşama artık zihinsel çalışmaların kökünü kibrit suyu dökmekte, emeği hiçe saymakta, kelle sayarak başarı karşılaştırmasına girişilmektedir. Fazla sayıda onay verenin olmasının olayın meşruluğuyla doğrudan ilgisinin bulunmadığı gerçeği ortada iken halen inatla zihinsel sürecin baltalanması, ortaya tamiri imkânsız tahribatlar ortaya çıkarmaktadır.

Ölçülü bir zihinsel çalışmaya yapmak temelini sağlam atmakla başlamaktadır. Yapılan okumalar, not edilen ve açılması gereken kavramlar, çapraz şekilde bunların eleştiriye tâbi tutulması ve sonuç verilerinin bir meşveret ortamında paylaşılması. Daha sonra bu meşveret sonuçlarının sistematik bir şekilde düzenlenerek atılacak adımlara dair son bir taslağın oluşturulması…

Temeli çürük bir binanın ufak bir sallantıda çatırdamaya hatta yıkılmaya yüz tutacağı açıkken herhangi bir düşüncenin ortaya konulmasında temellerinin sağlam atılması hayati derecede önem arz etmektedir. Kavramların belli bir plan program ekseninde yerleştirilmesi ilerleyen çalışmalar için de bir ölçü teşkil edeceği gerçeği de bulunmaktadır.

Modern çağ insanı bu derece yoğrulmuş fikirlerin hasretini çekmektedir. Var olanlar fikirler de garazlı eleştirilere maruz kalmakta böylece derin bir iftira çemberinin içinde kıvranmaktadır. Bir binanın yüz kişi tarafından ancak yapıldığı fakat bir kişi tarafından yıkılabileceği düşünüldüğünde daha çok fikir işçisine ihtiyaç olacağı açıktır.                                           


YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları