Teravih namazı evde mi kılınmalı?

Medyada yer alan teravih namazı tartışmalarına açıklık getirecek bir yazı: Teravih namazını Peygamberimiz nasıl kıldırmıştı? Cemaatle kılınma emrini ilk kim verdi? İslam tarihinde nasıl uygulandı? İkram Arslan yazdı.

10 Ağustos 2011 Çarşamba - 15:55

kapat
Teravih namazı evde mi kılınmalı?

İkram Arslan'ın yazısı

Teravih namazı evde mi kılınmalı?

Teravih namazı, sadece bugün değil, önceki dönemlerde de çok konuşulmuş bir konudur. Âlimler uzun uzadıya konuşmuş, tartışmışlar. Bu tartışmaların bütününe dikkat edildiğinde iki görüşün savunulduğunu görmek mümkün.

Hem Buharî hem de Müslim’de anlatılan bir hadise bu iki görüşe de temel teşkil ediyor. Buna göre, bir ramazanda Resul-i Ekrem aleyhissalatü vesselam efendimizin mescitte namaz kıldığını gören birkaç sahabe gelip ona tabi oluyorlar ve namazı cemaatle eda ediyorlar. Bu şekilde birkaç gün devam ediyor ve her geçen gün cemaat iyice kalabalıklaşıyor. Ancak sonraki akşam Allah Resulü cemaate katılmıyor. Daha sonra bunun nedenini soran cemaate şu açıklamayı yapıyor:

Bu namaza olan iştiyakınızı biliyorum. Ancak size bu namazın farz olmasından endişe ettiğim için mescide gelmedim. Size farz kılınmış olsa ona güç yetiremezsiniz. Bu nedenle namazı evlerinizde kılınız. Çünkü farz olan müstesna, kişinin en faziletli namazı evinde kıldığı namazdır.”

(Başka bir rivayete göre ise, 8 rekât teravih kıldıktan sonra ayrılıyor. Bundan dolayı teravih namazının 8 rekât olduğunu söyleyenler de olmuştur.)

Şimdi, birinci görüşü ifade eden âlimler, yukarıda aktarılan hadisten yola çıkarak teravihin evde kılınmasında ittifak ediyorlar.
Teravihin cemaatle eda edilmesini savunanlar ise, Resulullah aleyhissalatü vesselamın birkaç gün de olsa cemaatle kıldığını, onu cemaatten alıkoyan şeyin bu namazın da farz kılınma endişesi olduğunu ifade ediyorlar. Yani “Şayet böyle bir endişe olmazsa cemaate devam ederdi” şeklinde yorumluyorlar.

Bu noktada şunu da ifade etmek gerekir ki, teravih namazının varlığı konusunda kesin bir ittifak var. Bütün âlimler bu konuda aynı görüşü paylaşıyorlar. Ancak bunun uygulanması noktasında farklı görüşler serdedilmiş.

İslam tarihine baktığımızda bu iki görüşün uygulanmış halini görebiliyoruz. Evinde kılmayı tercih eden oluyor ve kimse ona bir şey demiyor. Ancak ağırlıklı olarak ikinci görüşün tatbik edildiği hemen fark ediliyor. Hz. Ömer bin Hattab zamanında teravih namazları mescitte cemaatle muntazaman kılınmaya başlanmıştı. Çünkü bu, Hz. Ömer’in emriydi. Kısa zamanda hüsnü kabul görmüş olacak ki, hatimle namaz kılınmaya başlanmış ve bazen namazlar çok uzayabilmişti. Bu nedenle Hz. Ömer, namaz kıldıranlara bir rekâtta en fazla 20 ayete kadar okumalarını söylemişti.

Hz. Ali’nin de halifeliği sırasında valilerine mektuplar gönderdiği ve namazı 8 rekât değil, 20 rekât olarak eda etmelerini bildirdiği de rivayetler arasında.

Yıllar sonra halife seçilen Hz. Ömer bin Hattab’ın torunu Hz. Ömer bin Abdülaziz de (ki İslam âlimlerince ilk müceddid ve beşinci raşit halife kabul edilir) valilerine mektuplar göndererek teravih namazının 20 rekât kılınmasını ve bir rekâtta en fazla 10 ayetin okunmasını tembihlemişti.

{SAYFALAMA}


Bu noktada belki de bizim nazarlarımızı farklı bir noktaya odaklamamızda fayda var. Resul-i Ekrem aleyhissalatü vesselam efendimiz nafile namazları evde kılınanının “daha faziletli” olduğunu vurguladığı için evde kılabilenler daha avantajlı görünüyorlar. Ancak günümüz şartlarını da hesaba kattığımızda durum değişebilir.

Bunu şunun için söylüyorum. Kur’an’ı ezberlemek isteyen bir arkadaşımız bir hocayla görüşüyor ve ona evde çalışmak istediğini söylüyor. Hoca da ona pek çok kritik açıklamalar yapıyor. Bunlardan en çok dikkatimi çeken şey şu oldu. Ona diyor ki: “Doğru olarak ezberleyip ezberleyemediğini anlamak için cep telefonuna okuyarak kaydet. Sonra kaydı dinlerken sayfaya bakarak takip et.” Ancak bunun sonunda şu ikazda bulunuyor. “Sakın cep telefonunun başka bir menüsüne tıklama. Yoksa en ufak bir şey dikkatini dağıtır ve seni dakikalarca bu işten alıkoyabilir. Hatta o günün bitebilir de.”

Daha faziletli olanını elde etmek için camiye gitmeyip de televizyona, internete, sohbete dalmak ve hepten teravihten olmak mümkün. Bunda da çoğu zaman “Sohbet bitsin sonra kılarım” düşüncesi insanı aldatır. Ama gel gör ki sohbet bir türlü bitmek bilmez. Vakit bir hayli geç olur. O saatten ve o yorgunluktan sonra yatsı namazı kılınıp yatılır. Çünkü (gecelerin kısa olduğu şu günlerde) ertesi gün erken kalıp işe gidilecektir ve araya sahur da girmektedir.

Burada dikkatlerden kaçan önemli bir ayrıntı daha var: O da, farz namazlar. Faziletinden dolayı teravihi evde kılmayı tercih eden sahabeler yatsının farzını cemaatle eda ediyorlardı. Şimdi bugün için düşünecek olursak, evde cemaat imkânı olmayanlar yatsı namazını cemaatle eda etmiş olmuyorlar ve cemaatle kılınan farzın yüksek faziletinden mahrum kalmış oluyorlar.
Bu konu ne zaman gündeme gelse benim aklıma Bediüzzaman’ın lihye-i şerifle (Resulullah’ın saç ve sakal telleri) ilgili sorulan bir soruya verdiği cevap gelir.

Soruda Allah Resulü’nün saç ve sakalından düşen parçaların kısıtlı olduğuna değiniliyor ve bugün binlerce yerde lihye-i şerifin sergilendiğine işaret ediliyor. Kısaca “Bu nasıl mümkün olabilir?” diye soruluyor. Bediüzzaman da zihne gelen bu şüpheyi giderecek bir izah yaptıktan sonra, bize pek çok konuda ışık tutabilecek şu önemli notu düşüyor:

“... O saçların ziyareti, vesiledir. Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma karşı salâvat getirmeye sebep ve bir hürmet ve muhabbete medardır. Vesilelik ciheti o şeyin zatına bakmaz, vesilelik cihetine bakar. Onun için, eğer bir saç hakiki olarak lihye-i saadetten olmazsa, madem zahir hale göre öyle telakki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor...”
Bu nokta-i nazardan teravih namazını değerlendirdiğimiz zaman kaynaşmaya, cemaate, kardeşliğe, muhabbete vesile olduğu için de önemlidir.

Moralhaber.Net



Share |

etiketler: haber , ramazan , teravih namazı , ikram arslan , teravih namazı nasıl kılınır , peygamberimiz , hz ali , hz osman , islam , alim , cemaat

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
" Ashabım göklerdeki yıldızlar gibidir.Kim onlara tabi olursa kurtuluşa ermiştir " ( S.A.V) Hadisi sanırım birçok şeyleri açıklayacaktır. Ancak...; Camilerdeki teravih namazı daha çok cemaatı razı etmeye yönelik oluyor gibi. Allah'ın razı olacağı şekilde kulluk ve namaz ne güzeldir. Bu camide de, evdede mümkün olabilir.
Misafir 10 Ağustos 2011 18:04 Çarşamba
   
Yorum Sayısı (1)
Bu kez davulcular sahurda buluştu
Bu kez davulcular sahurda buluştu

AK Parti Osmangazi İlçe Gençlik Kolları üyeleri, Osmangazi ilçesi sınırlarında çeşitli mahallelerde Ramazan davulculuğu yapan 22 davulcuyla sahurda bir araya geldi.

CHP iftarında AKP duası!
CHP iftarında AKP duası!

BU da iki partili iftar kutlaması... CHP'li Maltepe Belediyesi iftar verdi, kutulardan AKP'li Tuzla Belediye Başkanı'nın 'afiyet olsun' yazısı çıktı. İşte o ilginç olayın öyküsü:

Bakan Yıldız vatandaşlarla iftar yaptı
Bakan Yıldız vatandaşlarla iftar yaptı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri’de iftarını vatandaşlarla birlikte yaptı.

İşte Kadir Gecesi'ne özel dua
İşte Kadir Gecesi'ne özel dua

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ne özel dua;

Kadir Gecesi'nin kadrini biliyor muyuz?
Kadir Gecesi'nin kadrini biliyor muyuz?

Kadir Gecesi'nin kadrini ne kadar biliyoruz? Cemil Tokpınar'ın kaleminden harika bir yazı.

'Çocuğunuza dinini öğretmenin tam zamanı'
'Çocuğunuza dinini öğretmenin tam zamanı'

“Çocuğuma Allah’ı nasıl anlatayım, ibadetleri nasıl öğreteyim, namaza alıştırmak için ne yapayım?” diye düşünen aileler için Ramazan ayı en iyi fırsatlardan biridir.

Mahalleliler imeceyle iftar veriyor
Mahalleliler imeceyle iftar veriyor

Balıkesir’in Edremit ilçesindeki bir mahallede, üç yıldan beri imece usulüyle iftar veriliyor.

'Oruç, marifetullah içindir'
'Oruç, marifetullah içindir'

'Âlemlerin Rabbi, hâşâ, bize zorluk olsun diye değil, O’nu esmâsıyla tanımayı ve Kitabıyla anlamayı bizim için kolaylaştırmak üzere, biz kullarına orucu emretmektedir.'

Ramazan'da çile mi çekiyoruz?
Ramazan'da çile mi çekiyoruz?

Zaman gazetesi yazarı Hekimoğlu İsmail, "Ramazan'da çile mi çekiyoruz?" sorusuna cevap veriyor.

Milletvekili ve Başkonsolos iftarda buluştular
Milletvekili ve Başkonsolos iftarda buluştular

Almanya´nın Halle/Westf kentinde bulunan Diyanet´e bağlı Ayasofya Caminde düzenlenen iftara çok sayıda üst düzey görevli katıldı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları