'Başbuğ'a terörist denmesinden rahatsızım'

İnternet Andıcı davasında tutuklu yargılanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u en iyi tanıyan isimlerin başında gelen Orgeneral Hilmi Özkök açık konuştu.

13 Ocak 2012 Cuma - 10:13

kapat
'Başbuğ'a terörist denmesinden rahatsızım'

Utku Çakırözer'in haberi

Genelkurmay eski başkanlarından emekli Orgeneral Hilmi Özkök, İnternet Andıcı davasında tutuklu yargılanan bir diğer eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u en iyi tanıyan isimlerin başında gelir. Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı döneminde iki yıl boyunca karargâhtaki sağ kolu, o dönem İkinci Başkan olan Başbuğ idi. Başbuğ’un tutuklanmasına Özkök’ün bakışı şöyle:

“İki yıl birlikte çalıştık. Akıllı, yetenekli, uyumlu, başarılı, sevdiğim bir arkadaş. Umarım alnı tertemiz bir şekilde çıksın bu süreçten.”

Tutuksuz yargılanmalı

Gündemdeki tartışma Başbuğ’un hangi mahkemede ve nasıl yargılanacağı. “Yüce Divan’da mı yoksa özel yetkili mahkemede mi yargılanmalı” sorumuzu “Mahkemelerin yetkisinin azlığı ya da çokluğu benim bilgim dışında” diyerek yanıtsız bırakan Özkök, yargılamanın mutlaka tutuksuz yapılması gerektiğini vurguladı. Özkök, “Tutuklamanın gerektiği çok istisnai haller dışında, tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Tabii tutuklama gerektiren durumlar olabilir ama şu anda uygulanan şekliyle ağır bir durum var ortada. Ender gidilmesi gereken bir tedbir her durumda uygulanıyor gibi” diye konuştu.

‘Terörist denmesinden rahatsızım’

Başbuğ’un katalog suçlar kapsamında ‘terör örgütü yöneticiliği’ iddiasıyla tutuklanmasını nasıl değerlendiriyor eski komutanı?

“Terör örgütü yöneticisi denmesinden tabii ki üzüldüm ve rahatsız oldum. Kendisi de çok yaralanmış ki ‘Bu suçlama benim için en büyük ceza’ diyor. Katılıyorum. Sonunda beraat etse bile büftandır.”

Kanunda terör ve çete tanımı değişmeli

Özkök’e göre, savcının bu suçlamayı kullanmasının arkasında kanunun yazılış şekli var:

“Bu, amacını aşmış bir ifadedir. Böyle bir suçlamanın iki sebebi olabilir; ya savcının kanaati bu yöndedir ya da kanunun yazılışından kaynaklanıyordur ve savcı kanun nedeniyle başka tabir kullanamakta, örgüttür, çetedir demektedir. Ben ikinci nedenden kaynaklandığını düşünüyorum. Bu nedenle, bu amacını aşan lafzı, kanun yapıcı Meclis’in düzeltmesi lazımdır. Başka kanunları bir günde değiştirebiliyorlar. İlgili kanunda da bu tür iddiaların yerine göre kullanılmasını sağlayacak bir düzenleme bulunmalıdır. Terörist nedir, çete nedir, bunların kanundaki tariflerinin yeniden oturması lazım. Bu tecrübeden ders çıkarılması lazım.”

İrtica hâlâ tehdittir

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde iç tehditler arasında sayılan ‘irtica’ ile mücadele kapsamında Genelkurmay karargâhında yapılan faaliyetler şimdi soruşturma nedeni. Bu konudaki görüşlerini sorduğumuzda Özkök’ün değerlendirmesi şu yönde oldu:

“Milli Güvenlik siyaset belgesi bir hükümet belgesidir. Hükümet iç ve dış tehdit unsurlarını belirler. Sır değil, iç tehditlerin hep iki ana teması olmuştur: Birincisi bölücülük, diğeri irtica. İrtica, Türkiye Cumhuriyeti için her zaman tehdit olmuştur ve olacaktır. Belgede adına ‘irtica’ dense de denmese de bu böyledir.”

İrticayı partiyle özdeşleştirmek yanlış

İrtica hep gündemde olmuştur. Ancak irtica tehdidini belli bir siyasi parti görüşüyle, hükümetle özdeşleştirmek yanlıştır. Bir partinin içinde irticacı düşünenler olabilir, ama önemli olan o partinin ya da iktidardaysa hükümetinin uygulamalarıdır. İrtica ile hükümeti ayırmak lazım. Bizde çok karışıyor. Öyle olduğunda da yanlış şeyler düşünülüyor.”

Uludere’de kasıt yok

{SAYFALAMA}


Hava Kuvvetleri’nin Uludere’de 34 sivili öldürdüğü operasyon konusunda da Özkök şu yorumu yaptı:


“Tabii ki olay mahkemede ve en doğru sonuç oradan çıkacak. Benim söyleyebileceğim şu: Burada kasıt aramak yanlış. Ben o bölgelerde çok görev yaptım. Tugay komutanlığı, kolordu komutanlığı yaptım. Gencecik çocukların ölmesinden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanları üzüntü duyarlar. Ben de bu olaya çok üzüldüm. Ama çatışma ortamında bu tür üzücü gelişmeler olabilir. Geçmişte hem bizim hem de başka devletlerin ordularının başına böyle hadiseler gelmiştir.”

Gül ve liderler ortamı soğutmalı

Gerek darbe davaları gerekse Uludere ve benzeri TSK operasyonlarının ‘siyasi istismar konusu yapıldığını’ ifade eden Özkök, gelinen noktada kurumlar arası ilişkilerin ‘soğutulması’ gerektiği görüşünde: “Herkes bu tartışmaları siyasi istismar konusu yapıyor. Kurumlar arası ilişkiler çok ısınmış durumda. Bir an önce soğutulması lazım. Birilerinin bunu toparlaması lazım. Cumhurbaşkanı ve siyasi liderlere, akil adamlara düşer bu sorumluluk. Bir an önce daha ağırbaşlı bir ilişki ortamına girmek gerek.”

Başından beri ‘Askeri tedbirle olmaz’ diyoruz

Özkök, terörle mücadelede gelinen noktayı da şöyle değerlendirdi:


“Bugünlerde sıkça ‘Sırf askeri tedirle olmaz’ lafını duyuyoruz. Bu yeni değil ki. 1984’te bu örgüt ilk harekete geçtiğinde ben Genelkurmay’da Plan Harekât Daire Başkanı idim. Yeni general olmuştum. Daha o zaman yazdığımız değerlendirmelerde söylerdik ‘Askeri tedbirle olmaz’ diye. Bugün hatırlıyorum şöyle sözler vardı okuduğumuz kitaplarda: ‘Asker devlet kurumlarının politikaları için uygun güvenlik ortamını sağlar.’

Her türlü silahlı çatışmada askerler bunun için çaba harcar. Sonucu ise politikacılar ve politikaları belirler. Aradan geçen tüm bu süreçte herkesin üstüne düşen görevler vardı.”

Necdet Özel, fevkalade komutan

Ağustos şûrası öncesinde istifa eden eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in istifa kararı ve gerekçeleri konusundaki soruyu yanıtsız bırakan Özkök, bu istifa sonrasında Genelkurmay Başkanlığı’na atanan Orgeneral Necdet Özel için ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ben bu isimlerin hepsini tanırım. Yıllarca komutanlıklarını yaptım. Necdet Özel de çok yetenekli, fevkalade bir insandır. Zaten bizim yapımız içinde en yukarı yükselmek başlı başına bir anlam taşır. Sıradan insan çıkamaz. Arkasında mesleki başarılar yatar. Bir sürü insan oy vererek kendisini orgeneralliğe yükseltmiştir.”

Cumhuriyet gazetesi



Share |

etiketler: haber , Utku Çakırözer , genelkurmay , ilker başbuğ , hilmi özkök , Orgeneral , terör , örgüt , irtica , Türkiye , milli güvenlik kurulu , hükümet , TSK , uludere operasyonu , darbe , ışık koşaner , necdet özel

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
yaşar ve ışık paşalar kho okul komutanıyken birçok harbiyeliyi attılar...kendilerinde de rütbeleri sökülür artık.onlar hiçbir zaman ahların altından kalkamazlar.
Misafir 15 Ocak 2012 13:36 Pazar
   
Yorum Sayısı (1)
‘Bugünkü sistem Erdoğan’sız kriz üretir’
‘Bugünkü sistem Erdoğan’sız kriz üretir’

Başbakan’ın siyasi Başdanışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan’a göre, var olan sistem sorun çözemediği gibi bir çok sorunun da kaynağı durumunda. Akdoğan, “Bugünkü sistemden Tayyip Erdoğan’ı veya AK Parti’yi çıkarırsanız, geriye işlemeyen bir sistem kalır” diyo

Erdoğan'dan bomba açıklamalar!
Erdoğan'dan bomba açıklamalar!

Uludere konusunda Başbakan olarak gereken açıklamayı yaptığını belirten Erdoğan, ekledi: Arkadaşlarımın bu konuda açıklama yapması doğru değil.

Holiganizmin arkasında liderler var
Holiganizmin arkasında liderler var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddetin toplumda sıkça rastlanan 'teflon adam' tipi insanlarla orantılı biçimde artış gösterdiğini ifade etti.

27 Mayıs'tan 38 gün önceki Türkiye mesajı
27 Mayıs'tan 38 gün önceki Türkiye mesajı

İngiliz arşivlerinde 4 yıl araştırma yapan yakın tarih uzmanı Prof. Cihat Göktepe, 27 Mayıs’tan 38 gün önce “Türkiye’de darbe olabilir” notunun Londra’ya geçildiğinin belgesine ulaştı.

Erdoğan'dan en net 'Uludere' açıklaması
Erdoğan'dan en net 'Uludere' açıklaması

Başbakan Erdoğan'dan Uludere açıklaması: Yetkimi devrettim, onlar da kullandı. Uludere CD'sini ben de izledim.

İlnur Çevik: 'PKK-Ergenekon kardeş gibidir'
İlnur Çevik: 'PKK-Ergenekon kardeş gibidir'

Demirel ve Erbakan'a danışmanlık yapan İlnur Çevik, “PKK ile Ergenekon ittifakını deşifre edince ipimi çektiler” dedi.

Levy: 'İsrail'de özür dileyecek lider yok!'
Levy: 'İsrail'de özür dileyecek lider yok!'

Haaretz yazarı Levy, STAR’a “İsrail, ABD onayı olmadan İran’a saldırmaz” derken, Mavi Marmara için de ‘en azından insani olarak Türkiye’den özür dilenmeli‘ vurgusu yaptı.

Sifil: 'Gençler entelektüel obezite hastası'
Sifil: 'Gençler entelektüel obezite hastası'

''Kitap okuma rüzgarını, modasını yeniden gözden geçirmek lazım'' ifadesini kullanan Dr. Ebubekir Sifil, Ömer Nasuhi Bilmen'in ilmihalini bile okumadan İslam'a ideolojik yaklaşan gençleri eleştirdi. Sifil, bu durumu "entelektüel obezite" tabiriyle tanımla

Osman Can: 'Yargıya artık Kemalist giremez!'
Osman Can: 'Yargıya artık Kemalist giremez!'

Anayasa Mahkemesi'nin eski rapörtörü Osman Can bir 'dönemi' bu sözlerle teşhis etti: CHP ve YARSAV'ın gayretleriyle Kemalistler tasfiye oluyor.

28 Şubat CHP tabanını militerleştirdi
28 Şubat CHP tabanını militerleştirdi

Darbe Günlüklerinin tamamını 'İmaj ve Hakikat' adıyla kitaplaştıran Alper Görmüş'e göre, 28 Şubat darbecilikte başarısız, ama, toplumun bir kesimini militerleştirme konusunda başarılı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları