Özge Sena Bigeç'in röpörtajı
Kültür yayıncılığıyla radyonun gerçek amacına ulaşmasında önderlik yapan Moral FM’in emektar programcısı ve Genel Yayın Yönetmeni İsmail Tongar’a merak ettiklerimizi sorduk..
16 yıldır radyocusunuz. Ömrünüzün yarısı radyoda geçmiş. Radyo hayattan koparmadı mı sizi?
Aslında 16 değil 18. 1993’ten beri radyocuyum. Dolayısıyla ömrümün yarısından da fazla olmuş oluyor. Radyoculuk hayattan kopartmak bir yana insanı hayatın tam ortasına koyuyor. Çünkü bir radyocu aynı zamanda sosyolog, psikolog, antropolog, çevre bilimci, edebiyatçı vs. Mesleği için aklınıza gelen tüm bilimlerle ilgili olmak zorunda kalan bir insan nasıl hayattan kopabilir. Tersine hayatın tam ortasında kalır. Ben de öyle oldum şükür.
Genel perspektifte radyonun hatta medyanın insanın Müslümanca duyarlığına etkisini nasıl görüyor, değerlendiriyorsunuz?
Hayatımızın gerçeği olan “iyi” ve “kötü” bu alanda da var tabiî ki. Nereden baktığınız önemli konuya. Somutlaştıracak olursak Moral FM’in insanın manevi dünyasına çok olumlu katkıları var. Ama medya içine bakacak olursak bunun tam tersini görmek de mümkün. Kişi medyayı nasıl kullanmak istiyorsa her amaca hizmet eden yayın mevcut.
Radyo ve Televizyon insanı şöhret yapan baş unsurlar. Şöhret ile başınız derde girdi mi hiç? Ya da manevi dünyanıza zararı oldu mu?
Neyse ki radyo biraz gizemli bir yayın organı. Sokakta rahat dolaşabiliyorsunuz. Televizyon gibi değil. Gerçi son dönemde Facebook’tan sonra durum biraz değişmeye başladı. Adına bunun şöhret diyebilirsek 17 yaşımdan beri tanımadığım birileri benim hakkımda konuşabiliyorlardı. Adımı biliyorlardı vs. Bu durumu kaldırabilmeyi herkes için; adap bilmeye, maneviyatı kuvvetli tutmaya, farkındalıkları arttırma çabasına ve bu durumun asıl kim tarafından nasip edildiğini bilmeye bağlı olduğunu düşünüyorum. İnşallah kaldırabilmişsizdir.
Kendinizi önümüzdeki 10 yıl ve 30 yıl içinde nerede görmek istersiniz?
Bunu genelde çok sorarım kendime ve çıkış bulamam. Hayatımda o kadar ilginç tevafuklar ile ilginç yerlere geldiğimi gördüğümden hiç böyle bir düşünce içine girmemeye çalışıyorum. Bunu şöyle anlamamak lazım tabiî ki, rüzgar nereden eserse oraya savrulalım diye bir düşünce değil bu. Şu an ne işle uğraşıyorsam o işi en iyi şekilde yapmalıyım. Allah emekleri zayi etmez. Başarı çok hücresel bir konudur. Bugünkü işini iyi yaparsan yarın mutlaka bir üst seviyeye geçersin. Hiç görülmemiştir ki bir kişi bir işi mükemmel olarak çok uzun süre yapsın. Mutlaka maddi ya da manevi yükselmiştir. Bu hep böyle olmuştur. Bu yüzden geleceğe bu mantıkla bakıyorum. Bakalım zaman ne gösterecek.
Kimler, nasıl tipler radyoculuk yapmasa iyi olur?
Sadece radyoculuk değil medyanın tüm alanlarında topluma kötü örnek olabilecek hiçkimse bu işle uğraşmamalı. Zira göz önünde olanlar toplumu yönlendiriyor.
Radyoculuk İrfan’dan, İslam’dan ne kadar besleniyor?
Programın programcısının beslendiği kadar besleniyor. Genele bakacak olursak layıkınca beslenebilen programların sayısı istatistîkî olarak yüzde on civarlarında.
Radyocu olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz? Mutlu olur muydunuz?
Yönetim ve organizasyon bölümü okudum. Hayat ile çok ilgili bir bölüm. Sanırım yönetici olmak isterdim, halkla aktif iletişimi olan bir sektörde.
Konuklarınızdan en çok kimden/kimlerden etkilendiniz?
Kâbe Anıları programındaki konuklarımın çoğundan etkilenmişimdir. İlk aklıma gelenler, Senai Demirci, Engin Noyan, Ahmet Bulut...
Radyodan biraz uzak konulara geçelim. En sevdiğiniz camiler hangileri?
Darıca Hacı Tahir Kavala Cami, Bakırköy Zuhuratbaba Cami ve Bakırköy Amine Hatun Camileri (çocukluğumun camileri)...
İsmail Tongar’ın başucu kitapları nelerdir?
Herkesin mutlaka baş ucunda olması gerekli olan Kuran Tefsir kitaplarının haricinde çok etkilendiğim kitap Muhammet Bozdağ’ın Ruhsal Zeka kitabıdır. Arada sırada bazı bölümlerine tekrar tekrar bakarım.
En son okuduğunuz kitap hangisi?
Beyazıt Akman’ın Dünyanın İlk Günü ve Aklından Bir Sayı Tut. Halen okumaktayım…
Takip ettiğiz dergiler var mı?
Moral Dünyası dergisi. Bir de küçük oğlumdan ötürü çeşitli marka araba dergileri.
Uğraştığınız bir sanat dalı var mı?
Ne yazık ki yok.
Müzisyen ve sanatçılardan en kıymet verdiğiniz isimler?
Aykut Kuşkaya, Alper, Mustafa Cihat bana daha çok hitap eden kişiler.
Herhangi bir dernekte görev aldınız mı?
Radyoder Genel Sekreteriyim. Radyolar derneği.
Camilere ne sıklıkla gidiyorsunuz?
Sıklığını hiç hesaplamadım. Fakat Cuma günleri radyoda Cuma kılındığından camilere pek sık gitmiyorum sanırım.
Mahalle camiinizin imamının adını biliyor musunuz?
Bilmiyorum.
Eşinizle aynı mesleği yapıyor olmanızın evliliğinize yansıması nasıldır?
Söyleyebilecek olumsuz bir tarafını yaşamadık. Hatta nitelikli beraberlik anlarımızı arttırdığı bir gerçek.
Çocuğunuzun radyocu olmasını ister misiniz?
İsterim.
Radyoculuğa ve medyaya ilgi duyan gençlere tavsiyeniz nelerdir?
Neye ilgi duyuyorsa o konuda eğitimini alsınlar. Ve çok erken başlasınlar. Hayata atılmak için üniversite sonrası çok geç. Ortaokul sonrası mutlaka neye ilgi duyuyorsa genç arkadaşlarım o konuda yönlensinler.
Dünyabizim









