Kadınlar artık dışarıda namaz kaçırmayacak!

Türkiye'nin ilk Kadın Müftü yardımcıları arasında olan İstanbul İl Müftü Yardımcısı Kadriye Avcı Erdemli. Göreve geldiği tarihten beri, pek çok projeyi hayata geçiren Kadriye Hanım, en çok kadınların camilerdeki yeri için uğraşıyor.

09 Aralık 2011 Cuma - 13:55

kapat
Kadınlar artık dışarıda namaz kaçırmayacak!

Sevim Şentürk'ün röpörtajı

Son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın adını kadınlarla ilgili projelerde duyuyoruz. Toplumun her kesimindeki kadınların dini ihtiyaçları için çözüm üretmeye çalışan projelerin başında ise kadın din görevlileri var. Bunlardan biri de Türkiye'nin ilk Kadın Müftü yardımcıları arasında olan İstanbul İl Müftü Yardımcısı Kadriye Avcı Erdemli. Göreve geldiği tarihten beri, pek çok projeyi hayata geçiren Kadriye Hanım, en çok kadınların camilerdeki yeri için uğraşıyor. Bunun dışında ise kadınlarla ilgili Türkiye'ye rol model olacak işlerin peşinde. Bu yüzden; kendisiyle bir araya gelip, Müftülüğünü ve kadın- din ilişkisini konuştuk.

Hiç, bir gün müftü yardımcısı olabileceğinizi hayal etmiş miydiniz?

İmam Hatip öğrencisiyken kadınların Diyanet'teki makamlarını yetersiz görmüş ve babama, "kadınlar sadece Kuran kursu hocası mı olabiliyor?" diye sormuştum. O da "Müftü yardımcısı da olabilirler" diye cevap vermişti. Ama örneği olmadığı için pek hayal edemezdik. Lakin nasipte varmış ki oldu.

Sizden önce bir örneği var mı?

Benden bir yıl önce Antalya ve Kayseri'ye iki kadın müftü yardımcısı atanmıştı. Benimle birlikte 5 kadın müftü yardımcısı daha atandı. Sonra da 3 kişi daha eklendi listeye. Şuanda 10 kadın müftü yardımcısı var Türkiye genelinde.

Diğer müftü yardımcılarıyla görüşüyor musunuz? Dostluk var mı arada?

Tabi sık sık görüşüyoruz. Birbirimizle fikir alışverişi yapıyoruz.

Eşiniz de ilahiyatçı mı?

Hayır değil. Bir eve iki hoca fazla. Bizim evin hocası benim.(Gülüşmeler)

O zaman eşiniz sizi vazifeniz noktasında hayli destekliyor...

Tabi. Hep arkamda durdu. Vazifeme saygıyla baktı.

"Kadından müftü olur mu?" diye sizi yadırgayanlar ya da saygı göstermeyenler oldu mu bu işe başladığınızda?

Diyanet İşleri Başkanlığı,erkeklerin yoğunlukta olduğu bir kurum. Düşünün İstanbul genelinde 1 il, 39 ilçe müftüsü 7 müftü yardımcısı arasında ben tek kadınım. Ben başlangıçta zorlandım doğrusu Elbette onlar da zorlanmıştır. Ama genel olarak kurumumda hüsnü kabul gördüğümü düşünüyorum..

Bir de din hizmetlerine artık kadın eli değmesi, kadın bakış açısının yansıması gerektiğini düşünüyorlardı. Benim de bu misyonu, İslam tarihindeki Hz. Aişe rolünü üstlendiğimi, bunun için öncülük yapabileceğimi söylüyorlar. Bu da biraz kurumumuzdaki arkadaşların kadının dindeki yerini ve bu alandaki ihtiyacı herkesten daha iyi bilmelrinden kaynaklanıyor olabilir.

Diyanetteki bu tavır topluma örnek olabilir mi?
 

{SAYFALAMA}

Belki. İnsanlar dinin, kadınların sosyal hayatta var olmasına yahut iş hayatında bulunmasına karşı olduğunu sanıyor olabilir. Oysa öyle değil. Şifa binti Abdillah'ın hicret sonrasında Hz.Peygambe(S.A.S) tarafından çarşı ve Pazar işlerini tanzim ve murakabe etmekle görevlendirildiği, Hz. Ömer' (r.a)ın da kendi hilafet döneminde Hz. Şifâ'ya çok hürmet gösterdiği, Hz. Ömer'in hilafeti devrinde de kendisine memleket idaresinde vazife verdiği, Hz. Şifâ (r.anha)'nın çarşı-pazarın intizam işlerine baktığı bilinmektedir. O halde islamda bir iş için cinsiyet değil, liyakat önemli diyebiliriz.

Bazı kadınlar "Acaba çalışmakla yanlış mı yapıyoruz?Duygusunda onlara tavsiyeniz ne?

Az önce de belirttiğim gibi, bizim dinimiz kadınların sosyal hayatta yer almalarına karşı değil. Peygamber Efendimiz dönemi buna en güzel örnek. Kadınlar beş vakit namazlarını,Cuma ve bayram namazlarını camide kılabiliyorlardı.Savaşa katılarak askere su taşıyan yaralarını saran kadın sahabiler var idi. Burada sadece, çalışan kadınların ve erkeklerin üzerine düşen, dinin çizdiği sınırları bilerek hareket etmesi. İnancıyla, duruşuyla bu hayatın içine katılmayı bilmeleri.

Dinimize göre, insanlar arası ilişkilerde ve çalışma hayatına dair koyduğu dürüstük, güven gibi genel ilkelerine bağlı kalmak şartıyla, erkek olsun kadın olsun herkesin, helal ve meşru yollardan kazanç elde etme hakkına sahiptir. Taviz vermemeli bu doğrulardan. Bir de hem erkekler hem de kadınlar nezaket ve saygı sınırlarını bilmeli, dinin ölçülerini gözetmeli. Bu sorunun cevabı sadece kadınlara değil erkeklere de ulaşmalı.

Diyanetin kadın dokunuşuna ihtiyacı vardı dediniz... Hangi sebeplerden dolayı...

Din hizmetlerini sadece cami imamı ya da kuran kursu hocası olarak düşünmemek gerekiyor. Eğer kadın din görevlileri olmasa bu ülkenin kadınları dini bilgiyi nasıl öğrenecekler? Bizim toplumumuzda kadınlar direk bir erkek din görevlisine soru soramıyorlar. Sorsalar da bu onlar için yeterli olmuyor. Bu yüzden, hac ekibinde, yurt dışı hizmetlerinde, idarecilikte, fetva makamında hep kadınların olması gerekiyor ki kadınlar daha kolay anlaşılsın sorunları daha çabuk çözülsün.

Kadın görevli sayısı bu yüzden mi artıyor?

Evet bu ihtiyaç belirginleşti ve Başkanlığımızın da bu konuda önemli çalışmaları var. Benim vaize olduğum yıllarda İstanbul'da, benimle birlikte bu görevi yapan 2 arkadaş daha vardı. Ama yetmiyorduk. Kadınların bırakın dini bilgisini, okuma yazması yoktu. Ve karşılaştığımız sorular çoğunlukla şekle yönelik ve hurafeler üzerineydi: " Muska yazıyor musunuz, muska bozuyor musunuz, seccadeyi nasıl katlamalıyız, tesbihi seccadenin sağına mı koyalım soluna mı?" Kadınları bilinçlendirmek için, onlara hitap edecek daha çok kadın din görevlisinin olması gerekiyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı da bunun farkında olduğu için bu noktada adımlar attı. Şimdi İstanbul genelinde 45 vaize var. Ama bu sayı da yeterli değil. Her ilçeye bir vaize yetmiyor. Bazı ilçelerde hiç vaize yok.

Toplumu bilgilendirmek için başka projeler var mı?

İstanbul'un pek çok ilçesinde Aile İrşat ve Rehberlik büroları açıldı. 35 şube var şimdilik. Şubelerin başkanlığını vaizeler yapıyor. Böylece, dini konular özellikle kadınlara daha disiplinli ulaştırılmaya çalışıyor. Halk hangi konuda en çok bilgi almak istiyorsa, onlar öncelik sırasına göre hem dini hem de diğer noktalardan anlatılıyor.

Mesela aile, evlilik, kürtaj buralarda işlenen konulardan bir kaçı. Meselelerin dini boyutunu hocalar analtıyor, psikolojik, tıbbi boyutunu doktor ve psikologlara anlattırıyoruz. Vaaz ve hutbelerde çeşitli konular ele alınarak işleniyor.

Peki, ne kadar etkili oldu bu merkezler?
 

{SAYFALAMA}

Tam manasıyla istediğimiz yerde değiliz. Fakat bir hayli mesafa aldığımızı söyleyebilirim. Din şekilden çok öze inmeye başladı. Bize gelen soruların seyri değişti. Artık daha çok "dini nasıl daha iyi yaşarız?" sorusunun peşinde insanlar.

Kadınların en büyük problemi dışarıda namaz kılma zorluğu. Camilerin çoğunda kadınlar için abdest alma yeri yok. Bu sıkıntı ne zaman giderilecek?

Bu sıkıntıları ben de bir kadın olarak çok yaşadım. Dışarıda namaz kılmak bir dert bizler için. Zaten, bu yönde oldukça çok şikâyetle karşılaşıyoruz Diyanet olarak. Çözüm aranıyordu ama atağa geçilmemişti. Ancak bu sürecin hızlanması gerekiyordu. Çünkü namazlarını dışarıda kılmak zorunda olan kadınların sayısı oldukça arttı ve her geçen gün de artıyor.

En son, İstanbul Müftülüğü olarak 8 Mart 2011 Dünya kadınlar gününde çözüme yönelik adım attık ve 3 T projesini başlattık. Tespit, tedarik ve takip aşamalarını kapsıyor. İstanbul çok büyük, 3 bin 100 cami var. Bütün bu camilerde kadınlar bölümü elden geçecek ve bunu bir makam yapacak, bu çok zor. Bu yüzden önce sıkıntıları tespit sürecine girdik. 30'u kadın 30'u erkek bir ekip kurduk, bunlar tüm camileri gezdiler. Camilerde bütün eksikler rapor edildi.

Camilerim birçoğunda aslında kadınların namaz kılacağı yer var. Ama vaziyetleri hiç iç açıcı değil. İnsanı camilerden soğutacak durumda. Şu anda eksikleri tedarik etmeye çalışıyoruz.

Kadınlar izbelerde abdest almaktan kurtulacak mı?

Evet. 2012'nin şubat-mart ayları itibariyle kadınlar için dışarıda namaz kılmak problem olmaktan çıkacak inşallah. Mümkün mertebe birçok caminin şadırvanı ve Wc'si abdest için engel teşkil etmeyecek. Camilerde kadınlara ayrılan yerler güzelleştirilecek ve bu alanlar genişletilecek. Ancak bazı camiler var ki bunların güzelleştirilmesi daha uzun vadade olabilecek...

Mesela tarihi camilerin bir kısmı böyle. İşte bunların güzelleştirilmesi 2013 'ü bulabilir belki daha uzun süre alır. Tedarik aşamasında,3T projesi kapsamında güzelleştirilen camilere örnek Süleymaniye Cami'sini gösterebiliriz. Kadınlara ayrılan namaz kılma bölümü ve abdest alma yeri tam kadınların kullanımına uygun olarak yeniden inşa edildi. Ama mevzu bizim camilerdeki sıkıntıları ortadan kaldırmamızla bitmiyor.

Başka neler yapılması gerekiyor?

Yapılan işlerin takip edilmesi... Bu yerlerin eskiye dönmemesi için İstanbul Müftülüğü'nün sayfasında önümüzdeki aylarda şikâyet linki oluşturulacak. Hanımlar buraya gördükleri eksiklikleri yazacak ve biz 3T projesinin takip aşamasını da böylelikle çözmüş olacağız. Bir nevi camilerin mümine müfettişleri olacaklar. Kadın STK'lardan ve medyadan da destek isteyeceğiz. Bu da Diyanet ve kadının iç içe geçmesini sağlayacak.

Ama kadınların camiye gelmesine karşı olan erkekler var. Bu nasıl aşılacak?
 

{SAYFALAMA}

Doğru böyle bir anlayış mevcut. Bunun için ilçe müftülükleriyle toplantılar yaptık ve 39 ilçenin bütün din görevlilerine ve dernek başkanlarına bilgilendirme ve bilinçlendirme eğitimleri verdik. Onlara Hz. Peygamber zamanında kadınların camiye gittiklerini ve hatta caminin ana mekânında namaz kıldıklarını, İlmihallerde saf düzenini,mahfilerin kadınlar için yapıldığını buraların onlara ayrılmasının önemini, mahfillerde perdelerin kaldırılması ve kadınların caminin unsurları olan mihrap,mimber gibi unsurlarını görmelerinin önemini v.s.anlattık.

Hz. Aişe'nin vefat edene kadar 5 vakit namazını camide kıldığını örnek verdik. Onun dışında 1 Nisan 2011 tarihinde İstanbul'daki tüm camilerde 'Kadın ve Cami' konulu hutbe okuttuk. Bu ve benzeri hutbeler zaman zaman okutulup,vaazlar verilerek dinin hakikati konusunda halkımız bilinçlendirilecek inşallah. Zaten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de oldukça alaka gösteriyor. Ve bizi kadınlarla ilgili projelerde Türkiye'ye rol model olarak görüyor.

Diğer illerde de camilerin kadınlar için güzelleşeceği anlamına geliyor mu bu?

Evet, biz bir anlamda pilot bölgeyiz. İlerleyen yıllarda Anadolu'nun diğer illerinde de kadınlar dışarıda namazı kaçırma korkusu yaşamayacak.

Nişantaşı'nın Diyanetten Beklentisi çok!

Vaktinin çoğunu dışarıda geçiren kadınlar için namaz mevzunu hallettik diyelim, peki ya dini eğitim ve manevi sohbetler...

Bütün kadınlar için Aile İrşat ve Rehberlik Bürolarının faaliyetleri, vaizelerin cami içi ve cami dışı sohbetleri,konferans salonları ve Kültür Merkezlerinde dini konularda ve uzman kişiler davet etmek suretiyle farklı konularda bilgilendirme yaptığımızı söylemiştik. Yine Diyanet İşleri Başkanlığımızın İstanbul'un bütün Kur'an kurslarında pilot olarak başlattığı hizmet çeşitliliği projesi kapsamında çalışan kadınlar için de onlara uygun saatlerde kuran dersleri, ilmihal, tefsir dersleri veriliyor.

Akşam saatlerinde yahut hafta sonunda fark etmez. Onlara hangi saatler uyuyorsa bize bu konuda başvurmaları gerekiyor. Ama bunu 12 kişilik grup oluştuğunda yapabiliyoruz. Başka ne tür bir istekleri varsa o istekleri doğrultusunda onlara ulaşmaya çalışıyoruz.

Nişantaşı gibi semtlerden de bu konuda talep var mı?

Dini inanış ve bilgi, toplumun her kesiminden insanların, her kültür ve anlayışın ihtiyacı. Mesela Şişli, Beşiktaş,Beyoğlu gibi ilçelerimizde de vaizelerimiz, Aile İrşat ve Rehberlik bürolarımız, Kur'an kurslarımız, camilerimiz var. O büroda görevli vaizemiz onların talepleri, ihtiyaçları doğrultusunda dini toplantılar ve seminerler düzenliyor. Her konuda muhakkak vaizemize soru soruyorlar. Ve şunu söyleyebilirim ki, Nişantaşı gibi semtlerin Diyanet İşleri Başkanlığı'na güvenleri ve beklentileri oldukça fazla.

Zaman Cuma



Share |

etiketler: haber , röpörtaj , namaz , kadınlar , sevim şentürk , imam hatip , kuan kursu , Kadriye Avcı Erdemli

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
‘Bugünkü sistem Erdoğan’sız kriz üretir’
‘Bugünkü sistem Erdoğan’sız kriz üretir’

Başbakan’ın siyasi Başdanışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan’a göre, var olan sistem sorun çözemediği gibi bir çok sorunun da kaynağı durumunda. Akdoğan, “Bugünkü sistemden Tayyip Erdoğan’ı veya AK Parti’yi çıkarırsanız, geriye işlemeyen bir sistem kalır” diyo

Erdoğan'dan bomba açıklamalar!
Erdoğan'dan bomba açıklamalar!

Uludere konusunda Başbakan olarak gereken açıklamayı yaptığını belirten Erdoğan, ekledi: Arkadaşlarımın bu konuda açıklama yapması doğru değil.

Holiganizmin arkasında liderler var
Holiganizmin arkasında liderler var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddetin toplumda sıkça rastlanan 'teflon adam' tipi insanlarla orantılı biçimde artış gösterdiğini ifade etti.

27 Mayıs'tan 38 gün önceki Türkiye mesajı
27 Mayıs'tan 38 gün önceki Türkiye mesajı

İngiliz arşivlerinde 4 yıl araştırma yapan yakın tarih uzmanı Prof. Cihat Göktepe, 27 Mayıs’tan 38 gün önce “Türkiye’de darbe olabilir” notunun Londra’ya geçildiğinin belgesine ulaştı.

Erdoğan'dan en net 'Uludere' açıklaması
Erdoğan'dan en net 'Uludere' açıklaması

Başbakan Erdoğan'dan Uludere açıklaması: Yetkimi devrettim, onlar da kullandı. Uludere CD'sini ben de izledim.

İlnur Çevik: 'PKK-Ergenekon kardeş gibidir'
İlnur Çevik: 'PKK-Ergenekon kardeş gibidir'

Demirel ve Erbakan'a danışmanlık yapan İlnur Çevik, “PKK ile Ergenekon ittifakını deşifre edince ipimi çektiler” dedi.

Levy: 'İsrail'de özür dileyecek lider yok!'
Levy: 'İsrail'de özür dileyecek lider yok!'

Haaretz yazarı Levy, STAR’a “İsrail, ABD onayı olmadan İran’a saldırmaz” derken, Mavi Marmara için de ‘en azından insani olarak Türkiye’den özür dilenmeli‘ vurgusu yaptı.

Sifil: 'Gençler entelektüel obezite hastası'
Sifil: 'Gençler entelektüel obezite hastası'

''Kitap okuma rüzgarını, modasını yeniden gözden geçirmek lazım'' ifadesini kullanan Dr. Ebubekir Sifil, Ömer Nasuhi Bilmen'in ilmihalini bile okumadan İslam'a ideolojik yaklaşan gençleri eleştirdi. Sifil, bu durumu "entelektüel obezite" tabiriyle tanımla

Osman Can: 'Yargıya artık Kemalist giremez!'
Osman Can: 'Yargıya artık Kemalist giremez!'

Anayasa Mahkemesi'nin eski rapörtörü Osman Can bir 'dönemi' bu sözlerle teşhis etti: CHP ve YARSAV'ın gayretleriyle Kemalistler tasfiye oluyor.

28 Şubat CHP tabanını militerleştirdi
28 Şubat CHP tabanını militerleştirdi

Darbe Günlüklerinin tamamını 'İmaj ve Hakikat' adıyla kitaplaştıran Alper Görmüş'e göre, 28 Şubat darbecilikte başarısız, ama, toplumun bir kesimini militerleştirme konusunda başarılı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları