Erkek çocuğu yetiştirmenin incelikleri!

Psikolojik Danışman, Psikoterapist ve Aile Danışmanı Mehtap Kayaoğlu yazısında erkek çocuğu bakmanın zorluklarını anlattı.

15 Ocak 2012 Pazar - 21:32

kapat
Erkek çocuğu yetiştirmenin incelikleri!

Moral Dünyası Dergisi'nde yer alan Mehtap Kayaoğlu (Psikolojik Danışman&Psikoterapist&Aile Danışmanı)'ın yazısı

Sokakta köpek falan görsek, biz kızlar ciyaklardık, erkek arkadaşlarımız koşarak gelir, köpekleri korkutarak uzaklaştırır, bizleri Süperman kıvamında kurtarırlardı. Peki ne oldu da geçmişin Süperman erkekleri, bugünün her şeyden korkan, kırılan, duygusal erkekleri halini almaya başladı? Yeni genç erkek nesle ne oldu? Erkek çocuk yetiştirmek niye zorlaştı?

İki ay kadar önce annemle sabah kahvaltısını yapmak için güzel bir mekâna gittik. Bir yanda yeşillik, diğer yanda karşımızda gözümüzün alabildiğine uzanan masmavi deniz... Harika ortamı bozan tek şey, arada sırada soframızdaki reçelleri ziyaret etmek isteyen yaramaz arılar. Elimizle uzaklaştırmaya çalışıyoruz geliyorlar, kışlıyoruz geliyorlar... Arıların psikolojisinden de anlamıyorum ki insanların ruh hallerinden anladığım kadar. Yoksa onları nasıl uzaklaştıracağımı bilirim ama! Neyse...! Bildiğim tek şey anne-kız keyfimizi bozmalarına izin vermeyeceğimiz. En fazla iğnelerini batırır giderler diye düşünüp kıkırdıyoruz annemle ve iştahla yiyoruz kahvaltımızı.

Derken yan masaya dört kişilik bir grup geldi. Hallerinden anne, oğul, kız ve komşu teyze. Evin oğlu 15 yaşlarında, kız çocuğu 11 gösteriyor, komşu teyze ve annenin yaşları önemli değil. Yanımızdaki masaya oturdular. Oturdular ama bir kaç dakika sonra delikanlı öyle bir çığlık atarak fırladı ki yerinden hepimizin yüreği ağzına geldi.

"Burada sinekler var, arılar var... Ben size söylemedim mi gitmeyelim diye. Zorla getirdiniz. Eve gidelim, durmam ben burda..." ve hızla sahile doğru koştu.

Annesi de arkasından "Oğlum vallahi bir şey yapmaz sinek. Bak millete rezil oluyoruz." diye. "Bana ne! Gideceğim ben arabaya. Siz kahvaltınızı yapınca gelirsiniz..."

Ve hoop gitti. Arabaya oturmadı ama denizin kenarında bir yerlere bağdaşı kurdu.

Anne yerine geldi, mahcup; "Ahh ben ne yapacağım bu çocukla? Böyle hassas. Çocukluğundan beri duygusal, hayvanlarla arası iyi değil." dedi ve masadan tostuyla meyve suyunu alıp oğluna götürdü. Delikanlı kahvaltısını denize yakın bir manzarada tamamladı.

Sabah kahvaltımız, masadaki üç kişinin, delikanlıyı sofraya çağırmak için muntazaman seslenip durmalarıyla kafamız şişerek tamamlandı!

Kendi çocukluğuma gitti aklım birden... Sokakta köpek falan görsek, biz kızlar ciyaklardık, erkek arkadaşlarımız koşarak gelir, köpekleri korkutarak uzaklaştırır, bizleri Süperman kıvamında kurtarırlardı.

Peki ne oldu da geçmişin Süperman erkekleri, bugünün her şeyden korkan, kırılan, duygusal erkekleri halini almaya başladı?

Veya evlilik terapileri yaparken, son yıllarda bol bol karşılaştığım duygusal, kırılgan, hassas erkekler nereden çıktı? Yeni genç erkek nesle ne oldu? Erkek çocuk yetiştirmek niye zorlaştı?

Çıtkırıldım erkekler

----------------------------------------------

 Moral Dünyası Dergisi'ne abone olmak için: 0212 652 76 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

 

{SAYFALAMA}

Erkek çocuk denildiğinde birbirinin zıttı iki uç psikoloji aklıma geliyor benim. Birisi erkek adam yetiştireceğiz diye aşırı erkeksi tavırlarla büyütülen, kabadayılaşmış erkekler; diğeri anneleri tarafından aşırı korunarak büyütülen, sokağa bile çıkarılmayan çıtkırıldım erkekler. Ortası da var tabii ama iyice azaldı. Bu yazıda ikinci grup hakkında bir şeyler yazmak istiyorum.

Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işlerinden biri. Bazı dengelerin oturması için aylarca emek veriyorsunuz, hayatın akışı içinde devreye giren olumsuzluklar nedeniyle sanki hiç emek vermemiş gibi hissediyorsunuz.

Kurumumuza yardım almak için başvuran erkek çocuklarında ve yeni evli genç erkeklerde, psikolojik yapılanma açısından bazı değişiklikler ortaya çıktığını gözlemliyorum. Önceden kızları kırılgan, hassas, duygusal; erkekleri mantıklı, güçlü, dayanıklı bilirdik. Son on yılda erkek çocuklarının ve genç yetişkinlerin psikolojik dengelerinin değiştiğini düşünüyorum. Erkekler, kadınsı psikolojilere yatkınlık göstermeye başladı maalesef.

Neden dersiniz?

Aslına bakarsanız cevabı çok kolay! Erkek çocuklarını dört duvar arasında sadece anneleri yetiştiriyor da ondan!

Sosyal yaşam standartlarımızın değişmesi, çekirdek aileye geçişimiz, babaların evden çok, iş hayatlarında zaman geçirmesi, komşuluk ve akrabalık ilişkilerimizin yok denecek kadar aza inmesi, okul hayatındaki rekabet ilişkisi, ailelerin çocuklarının geleceği konusunda iyi eğitim almalarını liste başı yapması, dolayısıyla çocukların sadece ders odaklı yetiştirilmeleri, çevreyle gezme-tozma ilişkisi varsa bile bunun hep kadınlar arasında olması, erkek çocuklarının babalarıyla yeterince muhatap olamaması, babayla duygusal ve sosyal gelişimi destekleyecek birlikteliklerin azalması, çekirdek aile nedeniyle baba yerine erkek çocukla ilgilenecek başka erkeklerin bulunmaması... vb. gibi sorunlar nedeniyle erkek çocukların fıtratı bozulmaya başladı.

Anlayacağınız, bir erkeği tek başına bir kadın yetiştirirse olacağı bu! Anne ne kadar başarılı ve dört dörtlük bir eğitim verirse versin, kadın psikolojisi içinde hareket edeceği ve karşılaştığı sorunlarla kadınsı tavırlarıyla müdahale edeceği için, çevresinde sadece anne ve kadın gören erkek çocuk, otomatik olarak problem çözme yöntemi olarak, kadınsı davranışları taklit eder. Telefon çalıp kötü bir haber aldığında annenin duygularını taklit ederek harekete geçer. Kızıp sinirlendiği şeyler, herhangi bir erkeğin kızacağı değil, sıradan her kadının dert edineceği konular olur. Annesinin endişelendiği her şey onu da kaygılandırır. Derken bir bakmışsınız, feminen duygulanım gösteren bir oğlunuz olup çıkmış!

Neler yapmalı?

Örneğin çift terapilerinde bile dikkatimi çekiyor. Evli erkeklerde o kadar çok kırılgan, duygusal, hassas adam var ki! Normalde erkekle kadın bir sorun yaşadığında, kadın duygusal olarak problemi uzatsa da erkek daha kolay üstesinden gelirdi. Şimdilerde kadın üstesinden geliyor, evin erkeği hâlâ durumun etkisinden kurtulamıyor, incinmiş, çok kırılmış olarak seansa gelip gidiyor. Mesleğimin ilk yıllarında kadın psikolojisi toparlamaya çalışırken, son bir kaç yıldır erkek psikolojisi toparlamaya çalışıyorum. Erkeğin de sorunu olur elbet. Ama söylemek istediğim, kırılgan bir erkekle çalışmak ayrı, erkeğin kendi yapılanmasına uygun sorunlarıyla ilgilenmek ayrı.

Erkek çocuk yetiştirirken dikkat edilmesi gereken bazı hususları sizlere sıralayarak konuyu bitirelim istiyorum.

----------------------------------------------

 Moral Dünyası Dergisi'ne abone olmak için: 0212 652 76 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

 

{SAYFALAMA}

1. Erkek çocuğun büyüme sürecinde babalar mutlaka rol almalı. Doğru davranış kalıplarının, duygulanımının sağlıklı oturması için önünde özdeşim kurabileceği bir erkek figürünün olması son derece önemli.

2. Bebekliğinden itibaren gerekli ilgiyi, sevgiyi, şefkati göstermek gerekli.

3. Annenin davranış şekliyle babanın davranış şeklinin aşırı zıtlıklar içermemesi gerekli. Şöyle ki; anneler oğullarını yetiştirirken duygusal, hassas davranıyor. Belirli bir yaşa bu davranışı içselleştirerek gelen erkek evlat, büyümeye başlayıp anne sözü dinlemediğinde baba devreye giriyor. Bir anlamda annenin gücü oğluna yetmemeye başladığında, destek kuvvet şeklinde harekete geçiyor. Babalar maalesef annenin yumuşak tavrının aksine ani bir kızgınlık, azar, bağırıp çağırma, tehdit etme, hakaret etme, tenkit etme, tehdit etme, suçlama gibi yanlış yöntemleri kullanabiliyor. Böylece anne ile babanın oğula ulaşma yöntemleri çok farklı görüntü veriyor. Bu durum kafa karıştırıyor ve eğer iletişimde sorun varsa, işleri daha da kötü noktalara götürüyor. Doğru olan, bebeklik döneminden itibaren anne/babanın birlikte eğitim vermesi ve kadın/erkek davranış biçimlerini erken yaşlardan itibaren hissetmesinin sağlanmasıdır. Aşırı korumacı bir anne ve ergenlikte aniden ortaya çıkmış asabi baba çok kötü bir korelasyon.

4. Ailedeki erkeklerin mümkün olduğunca beyefendi tavırlar sergilemesi ve bu davranışlarının çocuğa örnek olmasının sağlanması gerekiyor.

5. Babanın oğul karşısında pasif olmaması gerekiyor. Sert, aşırı otoriter baba ne kadar zararlıysa, oğluna sözünü geçiremeyen, çekingen baba ondan çok daha zararlıdır eğitim açısından. On yaşındaki oğluna sözünü geçiremeyen baba, ne kötü bir babadır bilemezsiniz!

6.Erkek çocukların daha hareketli olduğu düşünülerek, yaptığı yanlış davranışlara göz yumulması gerekir. Bedensel hareketlilik farklıdır, hatalı davranış farklı. İkisi birbirine karıştırılmamalıdır.

7. Erkek çocuklarınızın ilerde kötü alışkanlıklar edinmemesi için, şimdiden iyi alışkanlıklar edinmesine yardımcı olmalısınız. Oturduğunuz yerden "git-yap" diyerek değil, onun yapmasını istediğiniz faaliyetlerine katılarak bunu daha iyi sağlarsınız.

8. Çocuğunuzla sohbet etmeli, ona zaman ayırmalısınız. Ama sohbet etmekle nutuk çekmeyi birbirine karıştırmadan...

9. Okulu ve dersleri dışında konuşacak konular bulmalısınız. Çocuğunuzla aranızdaki tek sohbet konusu dersleri olmamalı. Çünkü bu onlara göre konu bile değil! Çocuğuyla konuşmayı bilmeyen insanların saklandıkları bir bahane... Yani oğlunuz bile biliyor, ders dışında aranızda konuşulacak hiçbir şey olmadığını. Bu ne acı bir ilişki biçimi!

10. Özellikle oğlunuzun arkadaşlarını tanımaya çalışın. Onlarla zaman geçirin. Gençleri toplayın bir yerlere gidin, film izleyin, kafede oturun. Böylece oğlunuzun kimlerle zaman geçirdiğini görmeye çalışın.

11. Arkadaşlarına tu-kaka demeyin! Sizde bulamadığı her ne varsa onu aramaya gittiğini unutmayın! Sizde olmayıp, onlarda olanı anlamaya çalışın. Zaman ayırıp, onu dinlediğinizde dönüp size geleceğini aklınızdan çıkarmayın.

12. Kendisini önemli hissetmesini sağlayacak, başarabileceği sorumluluklar verin. İşini başardığında övün, oğlunuz olduğu için onunla ne kadar gurur duyduğunuzu söyleyin.

----------------------------------------------

 Moral Dünyası Dergisi'ne abone olmak için: 0212 652 76 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Moralhaber.net



Share |

etiketler: haber , güncel , güncel haberler , Mehtap Kayaoğlu , Moral Dünyası Dergisi , Erkek çocuğu yetiştirmenin incelikleri , erkek çocuğu , çocuk

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
evey bunun cevabı nerde.Nasıl yetiştirmeliymişiz.
Misafir 17 Ocak 2012 17:56 Salı
   
Resim Yok
gerçekten zor erkek çocuk yetiştirmek benim 4 tane erkek evladım var büyükler ikiz lisedeler en küçük 1 sınıfa gidiyor ..etraftan imrenirler bana çok güzel yetiştirmişsin diye ama gelinde bana sorun evlatlarım hayırlı olurlar inş şimdilik memnunum ama kardeşler arasında kıskançlık ve sürtüşmeler oluyor sürekli başedemiyorum..keşke sizinle konuşabilsem mehtap hanım ..bu konuyu ele aldığınız için Allah c.c sizden razı olsun..
Misafir 16 Ocak 2012 21:32 Pazartesi
   
Resim Yok
pardon sonradan gördüm cevabımı aldım ben tşkler.
Misafir 15 Ocak 2012 23:52 Pazar
   
Resim Yok
e birde cevap verse imiş yazarımız süper olacakmış kanımca
Misafir 15 Ocak 2012 23:44 Pazar
   
Yorum Sayısı (4)
Kazada yaralanan yavru ayı ameliyat edildi
Kazada yaralanan yavru ayı ameliyat edildi

Sivas-Erzincan karayolunda bir aracın çarpması sonucu annesini kaybeden, kendisinin de ayağı kırılan 1,5 yaşındaki boz ayı, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nde ameliyat edildi.

47 yaşındaki hastanın kalbinden tümör çıkartıldı
47 yaşındaki hastanın kalbinden tümör çıkartıldı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne nefes darlığı ve çarpıntı şikayeti ile başvuran 47 yaşındaki hastanın kalbinde, tümör tespit edildi. İyi huylu tümör başarılı bir ameliyatla çıkartıldı.

Bunları biliyor muydunuz?
Bunları biliyor muydunuz?

Hayatımız boyunca karşılaştığımız, isteğimize göre veya isteğimiz dışında gerçekleşen ilginç olaylar ve kafamızda takılan soruların cevaplarını merak ediyor musunuz?

Dünya dillerinin yüzde 50'si yok olma tehdidi altında
Dünya dillerinin yüzde 50'si yok olma tehdidi altında

UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof.Dr. Öcal Oğuz, dünyada şu anda konuşulan dillerin yüzde 50'sinin bu yüzyılın sonunda artık hiç konuşulmayacağının düşünüldüğünü bildirdi.

Uğur Acar yeni yüzüyle yeni işine başladı
Uğur Acar yeni yüzüyle yeni işine başladı

Türkiye'nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar, naklin yapıldığı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde otopark görevlisi olarak işe başladı. Sigorta girişi yapılan Acar, fizik tedaviye devam edecek.

İşte öğrenmenin 4 altın kuralı
İşte öğrenmenin 4 altın kuralı

Coşkun akarsuyun yolunda nasıl coşkun damlaların arkadaşlığı varsa, insanın hayat yolunun kaçınılmazında da bilgi vardır. Eğer öğrenmenin dört altın kuralını bilirseniz öğrenme konusunda şikâyetlerinizden kurtulursunuz.

Evlenecek çiftlere devlet müjdesi
Evlenecek çiftlere devlet müjdesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, tüm Türkiye'de evlenecek çiftlere aile okulu eğitimi verilmesi için düğmeye basıldığını söyledi.

Van'da 'uçan balık' zamanı
Van'da 'uçan balık' zamanı

Dünyada sadece Van Gölü'nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ıle temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin, kutsal yolculuğu başladı.

15 yıldır takım elbise ile ayakkabı boyuyor
15 yıldır takım elbise ile ayakkabı boyuyor

Kırşehir’de 15 yıldır ayakkabı boyacılığı yapan Bilal Yalçınkaya, mesleğine ve müşterilerine saygısından dolayı işe her gün takım elbiseyle geliyor.

Nuriye Akman: 'Keşke herkes çoban olabilse'
Nuriye Akman: 'Keşke herkes çoban olabilse'

''Otları, dereleri, kuzularıyla uçsuz bucaksız bir yeşillik. Rüzgârın sesine varıncaya değin hissettim manzarayı.'' diyen Nuriye Akman, ''Keşke herkes çoban olabilse'' mesajını verdi.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları