Kız çocuğu yetiştirmenin incelikleri!

Psk. Fatih Reşit Civelekoğlu yazısında kız çocuklarının nasıl yetiştirlmesi gerektiği konusunda ip uçları verdi.

22 Ocak 2012 Pazar - 21:35

kapat
Kız çocuğu yetiştirmenin incelikleri!

Moral Dünyası Dergisi'nde yer alan Psk. Fatih Reşit Civelekoğlu'nun yazısı

Allah’ın “eş ve anne” olmak için yarattığı ve buna uygun duygularla donattığı kız çocukları günümüzde “iş kadını” olmak ve “ekonomik bağımsızlık” adına fıtratının dışında duygularla yetiştirilmektedir. Hal böyle olunca fıtratı bozulmuş kız çocukları ne kadın olup “eş ve annelik” görevlerini yerine getirebilmekte ne de erkek gibi “rekabetçi” olmayı başarabilmektedirler.  

Çocukluk dönemi hayatın daha sonraki evresine hazırlık dönemidir. Dolayısıyla çocukluk döneminde var olan duygular çocukların hayatlarının daha sonraki evrelerinde ihtiyaç duyacakları duyguların öncü nüveleridir. Diğer bir deyişle tohumlarıdır. O tohumlar genetik olarak çocuğun içerisine ekilmiştir, var edilmiştir. Anne-babaya düşen o tohumları sulayarak, onların bakımını yaparak, tohumların sağlıklı bir şekilde gelişmesini, diğer bir deyişle duygunun çocuğun içerisinde sağlıklı bir şekilde filizlenmesini sağlamaktır.

Ancak Mevla’nın çocuklar için biçmiş olduğu misyon ile anne ve babaların çocukları için öngördüğü misyon özellikle de 21. yüzyılda birbirinden çok ciddi anlamda farklılaşmış vaziyette. Anne ve babalar çocuklarını özellikle de kız çocuklarını hayata hazırlarken onun asli vazifesi olan “annelik ve eşlik” vazifesine göre hazırlamıyorlar. Anne ve babalar çocuklarını daha farklı bir hayata hazırlıyorlar. Erkeklerle rekabet edecekleri iş hayatına, ekonomik özgürlüğünü elde etme, işini, mesleğini eline almak için -ki bunu çocuklarına faydalı olmak düşüncesiyle yapıyorlar-hazırlıyorlar kız çocuklarını... İşin asli unsurunu, annelik ve eşlik unsurunu ihmal ediyorlar.

Allah’ın verdiği, kulların istediği

Allah kız çocuklarına annelik ve eşlik vazifesi verirken onları buna uygun duygularla donatmıştır. Bu duyguların başında ise şefkat, sadakat, bağlılık, sevgi gelmektedir. Bu duygular Allah tarafından kızlara verilen annelik ve eşlik görevlerini layıkıyla yerine getirebilmesi için gerekli olan duygulardır.

Fakat günümüz hayatında iş hayatındaki bir kadında bu duyguların baskın olması toplum tarafından onaylanan bir şey değil, tam tersine bir eksiklik olarak görülüyor. Böyle bir kadın fazlasıyla duygusal bulunuyor. Bir bankada çalışan bir kadında şefkat duygusu onun işini yapmasına mani olabilir. İnsan kaynakları bölümünde çalışan bir kadının şefkat duygusu onun işini güzel yapmasına mani olur. Sadakat duyması rekabetine mani olur. Dolayısıyla bunlar toplumsal hayatta özellikle de iş hayatında revaçta olan duygular değil. Firmalar mallarını alırken bu duyguların varlığını değil, aksine yokluğunu istiyorlar. Durum böyle olunca Mevla’nın kız çocuklarına vermiş olduğu fıtrat ile toplumun onlardan beklemiş olduğu kişilik birbiriyle çatışıyor.

Anneler ve babalar da çocuklarını hayata hazırlarken, ne yazık ki Mevla’nın onlara vermiş olduğu, hayatlarının daha sonrasında onlara çizmiş olduğu yaşam planını gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları fıtratı temel almıyorlar. Aksine iş hayatının belirlemiş olduğu modeli esas alıyorlar. Daha rekabetçi, daha yırtıcı, tuttuğunu kopartan kız çocukları toplum tarafından kabul görüyor. Bu durum ise kız çocuğunun belli bir erişkinliğe ulaştığında annelik ve eşlik vazifelerini yapmasına mani oluyor. Evlenemiyorlar. Evlenseler bile çocuklarına annelik yapamıyorlar.

----------------------------------------------

 Moral Dünyası Dergisi'ne abone olmak için: 0212 652 76 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

 

{SAYFALAMA}

En fazla bir çocuk sahibi oluyorlar. Halbuki kadın fıtratında çok çocuk sahibi olma isteği vardır. Kadındaki şefkat ve sevgi iki çocuğa, üç çocuğa, dört çocuğa yetecek kadardır. Bu duygular kadının içinde olsa o anne doğumdan üç ay sonra çocuğunu götürüp kreşe bırakıp iş hayatına devam edemez. O duygu onun içerisinde olmadığı için körleştirildiği, törpülendiği için bir anne bunu yapabiliyor.

Günümüzde kreş sayısının artması kadınlarımızda şefkat eksikliğinin bir göstergesidir. Mevla tarafından içinde fıtri olarak şefkat duygusu yerleştirilen bir anne, üç aylık çocuğunu, altı aylık çocuğunu yabancı bir bakıcının eline terk edemez. Eğer yapabiliyorsa fıtri duyguları törpülenmiş, anneliğe, eş olmaya hazırlanmamış demektir.

Fıtrat bozulursa

Günümüzde boşanmaların bu kadar çok olmasının sebebi kız çocuklarının aileleri tarafından iyi bir anne ve iyi bir eş olmaya hazırlanmamasından kaynaklanmaktadır. Kız çocukları; “çalışsın, ekonomik özgürlüğünü elde etsin, ayakları üzerinde dursun, kendisine yetebilsin” düşüncesiyle dershanelere, kurslara gönderiliyor. Fıtratında sevgi, şefkat, sadakat, merhamet, bağlılık gibi duygular olan kadının bu duyguları, erkek egemen bir hayatta erkeklerle rekabette geri düşüren duygular olarak değerlendiriliyor.

Kız çocuklarının fıtratına yerleştirilen duyguları öteleyici şekilde yetiştirmenin, anne-babaya bakan boyutları da vardır. Burada aynı zamanda trajikomik bir durum ortaya çıkmakta.

Fıtri olarak şefkat duygusuna sahip olan bir kadın hiçbir zaman anne veya babasını bakım evine terk edemez. Ama o duygu belli bir eşiğin altında ise yeterince zenginleşmemişse, anne ve baba çocukluk döneminde o duyguyu beslememişse, büyütmemişse kadın yeri ve zamanı geldiğinde annesini ve babasını da terk edebiliyor.

Fıtratı bozulmuş bir annenin yetiştireceği çocuklarda ise cinsel sapma problemi görülme ihtimali çok yüksektir. Çünkü çocuk, annesi ile babasını birbirinden ayırt edemez. Dolayısıyla kadın ve erkeğin birbiriyle benzeşmesi çocuğun cinsel kimliğini oluşturma sürecinde çok ciddi anlamda sıkıntılar yaşamasına neden olur. Çocuk olumsuz çevresel faktörlerle de karşılaşırsa kimlik boyutunda cinsel sapmalar olma ihtimali çok yüksektir.

Kız çocuklarına, fıtratlarına uygun olan şefkat, merhamet, sevgi, sadakat gibi duyguları verilmediği, tam tersine acımasızlık, sadakatsizlik, merhametsizlik, hırs, rekabet duyguları verildiği zaman erkeksileşiyorlar. Fakat ne kadın olmayı başarabiliyorlar, ne de erkek olmayı başarabiliyorlar. Üçüncü bir tür haline dönüşüyorlar ve bu üçüncü tür kadın olmanın ve erkek olmanın da gereklerini yerine getiremiyor. İki arada bir derede kalıyor. Bu toplumu ciddi anlamda tehdit ediyor. Bugün Batı toplumunun ahlakî anlamda yaşamış olduğu sorunların temelinde kız çocuklarının fıtratına uygun olarak yetiştirilmemesi vardır.

Nasıl yetiştirmeli?


 

{SAYFALAMA}

Tüm bu olumsuz durumların yaşanmaması için ne yapılmalı? Öncelikle her anne ve babanın kafasında çocuğuyla ilgili bir model vardır. Anne-baba çocuğunun yaşayacağı hayat sürecinde mutlu ve başarılı olabilmesi için kafasında ideali temsil eden bir model oluşturur. Anne ve baba çocuğunu o modele dönüştürmeye çalışır. Bu modeli sorgulamak gerekiyor. Bu model acaba çocuğun gerçekleriyle ne derece örtüşüyor? Diğer bir deyişle çocuğun fıtratıyla ne derece örtüşüyor? Fıtrat derken de Allah’ın kız çocuğu için öngördüğü modeli kastediyoruz. Dolayısıyla iki tane model var. Birisi Allah’ın kız çocuğu için öngördüğü model, diğeri anne ve babanın kızları için öngördüğü model.  

Yine aynı şekilde iki tane hayat planı var. Birisi Allah’ın kız çocuğu için öngördüğü hayat planı, diğeri anne ve babanın kızları için öngördüğü hayat planı. Ve yine aynı şekilde iki tane misyon var. Birisi Allah’ın kız çocuğu için öngördüğü misyon, diğeri anne-babanın kızları için öngördüğü misyon…  

Eğer anne ve baba çocuğun fıtratını yani Mevla’nın onun için öngördüğü modeli esas almıyor, onun için öngördüğü yaşam planını dikkate almıyor, onun için öngördüğü misyonu uygulamıyor ise bilmek gerekir ki fıtratla çatışmaya girilir. Anne ve baba bu aşamadan itibaren çocuğun fıtratını törpülemeye başlar. Kız çocuğunda var olan duyguları budayarak adeta dev bir çınarı bir minyatür ağaca dönüştürür.  

Kız çocuğunu yaratılışına yani fıtratına uygun yetiştirmek isteyen anne ve babalar, öncelikle kafalarındaki modeli düzeltmeleri gerekiyor. Allah’ın kız çocuğu için fıtratına yüklediği modelin esas alınması gerekir. Kız çocuklarını fıtratına uygun, yaratılış amaçlarına uygun bir şekilde yetiştirmeli.

İlgili haber:

Erkek çocuğu yetiştirmenin incelikleri!

----------------------------------------------

 Moral Dünyası Dergisi'ne abone olmak için: 0212 652 76 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Moralhaber.net



Share |

etiketler: haber , yaşam , yaşam haberleri , Kız çocuğu yetiştirmenin incelikleri , Fatih Reşit Civelekoğlu , Moral Dünyası Dergisi , kız çocukları , kız çocuğu nasıl yetiştirilmeli , fıtrat

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Erkek çocuklarının da baba ve eş olma sorumluluklarının bilincinde olarak yetiştirilmeleri gerektiği konularına neden değinilmiyor anlamıyorum. Günümüzde erkeklerin birçoğunun bu sorumluluklarını gereği gibi yerine getirdikleri söylenemez.
Misafir 22 Ocak 2012 22:31 Pazar
   
Yorum Sayısı (1)
Kazada yaralanan yavru ayı ameliyat edildi
Kazada yaralanan yavru ayı ameliyat edildi

Sivas-Erzincan karayolunda bir aracın çarpması sonucu annesini kaybeden, kendisinin de ayağı kırılan 1,5 yaşındaki boz ayı, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nde ameliyat edildi.

47 yaşındaki hastanın kalbinden tümör çıkartıldı
47 yaşındaki hastanın kalbinden tümör çıkartıldı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne nefes darlığı ve çarpıntı şikayeti ile başvuran 47 yaşındaki hastanın kalbinde, tümör tespit edildi. İyi huylu tümör başarılı bir ameliyatla çıkartıldı.

Bunları biliyor muydunuz?
Bunları biliyor muydunuz?

Hayatımız boyunca karşılaştığımız, isteğimize göre veya isteğimiz dışında gerçekleşen ilginç olaylar ve kafamızda takılan soruların cevaplarını merak ediyor musunuz?

Dünya dillerinin yüzde 50'si yok olma tehdidi altında
Dünya dillerinin yüzde 50'si yok olma tehdidi altında

UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof.Dr. Öcal Oğuz, dünyada şu anda konuşulan dillerin yüzde 50'sinin bu yüzyılın sonunda artık hiç konuşulmayacağının düşünüldüğünü bildirdi.

Uğur Acar yeni yüzüyle yeni işine başladı
Uğur Acar yeni yüzüyle yeni işine başladı

Türkiye'nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar, naklin yapıldığı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde otopark görevlisi olarak işe başladı. Sigorta girişi yapılan Acar, fizik tedaviye devam edecek.

İşte öğrenmenin 4 altın kuralı
İşte öğrenmenin 4 altın kuralı

Coşkun akarsuyun yolunda nasıl coşkun damlaların arkadaşlığı varsa, insanın hayat yolunun kaçınılmazında da bilgi vardır. Eğer öğrenmenin dört altın kuralını bilirseniz öğrenme konusunda şikâyetlerinizden kurtulursunuz.

Evlenecek çiftlere devlet müjdesi
Evlenecek çiftlere devlet müjdesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, tüm Türkiye'de evlenecek çiftlere aile okulu eğitimi verilmesi için düğmeye basıldığını söyledi.

Van'da 'uçan balık' zamanı
Van'da 'uçan balık' zamanı

Dünyada sadece Van Gölü'nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ıle temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin, kutsal yolculuğu başladı.

15 yıldır takım elbise ile ayakkabı boyuyor
15 yıldır takım elbise ile ayakkabı boyuyor

Kırşehir’de 15 yıldır ayakkabı boyacılığı yapan Bilal Yalçınkaya, mesleğine ve müşterilerine saygısından dolayı işe her gün takım elbiseyle geliyor.

Nuriye Akman: 'Keşke herkes çoban olabilse'
Nuriye Akman: 'Keşke herkes çoban olabilse'

''Otları, dereleri, kuzularıyla uçsuz bucaksız bir yeşillik. Rüzgârın sesine varıncaya değin hissettim manzarayı.'' diyen Nuriye Akman, ''Keşke herkes çoban olabilse'' mesajını verdi.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları